Şub 14 2010

Olimpiyatlara Aday Olmak Yetmez Vizyon Gerek

Kategori: Genel, OlimpiyatlarCeyla Kütükoğlu @ 5:37 pm

chinaUntitledTürkiye, Olimpiyatlar, Avrupa Şampiyonaları, Dünya Şampiyonaları gibi pek çok uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmak için  sayısız adaylık başvurusunda bulunuyor. Olimpiyatlar haricinde futbol, basketbol, yüzme, formula 1 ve tenis (henüz akibeti belirsiz ama) gibi sporlarda büyük organizasyonların evsahipliğini de kazanmayı başardık. İşin kazanmakla bitmediğini organizasyon düzenlemenin zorluğunu ise yavaş yavaş kavrıyoruz. Türkiye bu tarz organizasyonlar için tesisleşme alanında önemli adımlar atıyor ve büyük yatırımlar yapıyor. Olimpiyat düzenleme aşkımız ise yasayla korunduğundan ilelebet devam edecek. Çünkü Türkiye dünyada olimpiyatları kazanıncaya kadar aday olma ısrarını yasalaştırmış tek ülke. Olimpiyat aşkımız aşikar ama spora ve sporcu yatırım yapma konusuna hazinemizde akrepler ülkemize engel oluyor. Sadece parasal yönden değil gelecek hedeflerimizde de henüz olimpiyatlar da başarı yok. Şimdilik olimpiyat evsahipliği bakış açımız altın günlerinden farksız.

Devamı… “Olimpiyatlara Aday Olmak Yetmez Vizyon Gerek”

Etiketler: , , , , ,


Ara 26 2009

Kendi Spor Tarihim ve Eurosport

Kategori: Genel, Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 11:29 am

eurosportblackBöyle bir siteye sahip olup neden bu kadar uzun süredir bu yazıyı yazmadım bilmiyorum. Bana hep sorulan bir soru vardır. Bu aralar işim nedeniyle daha sık karşılaştığım bir soru, “Spora olan ilgim, bendeki bu spor sevgisi nereden geliyor?” Bu soruyla karşılaştığımda otomatik olarak verdiğim cevap, küçüklüğümden beri spor yaptığım ve o yüzden sporu sevdiğimdir. Ama kendi kendime kaldığımda düşünürüm, gerçekten nereden geliyor bu spor aşkı?

Hakkımda kısmında yazmıştım, tenis oynamaya 5 yaşında başladım, takım düzeyine çok sonraları geçtim ama uzun süre lisanlı olarak oynadım. Serde sporculuk var yani. Tenise annemin vizyonerliği ve zorlaması ile başladım. Zorlaması diyorum çünkü çok tembel olduğum için birinin beni iteklemesine ihtiyacım vardı. Kendisine bu konuda her zaman şükretmişimdir. Spor konusunda bana hep destek oldu, beni motive etti. Motivasyon ve destek vardı ama hem tembellikten hem benim kapasitem sınırlı olduğu için hiç bir zaman çok başarılı bir oyuncu olmadım. Profesyonel seviyede vasat bir oyuncuydum. Ama sonuç olarak teknik bir şekilde güzel tenis oynayabiliyorum. Yaklaşık 15 sene boyunca da hem bedenim hem de ruhum tenis ve sporla eğitilmiş oldu. Bu da benim için çok önemli kazançtır. ENKA’daki antremanlar haricinde, okulda da en sevdiğim ders beden dersiydi. Her türlü sporla haşır neşir oldum, voleybol, basketbol, hentbol oynadım. İlkokul döneminde yarışlarda koşmuşluğum bir de yüzme okuluna gitmişliğim var. Kayak yapmayı da denedim, ama topla oynanan sporlara daha yetenekli olduğumu söylemeliyim. Peki, sporculuğun haricinde sporseverlik nasıl gelişti dersek, o zaman Eurosport saolsun diyebilirim.

Devamı… “Kendi Spor Tarihim ve Eurosport”

Etiketler: , , ,


Ara 08 2009

Abdi İpekçi Havuz Oldu, Haydi Yüzmeye!

Kategori: Genel, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 12:24 pm

dropy10-13 Aralık 2009 tarihlerinde İstanbul Abdi İpekçi spor salonu Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonasına ev sahipliği yapacak. Bizim bildiğimiz Abdi İpekçi’nin yerleri parkedir, üstünde de basketbol oynanır diyenler için açıklayayım, salonun zemini “oyularak” havuz yapıldı ve şampiyona sonrasında eski haline döndürülmesi planlanıyor. Yüzme sporu ülkemizde ilgi görmediği için yeni salon maliyetine katlanmak istemeyen organizatörler çareyi kapasite bakımından yeterli olabiliecek tek yer olan Abdi İpekçi’yi oymakta bulmuşlar. Çünkü, her türlü spor organizasyonuna aday olan İstanbul’da 10 binin üstü kapasitesi olan tek tesisi ne yazıkki Abdi İpekçi spor salonudur. Bu uygulama daha şampiyona başlamadan organizasyonun yoğun eleştirilere maruz kalmasına yol açtı.

Şimdi herşeyi baştan bir düşünelim. Öncelikle biliyoruz ki pek çok spor gibi yüzme sporu da ülkemizde çok ilgi görmüyor. Her olimpiyat ve büyük şampiyona da yüzücülerimiz havuzda boğuldu başlıklarından öteye de haber olamıyor. Büyük şampiyonalar düzenlenmediği için ilgi yok, ilgi olmadığı için tesis yok. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar durumu. Eleştirilecek çok şey var, ama nedense sorunların çözümleri de eleştirilecek özelliklerde oluyor. Türkiye’nin daha önce de bir yüzme şampiyonası düzenleme girişimi oldu. 1999 yılında Avrupa Yüzme Şampiyonası İstanbul’da yıllardır doğru dürüst kullanılamayan Olimpiyat köyündeki yüzme tesislerinde yapıldı. Pieter van den Hoogenband, Alexander Popov, Ágnes Kovács, Inge de Bruijn, gibi yıldızlar Türkiye’ye geldi. Şampiyonaya gelen seyirci sayısına ulaşamadım, ama çok sayıda kişinin geldiğini hatırlamıyorum. O zaman olimpiyatlara katılan en önemli yüzücümüz Derya Büyükuncu idi, 2009 yılına geldik yine Derya Büyükuncu. Yanlış anlaşılmasın kendisine olan takdirim ve hayranlığım büyüktür. Benim eleştirim şampiyonalara aday olup, eline yüzüne bulaştırarak düzenleyerek sporu geliştireceklerini iddia edenlere…

Devamı… “Abdi İpekçi Havuz Oldu, Haydi Yüzmeye!”

Etiketler: , , , , ,


Kas 22 2009

Olayların Takımı Galatasaray

Kategori: Basketbol, GenelCeyla Kütükoğlu @ 10:06 am

galatasaray-logoSon bir haftadır spor sayfalarının en önemli gündem maddesi Galatasaray oldu. Geçen haftasonundan bu yana Galatasaray’ın adı salondaki şiddet olayları, sağlık sorunları ve en son akıl almaz bir şike skandalı gibi pek çok olayla anıldı. Önce Galatasaray Cafe Crown, Fenerbahçe Ülker basketbol maçında salonda olaylar çıktı. Bir kaç holigan, Fenerbahçeli oyunculara, ardından oyuncular da seyircilere saldırdı.

Bu şiddet olaylarının gölgesinde, Galatasaray Kulübü hafta içinde gelecek vadedebilecek bir projesini “GS Bonus kartın” tanıtımını yaptı. Hem güvenlik hem de pazarlama aracı olarak tasarlanan bu kartla Galatasaray, taraftarlarını tespit edebilme ve taraftarlarına özel kampanyalar sunabilme fırsatını yakalıyor. Bu kart son dönemlerde ürün gamını artırmaya çalışan Galatasaray için olumlu bir gelişme olarak nitelendirilebilir.

Tam olumlu bir gelişme oldu derken, Kulübü Arda Turan’ın ve altyapıdaki futbolcularının domuz gribi olmasıyla sarsıldı. Bu olayın yankıları sürerken Galatasaray Spor Kulübü’nün tarihindeki en büyük skandal patlak verdi. Fenerbahçe ve Oyak Renault kulüplerinin itirazlarıyla, Cemal Nalga’nın hazırlık maçlarında cezalı olmasına rağmen hem de takım arkadaşının formasıyla oynatıldığı, yetmezmiş gibi bir de üstüne federasyona yalan beyanat verildiği ortaya çıktı. Ardı ardına gelen kötü olaylardan sonra Galatasaray’ı çökerten işte bu darbe oldu.

Devamı… “Olayların Takımı Galatasaray”

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 29 2009

Sporda Twitter Yasakları

Kategori: Genel, MedyaCeyla Kütükoğlu @ 5:26 am

twitter-logoSon günlerin sıkça konuşulan fenomeni sosyal medya yani Facebook, Myspace, Twitter ve Friendfeed gibi arkadaşlık ağları ve micro blogging siteleri, spor dünyasını da etkisi altına aldı. Sosyal medya araçlarının en popülerleri Facebook ve Twitter, sporcular, takımlar ve taraftarlar arasında yeni ve etkili bir köprü oluşturmaya başladı. Son zamanlarda dünyaca ünlü pek çok sporcunun, transfer haberlerini Twitter üzerinden yayınlayıp kişisel fotoğraflarını Facebook üzerinden paylaşmasına şahit oluyoruz. Spor ve sosyal medya açılımı :) ) ve detaylı bilgi için şu yazıyı okuyabilirsiniz.

Bu araçların özellikle Twitter’ın spor dünyasında yaygınlaşmasıyla ortaya yeni bir sorun çıktı. Hangi içerik ve bilgi paylaşılmalı nasıl paylaşılmalı. Spor dünyasının önemli kuruluşlarının Twittwr paylaşımlarına (tweetlerine) tepkisi ya bu tarz sitelerin kullanımını yasaklamak ya da kontrollü olarak izin vermek şeklinde oldu.

Devamı… “Sporda Twitter Yasakları”

Etiketler: , , ,


Tem 06 2009

Ve Federer En Büyük!

Kategori: Genel, TenisCeyla Kütükoğlu @ 5:08 pm

Bir Nadal hayranı olarak böyle bir yazı yazmam ilginç gelebilir ama bir sporsever olarak böyle bir başarı karşısında bana ancak takdir etmek düşer. Federer’in 6. Wimbledon şampiyonluğundan sonra artık resmi olarak söyleyebiliriz ki Roger Federer tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi tenisçisidir. 60 turnuva, 15 Grand Slam, tüm zeminlerde şampiyonluk, en uzun süre bir numarada kalma vs. vs… Bu kadar rekoru bir arada kırabilen başka bir isim yok.

Federer’in tüm rekorları için Wikipedia Federer’in tüm rekorları

Sayılarla Federer’in 15. Grand Slam zaferi için ATP Federer 15

Federer tabiiki sadece kırdığı rekorlarla veya sayılarla açıklanacabilecek bir oyuncu değil. Üstün teknik yetenekleri ve dayanıklığının haricinde kendine olan üstün inancı ve güveni ile birlikte istikrarı onu muhteşem yapan faktörler. Tenis döneminin en yetenekli oyuncularıyla aynı dönemde oynayıp biri hariç hepsine karşı üstünlüğünü açık ara kabul ettirmiş bir oyuncu olmak da Hıncal Uluç’n iddia ettiğinin aksine hiç kolay değil.

Sadece biz seyirciler değil tüm efsaneler de onun gelmiş geçmiş en iyi tenisçi olduğu konusunda hemfikir. Federer’in ömürboyu sponsoru Nike, bu muhteşem başarının arifesinde tenis ve spor dünyasının efsanelerine Federer’in bu başarısı hakkında ne hissettiklerini sormuş ve ortaya çok eğlenceli ve anlamlı bir reklam filmi ortaya çıkmış. Unuttumadan belirteyim John McEnroe bu reklamda da yine çok komik.




Etiketler: , ,


Haz 25 2009

Kısa Kısa…

Kategori: GenelCeyla Kütükoğlu @ 6:54 am

shaqclevelandSporun durgunluk dönemine girdiği yaz döneminde biraz transferden ve dikkat çekici gelişmelerden bahsedelim.

  • NBA: Shaquille O’Neal, Ben Wallace ve Sasha Pavlovic takası sonucu Cleveland Cavaliers’a transfer oldu. Söylentilere göre Shaq takasını popüler sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan öğrendi. Geçen sezonun şampiyonluğu en çok yaklaşan takımlarından Cleveland, Le Bron’un yanına kuvvetli bir pivot alarak şampiyonluk için bu sene daha da iddialı hale geldi.

  • Futbol: Konfederasyon kupasında Amerika, Kasım 2006′dan beri yenilmeyen İspanya takımını 2-0 yenerek bütün dünyayı şoka uğrattı. Demekki Amerikalılar futbolu o kadar da sevmiyor değilmiş :)

  • Futbol: Yurtdışındaki en başarılı Türk futbolculardan Nihat Kahveci sürpriz bir transferle tekrar yuvasına yani Beşiktaş’a döndü. Nihat Beşiktaş’la 3 yıllık anlaşma imzaladı.

  • Tenis: Rafael Nadal, Roland Garros’ta yaşadığı şokun ardından sakatlığının ilerlemesi sebebiyle Wimbledon’a katılamadı. Turnuvanın ilk süprizini Maria Sharapova’yı ilk turda yenen Gisela Dulko gerçekleştirdi.

  • Motor Sporları: Türkiye Rallisi yeniden Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) takvimine alındı. Türkiye Rallisi 16-18 Nisan 2010′da düzenlenecek.

  • Motor Sporları: Formula 1′de yer alan markalar, FIA’nın gelecek yıl için aldıüı bütçe kararlarını protesto etmek için Formula 1′den çekilip ayrı bir şampiyonası oluşturma kararı aldılar. Kararı değiştirmek için Formula 1′in patronu Bernie Ecclestone FIA ve otomobil üreticileri birliği FOTA arasında arabulucuk yapacak.

  • Etiketler: , , , , , ,


    May 31 2009

    Oyun İçi Reklamcılık ve Gatorade Örneği

    Kategori: Genel, Medya, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 2:05 pm
    Gatorade Thirst Meter - NBA Live

    Gatorade Thirst Meter - NBA Live

    İnternet ve yeni teknolojiler sayesinde televizyon, gazete ve radyo gibi klasik mecraların dışında pek çok farklı reklam mecrası ile karşı karşıyayız. Bunlardan benim en çok dikkatimi çeken mecra “ In game advertising” yani“oyun içi reklamcılık” . Oyun içi reklamlar özellikle FIFA, NBA Live, NASCAR vb. spor oyunlarında saha kenarındaki reklamlar, oyuncuların kıyafetlerindeki markalar ve reklamlar olarak sık sık karşımıza çıkıyor.

    Oyun içi reklamcılık aslında yeni bir konsept değil. Fakat oyun içi reklamcılık son yıllarda büyük bir ivme kazandı ve bu alanda oldukça başarılı uygulamalar mevcut. Oyun içi reklamın ilk örneği 1978 yapımı “Adventureland” isimli oyun sayılıyor. Bu oyunda dışarıdan bir reklamveren söz konusu olmasa da oyunun yaratıcısı Scott Adams bir sonraki oyununun reklamını oyunun içine yerleştirerek bu alanda bir ilke imza attı. Bir video oyuna reklam veren ilk marka da Zool isimli oyunun içine reklam veren lolipop markası Chupa Chups. Spor oyunlarında ilk oyun içi reklam örneği ise 1994 yılındaki FIFA International oyununda yer alan Adidas ve Panasonic reklamları. Söz konusu örneklerin hepsi bir markanın oyunun içinde bir yerde logosunun veya isimin her oyunda sabit bir şekilde görülmesini sağlayan ve oyun içi reklamcılıkta sabit reklam olarak adlandırılan türe örnek. FIFA’daki Adidas reklamı saha kenarındaki bilboardlara, Panasonic reklamı ise her gol olduğunda skorborda yansıyacak şekilde oyunun içine dahil edilmişti.

    Devamı… “Oyun İçi Reklamcılık ve Gatorade Örneği”

    Etiketler: , , , ,


    May 04 2009

    Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?

    Kategori: Futbol, GenelCeyla Kütükoğlu @ 2:30 am

    handeggGeçtiğimiz haftalarda, Amerikan Başkanı Barrack Obama, Amerika’nın 2018 veya 2022 Dünya Kupası için aday olabileceğini açıkladı. Burada sorulması gereken önemli bir soru var. Ama neden? Futbolun tüm dünyayı sarmış, neredeyse bir din haline gelmiş bir aktivite olduğunu düşünsek de, ortada çok açık bir durum var. Sporun 7 gün 24 saate yayıldığı Amerika’da futbol ne yapılırsa yapılsın sevilmemektedir. Yapılan tüm çalışmalara, pazarlama aktivitelerine, başarılara rağmen futbol hala Amerikalılar için sevimsizdir. 1994 Dünya Kupası organizasyonu, 1999 Bayanlar Dünya Kupası Şampiyonluğu (hem de Amerika’da), Mia Hamm, David Beckham, ki sonuncusu artık son çareydi, hiç biri işe yaramamıştır. Amerika’da futbolun adı football bile değildir, soccer’dır. Ki büyük ihtimal bu bu kelime berbat anlamına gelen sucker’dan türemiştir.

    Peki Amerikalıların ataları Avrupalıların yaşam sevinci, güney komşuları Güney Amerikalıların ise varoluş nedeni olan futbol, Amerikalıların kendileri tarafından neden sevilmez? İşte nedenleri:

    Devamı… “Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?”

    Etiketler: , ,


    Oca 05 2009

    Merhaba

    Kategori: GenelCeyla Kütükoğlu @ 6:28 am

    Herkese Merhaba,

    Daha önce cksport.blogsport.com’daki blogum artık burada yani www.sportsmillenium.com adresinde olacak. Yine sadece spor üzerine haberler, yorumlar ve videolar yayınlıyor olacağım. Takip eden etmeyen herkese sevgiler, saygılar.