Ara 26 2009

Kendi Spor Tarihim ve Eurosport

Kategori: Genel, Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 11:29 am

eurosportblackBöyle bir siteye sahip olup neden bu kadar uzun süredir bu yazıyı yazmadım bilmiyorum. Bana hep sorulan bir soru vardır. Bu aralar işim nedeniyle daha sık karşılaştığım bir soru, “Spora olan ilgim, bendeki bu spor sevgisi nereden geliyor?” Bu soruyla karşılaştığımda otomatik olarak verdiğim cevap, küçüklüğümden beri spor yaptığım ve o yüzden sporu sevdiğimdir. Ama kendi kendime kaldığımda düşünürüm, gerçekten nereden geliyor bu spor aşkı?

Hakkımda kısmında yazmıştım, tenis oynamaya 5 yaşında başladım, takım düzeyine çok sonraları geçtim ama uzun süre lisanlı olarak oynadım. Serde sporculuk var yani. Tenise annemin vizyonerliği ve zorlaması ile başladım. Zorlaması diyorum çünkü çok tembel olduğum için birinin beni iteklemesine ihtiyacım vardı. Kendisine bu konuda her zaman şükretmişimdir. Spor konusunda bana hep destek oldu, beni motive etti. Motivasyon ve destek vardı ama hem tembellikten hem benim kapasitem sınırlı olduğu için hiç bir zaman çok başarılı bir oyuncu olmadım. Profesyonel seviyede vasat bir oyuncuydum. Ama sonuç olarak teknik bir şekilde güzel tenis oynayabiliyorum. Yaklaşık 15 sene boyunca da hem bedenim hem de ruhum tenis ve sporla eğitilmiş oldu. Bu da benim için çok önemli kazançtır. ENKA’daki antremanlar haricinde, okulda da en sevdiğim ders beden dersiydi. Her türlü sporla haşır neşir oldum, voleybol, basketbol, hentbol oynadım. İlkokul döneminde yarışlarda koşmuşluğum bir de yüzme okuluna gitmişliğim var. Kayak yapmayı da denedim, ama topla oynanan sporlara daha yetenekli olduğumu söylemeliyim. Peki, sporculuğun haricinde sporseverlik nasıl gelişti dersek, o zaman Eurosport saolsun diyebilirim.

Devamı… “Kendi Spor Tarihim ve Eurosport”

Etiketler: , , ,


Eyl 29 2009

Sporda Twitter Yasakları

Kategori: Genel, MedyaCeyla Kütükoğlu @ 5:26 am

twitter-logoSon günlerin sıkça konuşulan fenomeni sosyal medya yani Facebook, Myspace, Twitter ve Friendfeed gibi arkadaşlık ağları ve micro blogging siteleri, spor dünyasını da etkisi altına aldı. Sosyal medya araçlarının en popülerleri Facebook ve Twitter, sporcular, takımlar ve taraftarlar arasında yeni ve etkili bir köprü oluşturmaya başladı. Son zamanlarda dünyaca ünlü pek çok sporcunun, transfer haberlerini Twitter üzerinden yayınlayıp kişisel fotoğraflarını Facebook üzerinden paylaşmasına şahit oluyoruz. Spor ve sosyal medya açılımı :) ) ve detaylı bilgi için şu yazıyı okuyabilirsiniz.

Bu araçların özellikle Twitter’ın spor dünyasında yaygınlaşmasıyla ortaya yeni bir sorun çıktı. Hangi içerik ve bilgi paylaşılmalı nasıl paylaşılmalı. Spor dünyasının önemli kuruluşlarının Twittwr paylaşımlarına (tweetlerine) tepkisi ya bu tarz sitelerin kullanımını yasaklamak ya da kontrollü olarak izin vermek şeklinde oldu.

Devamı… “Sporda Twitter Yasakları”

Etiketler: , , ,


Tem 28 2009

Shaquille O’Neal’in Yeni Reality Şovu

Kategori: MedyaCeyla Kütükoğlu @ 7:53 am

shaqAmerikan ABC televizyonunda spor odaklı yeni bir reality şov başlıyor. Spor dünyasının en eğlenceli kişiliği Shaquille O’Neal’in her programda ünlü bir sporcuyu ağırlayacağı program yine Shaq’ın kişiliğiyle orantılı olarak eğlenceli olacağa benziyor. Her programda Shaq, konuğu olan ünlü sporcuyla birlikte konuğunun yarıştığı spor dalındaki hünerlerini sergileyecek. Shaq bir hafta boyunca rakibiyle birlikte o spor dalında antreman yapacak.

Program fikri, yeni antreman şekilleri deneyen Shaquille O’Neil’den gelmiş. Amerikalılar büyük sporcuları başka sporlar yaparken görmek istediklerini düşünen Shaq performanslarının zirvesindeki bu isimleri yenebilmek için çok çalışacağını söylüyor.

“Shaq vs.” isimli programda Shaq, Michael Phelps‘e karşı yüzecek, Serena Williams‘la tenis oynayacak, Ben Roethlisberger‘le Amerikan futbolu oynayacak. Programın gelecek konukları arasında Oscar de la Hoya, Lance Armstrong ve Keri Walsh gibi isimler geçiyor. Daha önce oyuncu olarak izlediğimiz farklı rollerde izlediğimiz Shaquille O’Neal bakalım diğer sporlar da ne kadar başarılı olabilecek ve bu girişim ABC’ye ne kadar rating getirecek?

http://sports.espn.go.com/nba/news/story?id=4341098

Etiketler: , , , ,


Haz 14 2009

NBA’in Yeni Interaktif Platformu

Kategori: Medya, NBA, Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 3:15 pm
TiVo

TiVo

Son 10 senede çıkan televizyon teknolojilerinin bazıları TV reklamcılığını olumsuz etkileyebiliyor. PVR, IPTV, video on demand gibi teknolojiler henüz Türkiye pazarından uzakta ancak, Amerika pazarında bu teknolojiler doğrudan kanalların can damarı reklamlara saldırıyor. Bunun sonucunda bu teknolojilerin yaygınlaşması kanalları reklam alanında yeni açılımlara gitmeye zorluyor. IPTV ve video on demand daha gelişme aşamasında iki teknoloji ancak PVR’lar (Personal Video Recorder- Kişisel Video Kaydedici) Amerika’da televizyon reklamcılığının dinamiklerini değiştiren bir teknoloji oldu. 2000’lerin başında DVR ve PVR’lar kendilerini ilk gösterdiğinde televizyoncular karşılarındaki tehditin büyüklüğünü tam olarak ölçemiyorlardı. Tehdit giderek büyüdü ve televizyon reklamcılığına en büyük darbeyi PVR teknolojisinin en gelişmiş ürünü TiVo vurdu.

TiVo izleyicilerin izleyecekleri programları istedikleri saatte, istedikleri şekilde, benzer programlarla birlikte kaydetmesine olanak sağlayan bir nevi kişisel televizyon yaratma aleti. TiVo’nun en önemli ve televizyoncuları en çok korkutan özelliği ise reklamları silebilmesi, yani izleyiciye reklamları hiç izlememe fırsatı vermesiydi. Zamanla televizyoncular ve reklamverenler arasında TiVo tartışmaları başladı. Ya bir gün kimse reklam izlemezse diye TiVo’ya savaşa açan televizyoncular, TiVo’nun artan penetrasyonu ile TiVo ile barışmaya karar verdiler. Nielsen Media istatistiklerine göre, 2008 yılı itibariyle Amerika’nın %30’undan fazlasında TiVo ve çeşitli PVR’lar bulunuyor. Ayrıca PVR sahiplerinin %60 reklamları izlemediği biliniyor. Bu korkutucu rakamlar televizyon kanallarını TiVo ile savaşmak yerine barışmaya ve TiVo uyumlu reklamcılık çağına geçmeye zorladı.

Devamı… “NBA’in Yeni Interaktif Platformu”

Etiketler: , , , ,


May 31 2009

Oyun İçi Reklamcılık ve Gatorade Örneği

Kategori: Genel, Medya, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 2:05 pm
Gatorade Thirst Meter - NBA Live

Gatorade Thirst Meter - NBA Live

İnternet ve yeni teknolojiler sayesinde televizyon, gazete ve radyo gibi klasik mecraların dışında pek çok farklı reklam mecrası ile karşı karşıyayız. Bunlardan benim en çok dikkatimi çeken mecra “ In game advertising” yani“oyun içi reklamcılık” . Oyun içi reklamlar özellikle FIFA, NBA Live, NASCAR vb. spor oyunlarında saha kenarındaki reklamlar, oyuncuların kıyafetlerindeki markalar ve reklamlar olarak sık sık karşımıza çıkıyor.

Oyun içi reklamcılık aslında yeni bir konsept değil. Fakat oyun içi reklamcılık son yıllarda büyük bir ivme kazandı ve bu alanda oldukça başarılı uygulamalar mevcut. Oyun içi reklamın ilk örneği 1978 yapımı “Adventureland” isimli oyun sayılıyor. Bu oyunda dışarıdan bir reklamveren söz konusu olmasa da oyunun yaratıcısı Scott Adams bir sonraki oyununun reklamını oyunun içine yerleştirerek bu alanda bir ilke imza attı. Bir video oyuna reklam veren ilk marka da Zool isimli oyunun içine reklam veren lolipop markası Chupa Chups. Spor oyunlarında ilk oyun içi reklam örneği ise 1994 yılındaki FIFA International oyununda yer alan Adidas ve Panasonic reklamları. Söz konusu örneklerin hepsi bir markanın oyunun içinde bir yerde logosunun veya isimin her oyunda sabit bir şekilde görülmesini sağlayan ve oyun içi reklamcılıkta sabit reklam olarak adlandırılan türe örnek. FIFA’daki Adidas reklamı saha kenarındaki bilboardlara, Panasonic reklamı ise her gol olduğunda skorborda yansıyacak şekilde oyunun içine dahil edilmişti.

Devamı… “Oyun İçi Reklamcılık ve Gatorade Örneği”

Etiketler: , , , ,


Mar 26 2009

İspanya Türkiye Maçı- Sponsor Reklamları

Kategori: Sponsorluk, Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 4:14 pm

world-cup-qualificationHaftasonu herkesin büyük merakla beklediği İspanya- Türkiye maçı var. Son Avrupa şampiyonu İspanya ile yine aynı kupanın 3. sü Türkiye’nin maçını sadece biz değil sanırım Avrupalılar merakla bekliyor. Euro 2008′de en çok konuşulan, en çok zevk veren iki takım bir hafta içinde iki maç yapacak. İlk maç Cumartesi günü İspanya’da oynanacak. Maç saat 23.00′ten itibaren NTV’den canlı yayınlanacak. Maçın skoruyla ilgili tahminde bulunmayacağım ama Milli Takım’dan çok da ümitli değilim. Tarihinin en uyumlu ve en iyi kadrolarından birini elde etmiş formda İspanya karşısında sakatlarla dolu moralsiz Türkiye için beraberlik özellikle ilk maçta çok iyi bir sonuç olacaktır. Tabii ki gönlüm Avrupa Şampiyonunu yenmekten yana :) Keşke bu maçlardan biri elemelerin sonuna denk gelseydi, çünkü durum çok daha farklı olabilirdi. Malum biz Türkler yumurta kapıya dayanınca kendimize geliyoruz. Geçen Euro 2008 elemelerinde son maçta Avusturya’yı yenip kupaya gidebilmiş, Euro 2008′de de gruptan çıkamama tehlikesiyle oynadığımız İsviçre maçı ile harikalar yaratabilmiştik. Zorluklar bizi motive ediyor, bu maç da ne yazıkki hedeften uzakta rahat bir dönemde oynanıyor.

Rakip büyük ve zorlu, maç da ilginç olunca yazdan beri suskun olan sponsorlar da şaha kalktı. Sanki Dünya Kupası başlıyormuşcasına bir haftadır televizyonlarda neredeyse sadece Milli Takım sponsorlarının reklamları dönüyor. Bu tabii ki kriz nedeniyle düşüşe geçen televizyon reklam yatırımları için çok güzel bir gelişme. Malum, büyük spor olaylarının, Türkiye içinse futbol maçlarının televizyon gelirlerine katkısı büyük. Normalde tek bir maç sözkonusu olduğunda sadece maçı yayınlayan kanal karlı çıkar. Ama artık Milli Takım’ın artan sponsor sayısı sayesinde tek bir maç 1- 2 hafta boyunca tüm kanalları olumlu etkileyebiliyor.
Devamı… “İspanya Türkiye Maçı- Sponsor Reklamları”

Etiketler: , , ,


Şub 03 2009

Super Bowl – Reklam Yatırımlarının Geri Dönüşü

Kategori: Medya, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 5:30 pm

Super Bowl AdsPazar günü oynanan Super Bowl XLIII ‘da Pittsburg Steelers’ ın Arizona Cardinals karşındaki 28-24′ lük galibiyeti Super Bowl tarihindeki en iyi maçlardan biri oldu. Peki kimin umrumda? Elbette Amerikan Futbolu fanatiklerinin umrundadır, ama geri kalana baktığımızda, insanların konuştuğu, üzerine yazılar yazdığı, analizler yaptığı tek şey var; o da Reklamlar!

Amerikalı pazarlamacı ve reklamcılar için Super Bowl, aralarda maç verilen, genişletilmiş içeriğe sahip uzun bir reklam kuşağı. Google’da Super Bowl diye bir arama yaptığınızda karşınıza reklam analizleri, reklamları yayınlayan video siteleri ve reklam yorumlarıyla ilgili bir sürü site çıkıyor. Bu kadar önemli ve ilgi çekici bir maçın skorunu bile 10 dakika sonuna bulabiliyorsunuz.

Geçen yazımda Super Bowl’daki 30 saniyelik bir spotun 3 milyon dolara satıldığından bahsetmiştim. Buna göre bir reklam spotu fiyatının ekonomik krize kafa tutarak geçen seneye göre %13 arttığı görülüyor. Maçtan sonra açıklanan verilere göre, maçı yayınlayan kanal NBC’i , sadece maçtan 206 milyon dolarlık bir gelir elde etmiş. Karşılaştırma yapmak gerekirse Türkiye’nin bir yıllık toplam açıkhava reklam yatırımlarıyla aynı. Toplam 32 tane reklamverenin en az 3 farklı spotla yer aldığı reklam kuşakları için firmaların %85′i 3 milyon dolarlık en yüksek bedelini ödemiş. NBC, Super Bowl reklam satışlarına Ekim ayında başlamış ancak son dakikaya kadar reklam satışı devam etmiş. Son dakikaya kadar satış, Türk kanalları tarafından benzer bir şekilde spor karşılaşmaları için yapılıyor.

Peki reklamverenler tek bir maça bu kadar yatırım yaparken bunun onlara ne ölçüde geri dönüşü oluyor?

Devamı… “Super Bowl – Reklam Yatırımlarının Geri Dönüşü”

Etiketler: , , ,


Oca 28 2009

Şimdi Reklamlar – Super Bowl

Kategori: Medya, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 4:59 pm

superbowlReklam sektöründe değişmeyen bir gerçek vardır. Büyük spor karşılaşmaları elde ettikleri yüksek izlenme payları ile yüksek reklam çeker. Dünya reklam harcamalarını bakıldığında Olimpiyatlar ve Dünya Kupası tarzı büyük spor etkinliklerinin olduğu yıllarda reklam gelirleri artışı normal seyrin üstünde olur. Türkiye’de de durum aşağı yukarı aynıdır. Formula 1′in Türkiye’de ilk yapıldığı sene yayıncı kanalın, o haftasonu elde ettiği gelir o ayın tüm gelirlerinin yarısından fazlasını oluşturuyordu. Milli maçlar ve Türk takımlarının Avrupa kupaları maçları kanalların reklam gelirlerini patlatır ve yüksek ratingli pek çok dizinin iki katından fazla reklam çeker.

Gelelim bu işin en kralına. Ocak ayı reklam sektöründe Super Bowl reklam bedelinin polemik ayıdır. Her sene bu zamanlarda Türkiye’deki gazetelerde bile Super Bowl’da yayınlanacak bir spotun bedeli ile ilgili haberler çıkar. Super Bowl, spor pazarlaması ve reklamcılığının enilginç konusudur ve ayrıca bir branş olacak kadar önemlidir.

Öncelikle tanımlayalım nedir bu Super Bowl? Kısaca Amerikan Futbol Ligi’nin (NFL) şampiyonluk maçıdır. Her sene Şubat ayında bir önceki yılın finali olarak yapılır. Peki nedir bunu bu kadar ilginç kılan? Bir kere sadece bir maç değil bir eğlence aktiviteleri kombinasyonudur. Maç öncesinde, arasında ve sonrasındaki konserler ve showlarla birlikte ortalama bir Amerikalının  tüm eğlence ihtiyaçlarını bir seferde karşılabilecek tek etkinliktir. Bu özelliğiyle Super Bowl Amerika’da en çok izlenen televizyon programıdır. Her yıl aldığı rating %50 civarında yani yaklaşık 100 milyon kişi bu karşılaşmayı izliyor. Ayrıca Amerika’da Şükran Gününden sonra en çok yiyecek tüketimin olduğu gündür.

Devamı… “Şimdi Reklamlar – Super Bowl”

Etiketler: , , ,


Oca 09 2009

Türkiye’de Spor Yayıncılığı

Kategori: MedyaCeyla Kütükoğlu @ 2:05 am

 "Sakın bakma ama işte küçük Bayan "Her erkeğin fantezisi" geliyor.

"Sakın bakma ama işte küçük Bayan "Her erkeğin fantezisi" geliyor.

Geçen hafta NTV Spor’da Liverpool- Preston maçını izlerken görüntü kalitesine aklım takıldı. Televizyon aynı televizyon, yayıncı aynı yayıncı ama görüntü kalitesinde bizim lig veya kupa maçarıyla arasında dağlar kadar fark var. Saha daha yeşil, hadi diyelim o bizim sahaların kötü zemininden kaynaklanıyor, ama formaların renkleri bile daha canlı. Kamera açıları, kameranın yakınlaşma oranları herşey daha iyi ve görüntü ve pozisyonlar çok daha net. Dediğim gibi daha HD teknolojisine falan da geçmedim. Aynı farkı Şampiyonlar ligi ve Türkiye ligi maçlarında görmek de mümkün.

Görüntü kalitesindeki bu farklılık beni Türkiye’deki spor yayıncılığı sorununa getirdi. Türkiye’de spor yayıncılığının en önemli sorunu yeterince spor kanalı olmaması. Digitürk’ten önce TRT 3 ve Eurosport’tan (ki türk değil yıllarca da türkçe versiyonu yoktu) başka spor kanalımız olmadı. Bir ara Supersport isimli bir girişim oldu ama o da kısa sürdü. TRT 3 yayın içeriğiyle bizler için belli bir anlamda tatminkardı. Sonuçta hepimiz tenisi, voleybolu, olimpik sporları TRT’den öğrendik. Ama yayın kalitesi, yorumcuları ve spikerleri çoğunlukla yetersizdi. Eurosport ise özellikle benim yaşımdaki pek çok spor tutkunun hayatının dönüm noktasıydı, hem spor bilgimi hem de ingilizcemi geliştiren en önemli kaynaktı. Ama Türk spor kanallarından bahsettiğimiz için Eurosport’u konuya dahil etmek doğru olmaz. Ayrıca bir spor tutkunu için sadece iki kanal yeterli olmaz. Türkiye’de spor kanallarının yetersizliğini düşününce keşke Amerikalı olsaymışım diyorum. Amerika’da sadece ESPN network bile Türk halkının spor açlığını doyuracak güçte.

Devamı… “Türkiye’de Spor Yayıncılığı”

Etiketler: , , ,