İnternet ve yeni teknolojiler sayesinde televizyon, gazete ve radyo gibi klasik mecraların dışında pek çok farklı reklam mecrası ile karşı karşıyayız. Bunlardan benim en çok dikkatimi çeken mecra “ In game advertising” yani“oyun içi reklamcılık” . Oyun içi reklamlar özellikle FIFA, NBA Live, NASCAR vb. spor oyunlarında saha kenarındaki reklamlar, oyuncuların kıyafetlerindeki markalar ve reklamlar olarak sık sık karşımıza çıkıyor.
Oyun içi reklamcılık aslında yeni bir konsept değil. Fakat oyun içi reklamcılık son yıllarda büyük bir ivme kazandı ve bu alanda oldukça başarılı uygulamalar mevcut. Oyun içi reklamın ilk örneği 1978 yapımı “Adventureland” isimli oyun sayılıyor. Bu oyunda dışarıdan bir reklamveren söz konusu olmasa da oyunun yaratıcısı Scott Adams bir sonraki oyununun reklamını oyunun içine yerleştirerek bu alanda bir ilke imza attı. Bir video oyuna reklam veren ilk marka da Zool isimli oyunun içine reklam veren lolipop markası Chupa Chups. Spor oyunlarında ilk oyun içi reklam örneği ise 1994 yılındaki FIFA International oyununda yer alan Adidas ve Panasonic reklamları. Söz konusu örneklerin hepsi bir markanın oyunun içinde bir yerde logosunun veya isimin her oyunda sabit bir şekilde görülmesini sağlayan ve oyun içi reklamcılıkta sabit reklam olarak adlandırılan türe örnek. FIFA’daki Adidas reklamı saha kenarındaki bilboardlara, Panasonic reklamı ise her gol olduğunda skorborda yansıyacak şekilde oyunun içine dahil edilmişti.





