Uluslararası Erkekler Tenis birliği yeniden yapılandırılarak ismini ve logosunu ve sistemini değiştirdi. Yeni adıyla ATP World Tour bu değişiklikleri global ölçüde başlattığı “Feel It” (Hisset) isimli reklam ve pazarlama kampanyası ile duyuruyor. Geçen seneki tartışmaların ardından ATP yeni turnuva sistemini yaratırken amacının takvimi ve sistemi basitleştirmek olduğunu iddia ediyor. Aynı sistemin WTA (Kadınlar Tenis Birliği) tarafından da uygulanırken pek çok karışıklığa ve yeni tartışmalara sebep olması nedeniyle yeni takvimin oyuncuları ve tenisseverleri ne kadar mutlu edeceği şüpheli.
2009 yılında ATP World Tour bünyesinde 63 turnuva oynanacak. Bunlardan 9′u eski adıyla Master Serisi olarak bilinen ATP World Tour Masters 1000 turnuvalarıyken, 11′i Atp World Tour 500 turnuvaları ve 39′u ise ATP World Tour 250 turnuvaları. Geçen sene ilk 30 yer alan oyuncular 8 Master 1000 turnuvasına , 4 ATP World Tour 500 turnuvasına ve 2 ATP World Tour 250 turnuvasına katılmak zorundalar. Tahmin edilebileceği gibi turnuvaların yanındaki rakamlar kazananın turnuvadan alacağı puanı temsil ediyor. Buna göre Grand Slam’ler 2000 puan olarak sayılacak. Önceki sene alınan puanlar da bu sisteme gore revise edildi.
Tüm bunlarla birlikte turnuvaların yerlerinde de ufak tefek değişiklikler var: Madrid turnuvası kapalı sert korttan toprak korta alınırken, Valencia kapalı korta, sezon sonu şampiyonası Shangai ise Master 1000 turnuvasına dönüştürüldü. Avrupa toprak kort sezonu yine kesintisiz devam ederken globalleşme kapsamında Asya ve Arap Yarımadası’na da takvimde yer ayrıldığı görülüyor. Sezon sonu şampiyonası ise Barclay sponsorluğunda Londra’da yapılacak. Londra’da yapılan muazzam O2 arena, diğer yeni turnuvalar ve güçlendirme yatırımlarıyla birlikte ATP’in bu yılki stad inşaat yatırımı 800 milyon $. Gönül isterdi ki bu yatırımların bir kısmı Türkiye’de yapılmış olsaydı ve dünyaya yayılmış, Arap yarımadasını dahi dahil etmiş ATP World Tour’un bir turnuvası da biz de yapılacak olsaydı. Ne yazıkki ATP hala bizim için bir hayal, bu yüzden o zamana kadar uzaktan “Hissedeceğiz”!
