Tem 04 2011

Bir başka dünyanın kupası

Kategori: Dünya Kupası,FutbolCeyla Kütükoğlu @ 9:08 am

Yer Berlin, Almanya. Haftalar hatta aylar öncesinden başlamış bir hazırlık var. Bir ulus tek yürek olmuş bugüne odaklanmış. Havaalanından başlayarak her yer, sokaklar ve dükkanlar süslenmiş. Her yerde onların fotoğrafları var. Berlin’de hatta tüm Almanya’da bir bayram havası, herkes bu şöleni bekliyor.

26 Haziran 2011, Berlin Olimpiyat Stadı saat 17:00. Açılış maçına ve beklenen şölenin başlamasına bir saat var. Sokaklarda en az iki kişiden birinin elinde bir bayrak veya üstünde bir forma var. Çoluk çocuk, ailece yüzleri boyalı taraftarlar maça gidiyor. 5 Türk gazeteci bir de ben, şaşkın gözlerle etrafı izliyoruz. Sanki uçakla bir başka ülkeye değil de başka bir evrene geldik. Maçın başlamasına yarım saat kala stadın etrafı sakin. “Belki de tahmin edildiği kadar kalabalık olmayacak” diye geçiriyoruz içimizden, birazdan göreceklerimizi hayal bile edemeyerek.

Ayrımcılığın devlet politikası olduğu yılların olimpiyadı için yapılan stad, 75 yıllık tarihinin en ilginç günlerinden birini yaşıyor. Stadı yaptıran bugünü görseydi daha erken intihar ederdi diye düşünerek merdivenlerinden çıkarken göz ucuyla stadın içine bakıyoruz ve şok başlıyor. İçerisi inanılmazın ötesinde dolu. Çocuklar, yaşlılar, erkekler ve kadınlar herkes heyecanla maçı bekliyor. Yerimize yöneldiğimizde yerimizde oturan bizden daha hevesli taraftarları kendi yerlerine yollayıp şaşkınlık içinde çöküyoruz. Hatta kimimiz (ben), önünde gördüğüne takılıp oturduğu yere bakamayıp ketçabın üzerine oturuyor. Önümüzde çocuklu bir aile, arkamızda iki 80’lik teyze, onların biraz yanında 10 yaşlarında yüzü boyalı ve formalı bir kız çocuğu. Maç öncesi şovları biterken kale arkasındaki tribün nefis bir koreografi ile Alman bayrağı renklerine bürünüyor.

Yanımda tribünlerdeki Meksika dalgasına kendini kaptırmış 5 gazeteci var. Biri dünyanın en büyük derbilerini gezmiş, biri yıllardır her yaş kategorisinde maç anlatıyor, diğeri futbolun her türlü ilginç hikayesine alışmış, biri UEFA zaferi dahil pek çok maç görmüş, bir diğeri de salon sporlarının en zirve anlarına tanıklık etmiş. Ama hiçbiri böyle bir şeyi hayatında yaşamamış. Her birinin gözleri yerinden çıkıp stadı şöyle bir dolaşıp yerine döndüğünde beyinlerine “biz neredeyiz, bu nasıl olur” sinyalleri gönderiyor.

Ve maç başlıyor. Sahadakilerin mücadelesi önyargıların birkaç fersah üzerinde seyrediyor. Farklılıkları fiziksel özellikleri değil, davranışları. Belki daha yavaşlar ama daha organizeler. Zaman zaman hata yapsalar da itiraz etmiyor, değiştiremeyecekleri gerçeği kabulleniyorlar. Her şeyden önemlisi para için değil, sevdikleri için en çok da o anı yaşayabilmek için oynuyorlar. Bir nevi Carpe Diem futbolu. Onlar futbolun gerçek romantikleri. Şehrin her yerinde fotoğrafları olanlar onlar…Bajramaj, Prinz, Laudehr, Sinclair, Kyle, Marta ve Smith. Onlar bu dünyanın yıldızları.

Birden aklımızı başımızdan alan o yazı, skorboardda görülüyor. Maçtaki seyirci sayısı, 73.860. Başındaki 73 bini atınca bile heybetli görünen o rekor sayıya gözlerimizi kırpıştırarak bakıyoruz. Michael Stipe’ın Uberlin’de söylediği gibi biz de yıldızların üstünde geziyoruz.

Bu bahsettiğim anı bir Dünya Kupası açılış maçına ait. Ama sizin bildiğiniz Dünya Kupası değil. Kadınlar Dünya Kupası. FIFA’nın yeni gözbebeği, futbolun yeni gerçeği. Bu gerçek üstü turnuva Almanya’da, bizim izleyebileceğimiz şekliyle ise, Eurosport ekranlarında devam ediyor. O maçtan bugüne pek çok maç oynandı ve turnuva en az ilk günkü kadar ilgiyle takip ediliyor. Önyargıyı dünyaya yaymayı misyon edinen Almanlardan eser kalmamış, şu sıralar Almanlar önyargıları yıkmak için iş başındalar. 1989’da utanç duvarını yıkanlar bugün futbolun en sağlam duvarını yıkmaya çalışıyorlar. Futbol sadece erkek oyunu değildir diye bağırıyor, “Biz şampiyon siz üçüncüsünüz” diyerek erkek takımına takılıyorlar. Artık Almanya için futbol ikiye ayrılıyor, kadın ve erkek futbolu. İşte bu ayrımla, futbolun en büyük klişesi büyük yara alıyor. Bundan sonra pek çok ülkede Dünya Kupası dediğinde hangisi sorusu sorulacak. Futbol ve Dünya Kupası erkeklerin tek elinde değil. Futbol sadece Y kromozomuna kodlanmış bir özellik de olarak da kalmayacak. Üzgünüm beyler, kabul etmek güç olsa bile kadınlar futbol anlamayı çoktan geçtiler ve pek çoğunuzdan daha iyi oynuyorlar.

Artık yapılacak tek şey direnmeyi bırakıp, futbolun gençlerle farklı saat dilimine kaydığı bugünlerde prime time’da karşınıza çıkan kadınlar maçlarını izlemek. Çünkü bu dünyaya herkes davetli.

Açılış gösterisi

Picture 1 of 5


Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Tags: , , ,

One Response to “Bir başka dünyanın kupası”

  1. Ozan Ün says:

    Çok güzel yazmışsın gerçekten. Her ayrıntısına kadar. Bir an kendimi statta hissettim. Kalemine sağlık

Yorum Yaz