Oca 14 2010

Milenyum’un İlk On Yılında Spor

Kategori: Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 5:38 pm

milleniumBu yılın ilk yazısında geçtiğimiz on yılı değerlendirmek istiyorum. Kimler geldi kimler geçti diyebileceğimiz dolu dolu rekorlar ve efsanelerle geçen bir on yıl oldu. Milenyumun başında etkisini hissettirmeye başlayan iki kavram dünya ekonomisine olduğu gibi spor ekonomisine de damgasını vurdu. 90′lı yıllarda yerel olma özelliğini kaybeden spor artık iyice küresel bir fenomen haline geldi. Dünya Kupası, Olimpiyatlar ve Super Bowl aynı anda dünyada en çok kişi tarafından izlenebilen organizasyonlar. Belki de bu kadar insanı bir noktaya kilitleyebilen tek oluşum.

Milenyumun ilk on yılında sporu neler etkiledi, ne gibi değişimler oldu sıralamak istiyorum.

  • Pazarlama ve reklam: 2000′li yıllar bilinen reklam mecraların (TV, gazete, radyo, sinema, dergi, açıkhava) dışında yeni teknolojik mecraların (internet ve mobil) doğduğu yıllar olarak reklam sektörünün dinamiklerini oldukça değiştirdi. Geleneksel mecralar aracılığıyla mesajı bir mecradan kitlelere yayma alışkanlığından, mesajı tüketici neredeyse oraya götürmek için yeni mecralar, yeni araçlar kullanılmaya başlandı. Bununla birlikte yıllardan beri kullanılan spor yardımıyla pazarlama iletişimi de boyut değiştirdi. Eskiden Nike, Adidas ve Pepsi’nin süper yıldızlı reklam kampanyaları en önemli sports marketing olayları idi. Şimdi her türlü ürün sporla anlatılabiliyor, her ürün için uygun bir başka yıldız var. Halen spor odaklı kampanyalar yıldızlar etrafında dönse de hem yıldızların çeşitlendiğini hem de etkinlik bazlı pazarlama faaliyetlerinin arttığını görüyoruz. Basketbol reklam yıldızlığının Michael Jordan etrafında döndüğü günlerde farklı hedef kitlelere göre konumlandırılabilen Iverson, T-Mac, Garnett, Arenas’lı günlere geçtik. Bu dönemin en önemli sembolu tabiiki David Beckham’dır. Hem sporun pazarlanmasının ve sporla pazarlamanın büyük ivme kazandığı bu on yılda sadece Beckham değil, pek çok sporcu kartvizitine reklam yıldızlığı ünvanını ekledi.

  • Sponsorluk:Sporda pazarlama bakış açışındaki gelişim sponsorluk bakış açısını da değiştirdi. Artık sadece görünürlük ve bilinirlik için değil hedef odaklı ve ölçülebilir sponsorluk anlayışı önem kazandı. Büyük sponsorluklar yanında küçük çaplı sosyal sorumluluk içeren sponsorluklar da yaygınlaştı. Buna bağlı olarak hem sponsorların hem de kulüplerin ve organizasyonların kazandıkları paralar zincirleme olarak arttı. Yine de görünürlük hala elde edilecek yararların başında geliyor. Geçtiğimiz on yılda, büyük firmalar artan meblağlarla elde edebilecekleri maksimum görünürlüğü sağlayabildiği için büyük organizasyonlara -Super Bowl, Dünya Kupası- inanılmaz reklam ücretleri öderken diğer bir taraftan bu organizasyonların sponsorluğu için birbirileriyle yarıştılar. Tamamiyle amatör ruhla anılan olimpiyatlar bile gelir yaratmanın ve pazarlamanın önemini nedeniyle pazarlama odaklı bir yapıya geçmiş durumda. Son on yılda olimpiyat gelirleri içinde sponsorluk gelirlerindeki artış bunu da kanıtlıyor. Artık olimpiyat meşalesini sporcular değil sponsorlar taşıyor.

  • İnternet ve mobil: İnternet sadece spor değil tüm alanlara damgasını vurdu. Artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay. Her türlü spor olayı hakkında istediğimiz bilgiye saniyelerle ulaşabiliyoruz. Maç bittikten 3 saniye sonra skorunu bilemeyeceğimiz maç yok. Spor yayıncılığı açısından da çığır açan internet sanıldığı gibi televizyonun çöküşünü sağlamadı, aksine televizyon içeriğinin dağıtımını kolaylaştıran yepyeni ve daha kolay erişilebilir bir mecra oldu. Artık yayın hakları denildiğinde iki ayrı kavramdan bahsediliyor, televizyon yayınları ve yeni medya yayınları. Henüz sporda internet yayıncılığı emekleme aşamasında. Şimdilik çoğunlukla illegal yayınlar ve Youtube’taki kısa özetlerden bahsedebiliyoruz. Ama artık daha çok yayıncı kuruluş internet yayıncılığına yatırım yapıyor, ama iptv ile birlikte spor yayıncılığında da yeni bir çığır açılacağı kesin. Yayıncılık haricinde spor etkileyen bir başka internet fenomeni de sosyal medya. Aynı takımı tutan, aynı sporu takip eden yüz binlerce insan bilgisayar başında birbirileriyle iletişim halinde olabiliyor. Twitter, Facebook, Friendfeed sayesinde artık sporcular da taraftarlarına daha yakın. Michael Phelps’in özürü, Lance Armstrong’un oğlunun doğumu, Serena Williams ve Andy Roddick’in geçmişten gelen maç çekişmesi hepsi aracısız ve net bir şekilde hayranları ile paylaşılabiliyor.

  • Teknoloji: Burada bahsettiğim teknoloji spor alanında yaşanan teknolojik gelişmeler. Yeni terletmeyen, sürtünmeyi azaltan giysiler, gittikçe hafifleyen raketler, ayağa çorap gibi yapışıp daha hızlı koşturan ve doksana takan ayakkabılar vs… Teknolojik mayolar koskoca dünya yüzme şampiyonası boyunca konuşulan tek konu oldu çıktı. Aynı şekilde teknolojik gelişmeler spor yayıncılığını da etkiledi. Kamera sayısı ve çeşitleri artarken yayın teknolojilerinde de High Defition ile başlayan görüntü devrimi yeni teknolojilerle gelişiyor. Önümüzdeki on yıla ise büyük bir ihtimalle IPTV ve 3D damgasını vuracak.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Tags: , , , ,

Yorum Yaz