Ağu 02 2010

Alınamayan Rövanş

Kategori: Futbol, GenelCeyla Kütükoğlu @ 9:48 am

Blogu tekrar canlandırma çalışmalarıma çok sevdiğim, saygı duyduğum bir abim ve çalışma arkadaşımdan destek geldi. Bursa basınından ve Eurosport’un Afrika Kupası yayınlarından hatırlayabileceğiniz Koray Gürtaş bir anısıyla bloguma konuk oldu. Bu eğlenceli anısını benimle paylaştığı ve blogumda yayınlamama izin verdiği için kendisine sonsuz teşekkürler…

“Alınamayan Rövanş

Ankara’nın Aşağı Ayrancı semtinde bulunan Ahmet Vefik Paşa İlkokulu’nun bahçesinde oynadım kariyerimin ilk uluslararası maçını. Yıllar sonra gittiğimde gözüme küçücük görünen o bahçe o zamanlar Maracana gibi gelirdi bize. Uzun teneffüslerde her noktasında farklı bir aktivite vardı bahçenin. Birbirinden ayrı beş tek kale maçını, ip atlayan kızları, hırsız-polis oynayanları görmek mümkündü. İşte böyle bir günde 23 Nisan şenlikleri için ülkemize gelen İtalyan kafilesinin okulumuza ziyareti gerçekleşti. Üzerlerindeki kıyafetleri çok komik gelmişti. Önlerinde yöneticileri ve bizim okul idaresi şaşkın şaşkın bakıyorlardı etraflarına. Bir yandan da katılacakları gösteride büyük üstat Halit Kıvanç’ın olası Türkçe quiz ihtimaline karşılık içlerinden “ Merhaba Türk çocukları” tarzı kalıp cümleleri tekrarlıyorlardı.
Devamı… “Alınamayan Rövanş”


Tem 20 2010

Teniste vur, kır, parçala dönemi

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 3:00 pm
Kaynak: Reuters

Kaynak: Reuters

Sezonun 3. Grand Slam’i de geride kaldı. Avustralya Açık’ta alışıldık şampiyon Roger Federer koleksiyonun 16. Grand Slam’ini kazandı. Roland Garros ve Wimbledon’da ise şampiyon 2008’de de aynı dubleyi yapan Rafael Nadal oldu. Nadal’ın özellikle Wimbledon şampiyonluğunda Federer’in yarın final göremeden elenmesi çok faydası oldu.Nadal bu sonuçlarla 2009 yılında yaşadığı kabustan sonra tekrar bir numara oldu. Federer ise Kasım 2003’ten bu yana ilk defa üçüncü sıraya geriledi. Son 6 senenin efsanesi Roger Federer artık Grand Slam’lerde yarı final dahi göremeden elenebiliyor. Android dediğimiz, yenilmez dediğimiz dahi artık insani tarafını gösterebiliyor, onca başarı onca rekordan sonra artık biraz ağırdan alıyor. Federer’in yeniliyor olması iki şeyi gösteriyor. Bir, tanrı olmayan her kahramanın gösterdiği duraklama belki de düşüş evresine girdiği… gerçi kaul etmek lazım Federer’in düşüş evresi bile ilk 20’deki pek çok oyuncunun çıkış evresinden iyi olabilir. Ama hayranları için bu durum panik yapmak için yeterli. İkinci neden ve bence daha önemlisi artık tenisinin tamamiyle güce dayalı bir spora dönüşmesi.
Devamı… “Teniste vur, kır, parçala dönemi”

Etiketler: , , ,


Nis 25 2010

Şilililerin Aziz ilan ettikleri Teknik Direktör

Kategori: Dünya Kupası, FutbolCeyla Kütükoğlu @ 2:45 pm

bielsaFutbola gönülden bağlı ülkelerde en zorlu meslek teknik direktörlük olsa gerek. Birkaç yenilgiyle ne adamlığınız ne de insanlığınız kalır. Veya bir ülkenin kaderini değiştiren büyük adam da olabilirsiniz. İşte futbolun ilahlarının doğduğu Latin Amerika’dan buna ilginç bir örnek. Latin Amerika’nın nispeten gölgede kalmış ülkesi Şili futbolu için şu sıralar en önemli isim Milli Takımın teknik direktörü Marcelo Bielsa. “Loco” (deli) lakaplı Bielsa ülkede o kadar seviliyor ki yıllardır hasret oldukları Dünya Kupası’na katılmanın heyecanıyla Şilili taraftarlar tarafından azizlik mertebesine yükseltilmek isteniyor. Öyleki Şili’deki Futbol Fanatikleri Derneği bunun için ilginç bir kampanyaya imza atmış.

Şili Futbol Fanatikleri Derneği Grey reklam ajansı ile beraber hazırladıkları kampanya ile “deli teknik” direktör Marcelo Bielsa yeni adıyla San Marcelino için sanal bir tapınak oluşturulmuş. “Bir mum yakın” sloganıyla başlatılan kampanyanın sitesi ile taraftarlar Şili’nin ilk futbol azizini yaratmak için 100 bin mum yakmaya davet ediliyor. Siteyi bugüne kadar yaklaşık 130 bin kişi ziyaret etti ve 70.300 kişi sitede mum yaktı. Devamı… “Şilililerin Aziz ilan ettikleri Teknik Direktör”

Etiketler: , , ,


Oca 27 2010

Avustralya’da bir başka Çinli

Kategori: Sponsorluk, TenisCeyla Kütükoğlu @ 5:03 am

Hisense ArenaOynadıkları maçlar ilk turlarda çok ses getirmedi ama kadınlar tenisin iki Çinlisi Ni La ve Zheng Jie yarı finale çıkarak turnuvanın yeni ilgi odağı haline geldil. Şimdi herkes bir Çin finali olur mu diye soruyor. İki tenisçinin de final yolunda önünde Justine Henin ve Serena Willams gibi iki efsane duruyor. Benim merakım iki Çinli tenisçinin final oynaması durumunda maçın Hisense Arena’da oynanabilme ihtimalinin olup olmadığı.

Turnuvanın başından beri bu iki Çinli’nin adları geri planda kaldı ama ön plandaki Çinli Hisense Arena idi. Turnuvanın iki numaralı kortu olan Hisense Arena’da pek çok çekişmeli ve güzel maç oynandı. Her zamanki gibi Grand Slam’lerde evsahibi oyuncuların merkez kort randevularından dolayı Novak Djokoviç neredeyse bütün maçlarını bu kortta oynadı.Djokoviç’in iki numaralı kort kaderi Hisense Arena ile pekişmiş oldu.

Devamı… “Avustralya’da bir başka Çinli”

Etiketler: , , , , ,


Kas 23 2009

Marsel’e Büyük Sponsor

Kategori: Sponsorluk, TenisCeyla Kütükoğlu @ 7:51 am

735620090704061203177Vestel’in Süreyya Ayhan sponsorluğundan bu yana, bireysel spor dallarındaki sporcular için yapılmış büyük bir sponsorluk anlaşması görmemiştik. Atletizm ve tenis dünya çapında oldukça takipçisi ve izleyicisi olmasına rağmen Türkiye’de hem izleyicilerin hem sponsorların gözünden kaçan iki önemli spor dalı. Bu alanda başarılı gelecek vadeden sporculara destek bazında bir sponsorluk henüz sağlanamasa da aradan sıyrılan bir iki başarılı sporcu sponsor bulabiliyor. 2008 yılında Türkiye’ye Goran Ivaniseviç, Sergi Bruguera, Thomas Muster gibi eski tenis yıldızlarının gelmesini sağlayan Legends Cup’a sponsor olan Turkcell, bu sefer de Amerika Açık’taki ikinci tur başarısıyla ATP sıralamasında 151. sıraya yükselen milli tenisçi Marsel İlhan’a sponsor oldu.

Devamı… “Marsel’e Büyük Sponsor”

Etiketler: , , , , , ,


Kas 22 2009

Olayların Takımı Galatasaray

Kategori: Basketbol, GenelCeyla Kütükoğlu @ 10:06 am

galatasaray-logoSon bir haftadır spor sayfalarının en önemli gündem maddesi Galatasaray oldu. Geçen haftasonundan bu yana Galatasaray’ın adı salondaki şiddet olayları, sağlık sorunları ve en son akıl almaz bir şike skandalı gibi pek çok olayla anıldı. Önce Galatasaray Cafe Crown, Fenerbahçe Ülker basketbol maçında salonda olaylar çıktı. Bir kaç holigan, Fenerbahçeli oyunculara, ardından oyuncular da seyircilere saldırdı.

Bu şiddet olaylarının gölgesinde, Galatasaray Kulübü hafta içinde gelecek vadedebilecek bir projesini “GS Bonus kartın” tanıtımını yaptı. Hem güvenlik hem de pazarlama aracı olarak tasarlanan bu kartla Galatasaray, taraftarlarını tespit edebilme ve taraftarlarına özel kampanyalar sunabilme fırsatını yakalıyor. Bu kart son dönemlerde ürün gamını artırmaya çalışan Galatasaray için olumlu bir gelişme olarak nitelendirilebilir.

Tam olumlu bir gelişme oldu derken, Kulübü Arda Turan’ın ve altyapıdaki futbolcularının domuz gribi olmasıyla sarsıldı. Bu olayın yankıları sürerken Galatasaray Spor Kulübü’nün tarihindeki en büyük skandal patlak verdi. Fenerbahçe ve Oyak Renault kulüplerinin itirazlarıyla, Cemal Nalga’nın hazırlık maçlarında cezalı olmasına rağmen hem de takım arkadaşının formasıyla oynatıldığı, yetmezmiş gibi bir de üstüne federasyona yalan beyanat verildiği ortaya çıktı. Ardı ardına gelen kötü olaylardan sonra Galatasaray’ı çökerten işte bu darbe oldu.

Devamı… “Olayların Takımı Galatasaray”

Etiketler: , , , , , ,


Kas 08 2009

Çarşı Reklama da Karşı Mı?

Kategori: Futbol, Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 2:04 pm

11194Spor sponsorlukları deyince akla pek çok değişik sponsorluk örneği geliyor. Sporcular, takımlar ve turnuvalar firmaların en sevdiği sponsorluk biçimleri olarak öne çıkıyor. Kimi zaman ünlü bir sporcu kolunda veya üstünde firmanın logosunu taşısın diye milyonlarca dolar harcanabiliyor. Peki maçlar esnasında sporcular ve saha içi reklamlar kadar göze çarpan başka ne olabilir? Tabiiki taraftar grupları.

Üç büyük kulübün taraftar grupları bir yana, Anadolu kulüplerinde ve ikinci lig takımlarında da sadık ve ilgici çekici pek çok taraftar grubu var. Eskişehir, Bursaspor ve Karşıyaka taraftarları bunlara bir kaç örnek. Bu taraftar gruplarının bir çoğu öyle bir güç haline gelmişler ki, yaptıkları haraketler, tezahuratlar ve pankartlarla gündem yaratabiliyorlar. Tabii ki fair play dışı holigan davranışları bunun dışında bırakıyorum. Belki ülkemizde çok örneği yok ama dünyada futbol haricinde de pek çok spor dalında da böyle enterasan taraftar gruplarına rastlamak mümkün. Taraftar grupları her maçta ve takımla ilgili her yerdeler. Peki takımla bu kadar özdeşleşmiş bu gruplar neden pazarlama planları içinde yer almaz?

Devamı… “Çarşı Reklama da Karşı Mı?”

Etiketler: , , , ,


Eki 17 2009

Real Madrid Futbolu Öldürüyor Mu?

Kategori: Futbol, Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 7:48 am

FBL-EUR-C1-ZURICH-REALMADRID

Avrupa’da futbol sezonu açılmadan önce yine transfer sezonunda fırtınalar koptu. Real Madrid yine yaptı yapacağını ve paranın satın alabileceği en iyi oyuncuları takıma kattı. Florentino Pérez’in başkanlığında 2000 sezonundan itibaren Real Madrid sürekli Dream Team kurma hayalinin peşinde oldu. 2005-2006 sezonunda dönemin en iyi oyuncuları Beckham, Zidane, Ronaldo, Roberto Carlos, Raul’u aynı anda oynatan Real Madrid, ne yaptıysa o dönemde başarı anlamında çok bir şey elde edemedi. Pérez başkanlığındaki 6 yılda sadece bir, sonraki dönemde de yine bir şampiyonlukla yetindiler. Şampiyonlar Ligi’nde ise Real Madrid çoğu zaman yarı finalden öteye gidemedi. Pérez yaklaşık 4 sezonluk bir aradan sonra kulübün başına tekrar geçtiğinde yine eski alışkanlığına döndü. Dream Team’i kurmak, Real Madrid’i yıldızlar topluğuna çevirmek. Bütün küçük çocuların hayalidir en iyi oyuncuları aynı anda sahada oynatmak. Bir iş adamının veya kulüp başkanın değil. Çünkü futbol bir takım oyundur ve yıldız sayısı arttıkça başarı ters orantılı olarak düşebilir. Çünkü o kadar çok ego aynı anda haraket edemez. Alınan oyuncunun takım için yararı ve takım dinamiğine katkısı yıldızının parlaklığından önemli olmalı. Ancak Real Madrid ve onun İngiltere’deki kopyası Manchester City bunu pek önemsemiyor.

Devamı… “Real Madrid Futbolu Öldürüyor Mu?”

Etiketler: , , , ,


Eki 15 2009

Tekerlekli Sandalye Basketbolu

Kategori: Basketbol, SponsorlukCeyla Kütükoğlu @ 10:03 am

tekerlekliSayıları az da olsa hem dünya çapında hem de ulusal çapta başarılı birkaç spor markamız var. Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, Kenan Sofuoğlu ve 12 Dev Adam bunlardan birkaçı. Saydığım bu isimlerin başarılarıyla birlikte elde ettikleri sponsor ve reklam desteğiyle birer spor markası haline dönüşmeyi başardılar. Tesadüftür ki çoğu basketboldan çıkma. Yine bu isimler gibi başarılarıyla bize gurur veren ancak henüz yeterli kamoyu desteğine ulaşmamış ve bence sponsor desteğinden mahrum kalmış bir spor dalı veyarattığı başarılı markaları var. İşte Tekerlekli Sandalye Basketbolu ve lig şampiyonu Galatasaray başarılı bir spor markası olmaya aday. Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı ve Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı uluslararası düzeyde bizi gurulandıracak önemli başarılar elde ettiler ve etmeye devam ediyorlar. Hatta Galatasaray takımı kulübün desteği ile bir marka olma yolunda önemli adımlar attı.

Devamı… “Tekerlekli Sandalye Basketbolu”

Etiketler: , , ,


Eyl 10 2009

Pazarlamada Külkedisi Etkisi

Kategori: Sports Marketing, TenisCeyla Kütükoğlu @ 5:13 am

melanie-oudinBüyük turnuvalar kimi sporcuların bir yıldız olarak doğmalarına, kimilerinin yeniden doğuşuna, kimilerinin ise çöküşüne tanıklık eder. 2009 Amerika Açık da, Amerikalı teenage yıldız Melanie Oudin’in doğuşuna tanıklık etti. Turnuva’da Oudin gibi  büyük çıkış yapan başka sporcular olmasına rağmen (Wickmayer,Isner) Oudin hem ev sahibi ülkenin sporcusu olması, hem de 4 tur boyunca seribaşı Rus tenisçileri yenmesi sebebiyle medyanın gözbebeği oldu.

Oudin ardı ardına Rus tenisçileri yenmeye başlayınca turnuvada Serena Williams’tan başka tenisçileri kalmayan Amerikalılar büyük bir heyecana kapıldı. Bundan 10 sene öncesine göre normal sayılacak bir boyda olup (1.68 cm) aşırı uzun kadın tenisçiler arasında sevimli bacaksız muamelesi gören Oudin’in, Amerika Açık’ta sempatik kişiliği ve başarılı sonuçlarıyla birlikte ayakkabıları da büyük ilgi gördü. Kendi tasarımı olan pembe-sarı-siyah kombinasyonuyla açıkçası biraz garip duran ayakkabılar pek çok tenisseverin gözdesi oldu. Adidas Barricade V modeli ayakkabılar, Adidas’ın müşterilerine kendilerine özel tasarım yapma imkanı veren sitesi www.miadidas.com‘da Melanie Oudin ve erkek arkadaşı tarafından tasarlanmış. Ayakkabının ilgi çekici tasarımı ile birlikte Melanie Oudin’in kendine yazdığı “Believe (İnan)” mesajı oldukça ilham verici.

Devamı… “Pazarlamada Külkedisi Etkisi”

Etiketler: , , ,


Sonraki Sayfa »