
"Sakın bakma ama işte küçük Bayan "Her erkeğin fantezisi" geliyor.
Geçen hafta NTV Spor’da Liverpool- Preston maçını izlerken görüntü kalitesine aklım takıldı. Televizyon aynı televizyon, yayıncı aynı yayıncı ama görüntü kalitesinde bizim lig veya kupa maçarıyla arasında dağlar kadar fark var. Saha daha yeşil, hadi diyelim o bizim sahaların kötü zemininden kaynaklanıyor, ama formaların renkleri bile daha canlı. Kamera açıları, kameranın yakınlaşma oranları herşey daha iyi ve görüntü ve pozisyonlar çok daha net. Dediğim gibi daha HD teknolojisine falan da geçmedim. Aynı farkı Şampiyonlar ligi ve Türkiye ligi maçlarında görmek de mümkün.
Görüntü kalitesindeki bu farklılık beni Türkiye’deki spor yayıncılığı sorununa getirdi. Türkiye’de spor yayıncılığının en önemli sorunu yeterince spor kanalı olmaması. Digitürk’ten önce TRT 3 ve Eurosport’tan (ki türk değil yıllarca da türkçe versiyonu yoktu) başka spor kanalımız olmadı. Bir ara Supersport isimli bir girişim oldu ama o da kısa sürdü. TRT 3 yayın içeriğiyle bizler için belli bir anlamda tatminkardı. Sonuçta hepimiz tenisi, voleybolu, olimpik sporları TRT’den öğrendik. Ama yayın kalitesi, yorumcuları ve spikerleri çoğunlukla yetersizdi. Eurosport ise özellikle benim yaşımdaki pek çok spor tutkunun hayatının dönüm noktasıydı, hem spor bilgimi hem de ingilizcemi geliştiren en önemli kaynaktı. Ama Türk spor kanallarından bahsettiğimiz için Eurosport’u konuya dahil etmek doğru olmaz. Ayrıca bir spor tutkunu için sadece iki kanal yeterli olmaz. Türkiye’de spor kanallarının yetersizliğini düşününce keşke Amerikalı olsaymışım diyorum. Amerika’da sadece ESPN network bile Türk halkının spor açlığını doyuracak güçte.
Amerikalı olmasak da son dönemlerde uyduların ve Digitürk, D- Smart gibi dijital yayın paketleriyle birlikte dünyadaki spor kanallarına ulaşmayı başardık. Artık NBA TV 24 saat karşımızda, ESPN Classic’le efsanaleri, Fox Sports’la Amerikan futbolu ve Nascar’ı takip edebiliyoruz. Ama ilk istikrarlı spor kanalımız Digitürk’ün Lig TV’si oldu. Lig TV belki Türkiye’de daha önce olmayan bir oluşumu başarıyla ve istikrarla sürdürüyor olabilir ama tek olması nedeniyle ne yazıkki kendini hiç geliştirmiyor. Türkiye’deki stadların elverişsizliği yayın kalitelerine etki ediyor olabilir ama Türkiye’de bu işi yapabilecek tek kuruluş biziz yaklaşımları görüntü ve programcılık açısından onları ve bizleri ne yazıkki ileriye götürmüyor. Belki HD teknolojisiyle bir adım öteye gittiler(izlemediğim için yorum yapamayacağım) ama sadece görüntünün kalitesi açısından değil çekim açıları ve pozisyon yakalamak yolunda gidilmesi gereken daha epey yol var. Tabii suç sadece Lig TV’nin değil. Daha izlenebilir maçlar yaratmak için stadların yayıncılığa elverişli hale getirilmesi, saha içi saha dışı organizasyonlara daha çok önem verilmesi federasyonun görevi. UEFA sadece yayıncılık için milyonlarca dolar harcarken ve bir dizi kurallar koyarken elbet bir bildiği olmalı.
Lig TV ve yabancı kanallar haricinde, haber kanalları CNN Türk, NTV, Sky Türk; dünya futbol ligleri, basketbol maçları, tenis maçları ve Formula 1′i vererek spor kanalı açığını bir süre kapatmaya çalıştılar. En sonunda NTV, kendi spor kanalı NTV Spor’u kurarak 24 saat sadece spor yapan bir kanal yaratmaya başardı. Henüz yolun başında ve eksikleri olmasına rağmen başarılı ve güzel bir kanal kurdular. NTV spordaki bir iki hayal kırıklığım var. Birincisi, NTV ve CNBC-e ile türk halkı rating tercihlerine gayet başarılı bir şekilde sırt çeviren Doğuş grubunun, NTV Spor’la izlenme oranlarına oynayıp %80 futbol yayınlamaları. Sanırım konu diziler ve begeseller olunca Doğuş Grubu reklam satma stratejisinde başarılı olabiliyor ama konu başka sporları satmak olunca reklam satışları beklenildiği gibi olmuoyor. Aslında spor pazarlaması sadece klüp pazarlaması olmadığı için NTV Spor’un bu alandan yaralanabileceği pek çok strateji var. İkinci hayal kırıklığım ise yayın içeriğinin kısıtlı olması nedeniyle daha çok haber ağırlıklı olmaları. Umarım kendi strajtejik pazarlamalarını spor pazarlaması bilen kişilerle birlikte oluştururlar hem futbol hakimiyetinden bir an önce kurtulurlar hem de uluslararası spor organizasyonlarının yayın haklarını satın alırlar.
NTV Spor kısa bir süre rakipsiz kalabildi. Digitürk Lig TV’in yanına tüm sporları kapsayan bir kanal ekleyerek NTV Spor’a rakip oldu. Spormax şu anda tüm izleyicilere hatta Digitürk kullanıcıların bile pek çoğuna açık değil. İngiltere Premier Lİgi maçlarını ve Beko Basketbol ligi maçlarının yayın haklarını satın alıp bir de paralı kanal olunca Spormax ben de inme yarattı ama Allah’tan Beko basketbol ligini şifresiz yayınlıyorlar. Spormax’te henüz içerik olarak çok kapsamlı değil ama gelişiyor. Yetersi içerik ile ekstra ücrete tabii olması Spormax’i de henüz “işte bu” seviyesine ulaştırmıyor.
NTV Spor ve Spormax başarılı girişimler ama hala eksikleri var. Onlar gelişinceye kadar Eurosport izlemeye devam

