İstanbul Cup, Türkiye ve tenis sporu için çok önemli bir organizasyon. Öncelikle tenisteki iki büyük organizasyondan (WTA ve ATP) birinin takviminde kendine yer edinmeyi başarmış bir turnuva. Ayrıca, Türkiye’nin tanıtımı ve organizasyon tecrübesi için de önemli bir dönüm noktası. Çünkü bu tarz birinci sınıf etkinlikler Türkiye’nin spor etkinlikleri için deneyimini ve notunu artırıyor. Istanbul Cup sayesinde Türkiye, 2011 WTA Şampiyonası’nı düzenlemeye hak kazandı. Bu noktada tenis federasyonu yetkilileri ve Cahit Yavuz’u özverilerinden dolayı tebrik etmek gerekir. Ancak sadece özveri ve iyi niyet, İstanbul Cup ve WTA Şampiyonası’nın başarılı bir organizasyon sayılabilmesi için yeterli değil.
Sadece İstanbul Cup için değil tüm uluslararası etkinlikler için görünen bir kaç sorun var. Formula 1, Moto GP, İstanbul Cup, UEFA Kupası finali gibi etkinliklerin hepsinde düzenleme, fiyatlandırma, pazarlama ve turizm konularında eksikler görülüyor. Bu eksikler bu etkinliklerin başarılı olmasını ne yazıkki engelliyor. İstanbul Cup örneğine dönersek turnuvanın takvimdeki yerinden, pazarlamaya pek çok kritik yanlış yapıldığını ve bu sebeple turnuvanın bir türlü istenen ilgiyi görmediğini görüyoruz. Ana başlıklar altında neler yanlış yapılıyor neler yapılabilir bunu incelemek istiyorum.
Tarih: Turnuvanın takvimdeki yeri ne yazıkki federasyon ve organizatörlerin elini kolunu bağlayan bir sebep. Önceki yıllarda İstanbul Cup, Roland Garros’tan bir hafta önce yapılıyordu. Bu tarih pek çok büyük oyuncunun dinlenmede olduğu bir tarihe denk geliyordu. O tarihte ancak sakatlık nedeniyle az maç yapmış oyuncular hazırlık nedeniyle İstanbul Cup’ı tercih ediliyordu. Turnuvanın bu seneki tarihi ise Amerika Açık serisi öncesine denk geliyor. Bir sonraki hafta önemli bir turnuva olması nedeniyle bir önceki tarihten daha iyi olan bu tarih de, oyuncuların büyük çoğunluğunun Amerika Açık serisi hazırlıkları nedeniyle Amerika kıtasında kalmayı tercih etmeleri nedeniyle yine dezavantajlı bir tarih oluyor. Aynı tarihlerde hem Amerika’da olması nedeniyle hem de dah yüksek para ödülü olan Stanford turnuvası oyuncular için daha cazip oluyor.
Henüz rüştünü ispatlamamış bir turnuva olmamız sebebiyle istediğimiz tarihi alamayacağımız kesin. Bu sebeple en ideali bu turnuvayı oyuncular için cazip hale getirmeye çalışmak. Bu açıdan yapılacak en önemli şey turnuvanın para ödülünü artırmak olabilir. Bir diğer önemli konu da aşağıda sayacağım pazarlama faaliyetleri ile seyirci sayısını artırarak büyük oyunculara Türk taraftarlarıyla buluşma imkanı tanımak.
Tesis: İnanılır gibi değil ama İstanbul Cup’ın 4. senesinde hala sabit bir tesisi yok. İlk sene Ataköy Marina’da ardından 2 yıl boyunca Teksilkent’teki portatif kortlarda oynanan turnuva bu sene en azından portatif olmayan bir tesise kavuştu. Turnuvanın toprak korttan sert korta geçmesiyle, ENKA tesisleri turnuvanının oynanacağı mekan oldu. ENKA’nın Ladies Open için yapılıp yıllarca benim de antreman yaptığım antreman sahasına dönüşen merkez kortları nihayet bir turnuva gördü. Yalnız bu kortlar küçük ölçek de bir turnuva için ideal olabilir ancak büyük bir etkinlik için, özellikle merkez kort, küçük kalıyor. Şimdilik az seyirci olması ve tesislerinin geniş olanaklara sahip olması sebebiyle ENKA, İstanbul Cup için uygun bir tesis ancak 2011 WTA şampiyonası için kesinlikle düşünülemez. Şampiyonaya 2 yıl kaldığı düşünülürse yüksek standartta bir kapalı kortu bulunan bir tesisin ne zaman nasıl ve nerede yapılacağı merak konusu. Yurtdışındaki büyük tenis kompleksleri incelenerek hem oyuncuların hem de seyircilerin güzel vakit geçirebileceği bir yerin bir an önce inşa edilmesi gerekiyor. Eğer bu şampiyonadan alnımızın akıyla ayrılabilirsek, kapalı kort sezonunda daha uygun bir tarih alarak tarih sorununu da çözebiliriz.
Fiyatlandırma: Bence İstanbul Cup, en önemli yanlışı fiyatlandırmada yapıyor. Fiyatlandırmayı kim neyi baz alarak yapıyor bilmiyorum ama bu kadar yüksek fiyatlar kesinlikle turnuvanın seyirci sayısını baltalıyor. Eğer yurtdışı turnuvalar benchmark olarak alıyorsa dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var. İlk olarak, İstanbul Cup’ın önceki senelerdeki fiyatları bir ATP turnuvası ayarındaydı ancak WTA ne yazıkki ATP kadar ilgi çekmiyor. İki, yurtdışı tenis kitlesi ile Türkiye çok farklı; mevcut fiyatlar beni bile turnuvaya gitmekten vazgeçiyorsa tenisle daha az ilgisi olan bir insanı nasıl çeksin? Son olarak bir de bu seneki anormal fiyata değinmek istiyorum. Final maçının biletleri Biletix’te 300 TL olarak görünüyor. Bu ülkede Zvonareva, Schnyder veya Rezai’yi izlemek için 300 TL verecek birini tanıyan var mı?
Kesinlikle turnuvanın fiyatları 50 TL ve altına çekilmeli ve çeşitli kanallardan hediye bilet dağıtımı yapılmalı. Ayrıca belli hedef kitlelere indirimli bilet satış yapılmalı.
Pazarlama: İstanbul Cup’ın reklam haricinde çok fazla pazarlama faaliyetinde bulunmuyor sanırım. Sadece CNN Türk yayını nedeniyle alışveriş merkezlerinde tanıtımı yapılıyor. Oysa ki yapılabilecek o kadar çok şey var ki. Öncelikle tenisin diğer sporlara göre daha az ilgi gören bir spor olduğu gerçeğini düşünerek topyekün bir pazarlama planı yapmak gerekir. Hedef kitle belirlenmesinden araştırmasına çok kapsamlı olması gereken bu planda reklam bu planın sadece araçlarından biri olabilir. Turnuvanın ilk senesinde Boğaz Köprüsü’nde yapılan gösteri maçı oldukça ilgi çekici ve güzel bir aktiviteydi. Ancak sonra yapılanlar mesela sarayda kaftanla fotoğraf çektirmek gibi aktiviteler hem yetersiz hem de abes kaldı. Bu sene İstinye Park’ta yapılan gösteri maçı pazarlama açısından başarılı bir girişim. Bunun yanısıra sosyal medya araçlarından özellikle Youtube ve Facebook kullanılarak tanıtım yapılabilir. Tabii sosyal medyaya bulaşmadan önce mevcut websitesinin elden geçirilmesi gerekir. Şu anki haliyle hiçbir intearktivite barındırmayan siteye gelecek yıllar için çeşitli interaktif uygulamalar eklenmesi ve turnuva için özel bir blog oluşturmak oldukça ilgi çekecektir.
Bu tarz organizasyonlara ev sahipliği yapabilmek Türkiye için çok önemli. Aday olma sürecinde yaşanan sıkıntıları unutmamak gerekir. Bu organizasyonları almak için gösterdiğimiz çabayı, düzenlerken ve tanıtırken de göstermemiz gerekir. Ayrıca bu etkinlikleri kitlelere yayabildiğimiz zaman bir spor ülkesi olabilmek için önemli bir adım atmış olacağız.
Son olarak siz yine de turnuvayı izlemeye gidin ![]()
Turnuva 27 Temmuz- 2 Ağustos tarihlerinde Enka tesislerinde.
Detaylı bilgi için:
http://www.istanbulcup.com/TR_Default.aspx
http://www.biletix.com/perfList.htm?id=742&pst=EVENTGROUP
