Oca 26 2009

Avustralya Açık: İlk Haftanın Ardından – Sürprizler, Mucizeler

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 2:54 pm

jelena-dokicAvustralya Açık’ta ikinci haftaya yani final haftasına girerken geçtiğimiz haftanın bir analizini yapmak istiyorum. Bu hafta hem kadınlar da hem de erkeklerde kendilerinden çok şey beklenen iki isim elendi: biri Jankovic diğeri Murray. Turnuva’nın en inanılmaz hikayesi tabii ki Jelena Dokic’e ait. Avustralya Açık artık geri dönüş turnuvası olarak anılmaya en büyük aday. Daha önce Monica Seles, Jenifer Capriati ve Serena Williams’ın dönüşüne sebep olan Avustralya Açık bu sefer Dokic’in mucizesine tanıklık ediyor.

Turnuvanın yorumuna birazdan değineceğim ama pazarlama açısından bu seneki turnuvuda dikkatimi çeken bir iki nokta var. Bu seneki Avustralya Açık taraftarlara yönelik başarılı ineraktif uygulamalarıyla diğer Grand Slam’lere göre ben de farklı bir izlenim yarattı. Maçları çok sık cep telefonundan takip eden biri olarak pek çok turnuvanın websitesinin cep telefonuna uyumlu olmaması nedeniyle pek çok sıkıntı yaşıyordum. Avustralya Açık bu eksikliği görmüş ve websitesini cep telefonuna uygun hale getirmiş. (İlgilenenler için www.australianopen.com/mobile) Buna ek olarak bloggerlar da düşünülmüş ve canlı skor widgetları tasarlanmış(bir tanesini sitemde görüyorsunuz) Buna benzer taraftarları hedef alan pek çok etkinlik var. Tabii Amerika Açık’la kıyasla özellikle Arthur Ashe Kids Day düşünülürse etkinliklerin çoğu sadece maçların yapıldığı arena ile sınırlı kalıyor ve yeterince ses getirmiyor. Yine de tenis pazarlama aktivitilerini giderek daha iyi kullanıyor.

Gelelim haftanın yorumuna; Avustralya Açık’ta erkekler de 3 büyükler ilk haftayı engellere rağmen geçmeyi başardı. Özellikle Federer, Thomas Berdych karşısında ilk iki seti kaybederek adeta kabus gördü. Geçen sene de ilk hafta Tipsarevic tarafından 5 sete zorlanan Federer yine geçen senenin tekrarı olarak yarı finalde elenir mi diye düşünmeden edemiyorum. Ama tahminim, bu sefer onu biri eleyebilirse o kişi sanırım Roddick olacak. Zira tahminlerimi boşa çıkarmayarak Roddick süper bir tenis ortaya koyuyor. Roddick, Santoro ve Robredoyu rahat geçerek zorlanmadan çeyrk finale çıktı. Çeyrek finaldeki rakibi de geçen seneye nazaran maçlarını daha zor kazanan ve zaman zaman konsantrasyon problemi yaşayan Djokovic. Bu maç kesin çok çekişmeli olacak ve maçın uzaması durumunda Federer yorulmuş rakiplerine karşı avantajlı olabilir.

Dünyanın bir numarası Nadal ise şu ana kadar kimse tarafında zorlanmadı, en zorlu rakibi Gonzales ilk turda Hewitte karşı, 3. turda da Gasquet’e karşı 5 set (hatta sonucusu 6 set zira son sen 12-10 bitti) oynayınca Nadal’ın karşısına pili tükenmiş olarak çıktı. Fikstürün Nadal tarafı Murray’in elenmesi ile rahatlamış görünse de çeyrek finalde oynayacağı Simon Paris’te, yarı finaldeki potansiyel rakibi Tsonga ise geçen sene yine bu turnuva da Nadal’ı yenmişti.Bu yüzden kesin konuşamıyorum. Ama agrasif oyunu ve winner – basit hata oranlarına bakılınca Nadal’ı durdurmak zor gibi görünüyor. Bu nedenle Nadal açık ara olmasa da son 8′de final oynaması en muhtemel oyuncu.

Kadınlarda ise hala 1 numara olması hiç bir şekilde içime sinmeyen Jankovic o pozisyonu hakketmediğini kanıtlarcasına 4. turda, son 3 maçtır kendisini sürekli yenen Marion Bartoli’ye bir kez daha yenildi. Turnuva öncesi Jankovic’in off sezonda yaptığı kondisyon çalışmalarından bahsediliyordu ama sanırım o çalışmalar extra kastan başka bir işe yaramamış. Kadınlarda geçen sezonu iyi kapatan Venus Williams erken elenirken kardeşi zaman zaman tehlike yaşasa da yoluna devam ediyor. Bu seneki Avustralya Açık geçen seneye çok benziyor zira geçen sene Sharapova Avustralya Açık öncesi oynadığı tüm maçları kazanarak turnuvaya formun zirvesinde gelmiş, turnuva boyunca da önüne geleni ezip geçmişti. Bu sene aynı durum Dementieva için geçerli. Bu yıl hiç yenilmeyn ve üstüste 14. maçını kazanan Dementieva için artık herkes Grand Slam zamanı diyor. Bence de Dementieva kariyerinde bir Grand Slam kazanacaksa o yıl bu yıl, Grand Slam de Avustralya Açık olabilir.

Gelelim turnuvanın peri masalına. 25 yaşındaki Jelena Dokic adeta küllerinden doğarak inanılmazı başardı ve Avustralya Açık’ta çeyrek finale yükseldi. Şu anda dünya sıralamasında 175. sırada olan Dokic bundan yaklaşık 5 sene önce WTA’in “wonder kid”lerinden biriydi.2002 yılında dünya sırlamasında 4. sıraya kadar yükselmiş, 2003 yılında babasının sebep olduğu pek çok tatsız olay sonrası formdan düşmüştü. Önce babsının çıkardığı olaylar nedeniyle yine babasının isteğiyle vatandaşlığına geçtiği Avustralya’dan uzaklaşmış, sonra da skandalların ardından kariyerinde dibe vurmuştu. En son geçtiğimiz sene babası tarafından kaçırılarak Sırbistan’a götürüldüğüne yönelik haberlerle anılan Dokic’i hepimiz neredeyse unutmuştuk. Dokic bu sene pek çok kadın tenisçinin yeniden doğduğu Avustralya Açık’ta yine dramatik bir mucize yaratıyor. Avustralya Tenis Federasyonu ve seyircileriyle yaşadığı problemlere rağmen ilk 100′de hiç bir tenisçileri bulunmayan Avustralyalı seyirciler için Dokic adeta bir kahraman ilan ettiler. Dokic bu yüzden her maçını arkasında 15.000 kişinin desteğiyle insanüstü bir gayretle oynuyor. Her maçında yeni bir drama yaşanan Dokiç’in son dönemlerin en formda oyuncusu Dinara Safina ile oynayacağı maçı herkesin izlemesini tavsiye ederim.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Tags: ,

Yorum Yaz