May 04 2009

Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?

Kategori: Futbol, GenelCeyla Kütükoğlu @ 2:30 am

handeggGeçtiğimiz haftalarda, Amerikan Başkanı Barrack Obama, Amerika’nın 2018 veya 2022 Dünya Kupası için aday olabileceğini açıkladı. Burada sorulması gereken önemli bir soru var. Ama neden? Futbolun tüm dünyayı sarmış, neredeyse bir din haline gelmiş bir aktivite olduğunu düşünsek de, ortada çok açık bir durum var. Sporun 7 gün 24 saate yayıldığı Amerika’da futbol ne yapılırsa yapılsın sevilmemektedir. Yapılan tüm çalışmalara, pazarlama aktivitelerine, başarılara rağmen futbol hala Amerikalılar için sevimsizdir. 1994 Dünya Kupası organizasyonu, 1999 Bayanlar Dünya Kupası Şampiyonluğu (hem de Amerika’da), Mia Hamm, David Beckham, ki sonuncusu artık son çareydi, hiç biri işe yaramamıştır. Amerika’da futbolun adı football bile değildir, soccer’dır. Ki büyük ihtimal bu bu kelime berbat anlamına gelen sucker’dan türemiştir.

Peki Amerikalıların ataları Avrupalıların yaşam sevinci, güney komşuları Güney Amerikalıların ise varoluş nedeni olan futbol, Amerikalıların kendileri tarafından neden sevilmez? İşte nedenleri:

1) Futboldaki beraberlik kuralı: Amerikalıların futboldan nefret etmesinin en büyük nedeni sanırım bu. Amerikan halkı kazanma konusuna takıntılı, birşey kazanmadıkları sürece kendilerini rahatsız hissedebiliyor. Bu yüzden, onlar için beraberlik özellikle golsüz beraberlik maçın hiç oynanmaması ile eş değer. Amerikan sporlarının hiç birinde beraberliğe yer yoktur, biri mutlaka kazanmalıdır. Futbolda turnuvalarda tur atlamak için kullanılan penaltı atışları, Amerikalılar için NBA’de maçın serbest atışlar sonucu kazanılması gibi tuhaf ve anlamsız bir olaydır. Kısacası kazanan yoksa Amerikalılar da yoktur.

2) Futbolun bir kız oyunu sayılması: Amerikan futboluna baktığımızda bizim futbolumuza neden kız oyunu dediklerini anlamak çok zor olmasa gerek. Futboldaki en sert faul, ceza sahasında yapılan her türlü kusurlu haraket, kasti faul, hatta Fenerbahçe- Galatasaray maçındaki olaylar bile Amerikan futbolu için hafif kalır. Futbolun estetik ve zarif yanı Amerikalılar için kadınsıdır. Amerika’da çocuğunu futbola yazdıran annelerin,(soccer mums) çocuğunun zarar görmesini istemeyen aşırı korumacı anneler olduğuna inanılır. Sonuç;  kadınlarda Amerika dünya şampiyonu olabilir ama erkeklerde asla.

3) Futboldaki istatistik azlığı: Amerikan sporlarını izlediğinizde ekranda bir sürü sayı görürsünüz, spiker de size sürekli bir takım bilgiler verir. Bir oyuncu o sezon kaç yard koştu, kaç sayısı var, maç içinde kim kaç kere yer değiştirmiş, asist sayısı, double double, triple double vs vs. Sürekli bir sayı ve istatistik bombardımanı. Futbolda da istatistik vardır ama sadece kaç gol atıldığı ve kaç maç kazanıldığı ile ilgilidir. Hangi maçtan önce izlediğiniz takımların o sezonki korner sayılarını, deplasmanda kullandıkları taç sayısını veya en basitinden bir oyuncunun o sezon kaç asist yaptığını ekranda görürdünüz? Diyelim ki gördünüz hatırlıyor musunuz? Matematikleri kötü de olsa sayı çokluğu Amerikalıların hoşuna gidiyor, futbolda ise ne yazıkki sayı yok sadece oyun var.

4) Futbolun Amerika’da sosyal ve kültürel altyapısı olmaması: Futbolun en heyecanlı maçları kuşkusuz derbilerdir. Bir Barcelona – Real Madrid, Celtic- Rangers, Boca Juniors- River Plate derbileri futbolun olmazsa olmaz maçlarıdır.Bu maçların hepsinin arkasının bir tarih, sosyal-kültürel çekişmeler yatar. Maçların tarihi, toplum tarihinin yansımasıdır. Amerika’daki futbol takımlarının bir geçmişi, bir tarihi, en önemlisi toplumu temsil eden bir sosyal bağı yoktur. Bu sebeple derbi de yoktur, heyecan da.

5) Futboldaki skor azlığı: Barcelona- Real Madrid derbisi 6-2 veya Chelsea –Liverpool maçı 4-4 bitmiş olabilir ama bir sene içinde kaç tane böyle maç vardır? Hele tek bir lige bakarsak çoğunlukla 10’dan azdır. Ama amerikan sporlarının çoğu bol skorlu sporlardır. Şöyleki, Amerikan futbolunda sadece bir touchdown 7 sayı demektir, bir takımın 100 sayıya ulaşmadığı NBA maçları ise azınlıktadır. Yani 1-0 olsun bizim olsun Amerikalılara uymaz.

Sonuç olarak Amerikalıların futbolu sevmemek için kendilerine göre pek çok nedenleri vardır. Bu durumu magazin ve moda ikonu David Beckham bile değiştirememiştir. Sports marketing’in de sınrırları vardır, dünya kupası falan gibi aktivitelerle zorlamanın bir anlamı olmaz. Amerikalılar futbolu sevmiyor ve sevmek de istemiyor.

Not: Bu yazının en önemli kaynağı Spor İletişimi kursunda bizimle bu konuyla ilgili engin bilgilerini paylaşan Sayın Tanıl Bora’dır. Ona teşekkürlerimi sunuyorum.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Tags: , ,

3 Responses to “Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?”

  1. Recep Hilmi Tufan says:

    Güzel çıkarımlar, teşekkürler…

  2. Ozan Ün says:

    Soccer kelimesinin hangi kelimeden türediğini hiç düşünmemiştim. Gayet mantıklı geldi bana.
    Gerçekten de çok güzel tespitler.

    Bir de hentbol neden hiç yok Amerika’da onu merak ediyorum.

  3. Pinar Kucuktepe says:

    Soccer word was derived from “assocciation football” in the 1880’s. See: http://en.wikipedia.org/wiki/Names_for_association_football

    There is another reason why Americans don’t like soccer: The game lasts 90 minutes and over 70% of this time passes without any action. It is boring to watch some tired, sweaty men just wandering around the field doing nothing for minutes or the worse: rolling over the ground and faking a weep like little babies. Americans like action and drama (real drama) in sports like in everywhere else, it is a mere cultural thing and nothing to blame for, soccer is just not their game and never it will be.

Yorum Yaz