Oynadıkları maçlar ilk turlarda çok ses getirmedi ama kadınlar tenisin iki Çinlisi Ni La ve Zheng Jie yarı finale çıkarak turnuvanın yeni ilgi odağı haline geldil. Şimdi herkes bir Çin finali olur mu diye soruyor. İki tenisçinin de final yolunda önünde Justine Henin ve Serena Willams gibi iki efsane duruyor. Benim merakım iki Çinli tenisçinin final oynaması durumunda maçın Hisense Arena’da oynanabilme ihtimalinin olup olmadığı.
Turnuvanın başından beri bu iki Çinli’nin adları geri planda kaldı ama ön plandaki Çinli Hisense Arena idi. Turnuvanın iki numaralı kortu olan Hisense Arena’da pek çok çekişmeli ve güzel maç oynandı. Her zamanki gibi Grand Slam’lerde evsahibi oyuncuların merkez kort randevularından dolayı Novak Djokoviç neredeyse bütün maçlarını bu kortta oynadı.Djokoviç’in iki numaralı kort kaderi Hisense Arena ile pekişmiş oldu.
Devamı… “Avustralya’da bir başka Çinli”
Etiketler: Avustralya Açık, Grand Slam, İsim Hakkı, Melbourne Park, Sponsorluk, Stad isimleri
Son bir haftadır spor sayfalarının en önemli gündem maddesi Galatasaray oldu. Geçen haftasonundan bu yana Galatasaray’ın adı salondaki şiddet olayları, sağlık sorunları ve en son akıl almaz bir şike skandalı gibi pek çok olayla anıldı. Önce Galatasaray Cafe Crown, Fenerbahçe Ülker basketbol maçında salonda olaylar çıktı. Bir kaç holigan, Fenerbahçeli oyunculara, ardından oyuncular da seyircilere saldırdı.
Bu şiddet olaylarının gölgesinde, Galatasaray Kulübü hafta içinde gelecek vadedebilecek bir projesini “GS Bonus kartın” tanıtımını yaptı. Hem güvenlik hem de pazarlama aracı olarak tasarlanan bu kartla Galatasaray, taraftarlarını tespit edebilme ve taraftarlarına özel kampanyalar sunabilme fırsatını yakalıyor. Bu kart son dönemlerde ürün gamını artırmaya çalışan Galatasaray için olumlu bir gelişme olarak nitelendirilebilir.
Tam olumlu bir gelişme oldu derken, Kulübü Arda Turan’ın ve altyapıdaki futbolcularının domuz gribi olmasıyla sarsıldı. Bu olayın yankıları sürerken Galatasaray Spor Kulübü’nün tarihindeki en büyük skandal patlak verdi. Fenerbahçe ve Oyak Renault kulüplerinin itirazlarıyla, Cemal Nalga’nın hazırlık maçlarında cezalı olmasına rağmen hem de takım arkadaşının formasıyla oynatıldığı, yetmezmiş gibi bir de üstüne federasyona yalan beyanat verildiği ortaya çıktı. Ardı ardına gelen kötü olaylardan sonra Galatasaray’ı çökerten işte bu darbe oldu.
Devamı… “Olayların Takımı Galatasaray”
Etiketler: Arda Turan, Basketbol, Cemal Nalga, Domuz Gribi, Galatasaray, GS Bonus Card, TBL
Spor sponsorlukları deyince akla pek çok değişik sponsorluk örneği geliyor. Sporcular, takımlar ve turnuvalar firmaların en sevdiği sponsorluk biçimleri olarak öne çıkıyor. Kimi zaman ünlü bir sporcu kolunda veya üstünde firmanın logosunu taşısın diye milyonlarca dolar harcanabiliyor. Peki maçlar esnasında sporcular ve saha içi reklamlar kadar göze çarpan başka ne olabilir? Tabiiki taraftar grupları.
Üç büyük kulübün taraftar grupları bir yana, Anadolu kulüplerinde ve ikinci lig takımlarında da sadık ve ilgici çekici pek çok taraftar grubu var. Eskişehir, Bursaspor ve Karşıyaka taraftarları bunlara bir kaç örnek. Bu taraftar gruplarının bir çoğu öyle bir güç haline gelmişler ki, yaptıkları haraketler, tezahuratlar ve pankartlarla gündem yaratabiliyorlar. Tabii ki fair play dışı holigan davranışları bunun dışında bırakıyorum. Belki ülkemizde çok örneği yok ama dünyada futbol haricinde de pek çok spor dalında da böyle enterasan taraftar gruplarına rastlamak mümkün. Taraftar grupları her maçta ve takımla ilgili her yerdeler. Peki takımla bu kadar özdeşleşmiş bu gruplar neden pazarlama planları içinde yer almaz?
Devamı… “Çarşı Reklama da Karşı Mı?”
Etiketler: Beşiktaş, Çarşı, Pazarlama, Taraftar, Taraftar Grupları

Avrupa’da futbol sezonu açılmadan önce yine transfer sezonunda fırtınalar koptu. Real Madrid yine yaptı yapacağını ve paranın satın alabileceği en iyi oyuncuları takıma kattı. Florentino Pérez’in başkanlığında 2000 sezonundan itibaren Real Madrid sürekli Dream Team kurma hayalinin peşinde oldu. 2005-2006 sezonunda dönemin en iyi oyuncuları Beckham, Zidane, Ronaldo, Roberto Carlos, Raul’u aynı anda oynatan Real Madrid, ne yaptıysa o dönemde başarı anlamında çok bir şey elde edemedi. Pérez başkanlığındaki 6 yılda sadece bir, sonraki dönemde de yine bir şampiyonlukla yetindiler. Şampiyonlar Ligi’nde ise Real Madrid çoğu zaman yarı finalden öteye gidemedi. Pérez yaklaşık 4 sezonluk bir aradan sonra kulübün başına tekrar geçtiğinde yine eski alışkanlığına döndü. Dream Team’i kurmak, Real Madrid’i yıldızlar topluğuna çevirmek. Bütün küçük çocuların hayalidir en iyi oyuncuları aynı anda sahada oynatmak. Bir iş adamının veya kulüp başkanın değil. Çünkü futbol bir takım oyundur ve yıldız sayısı arttıkça başarı ters orantılı olarak düşebilir. Çünkü o kadar çok ego aynı anda haraket edemez. Alınan oyuncunun takım için yararı ve takım dinamiğine katkısı yıldızının parlaklığından önemli olmalı. Ancak Real Madrid ve onun İngiltere’deki kopyası Manchester City bunu pek önemsemiyor.
Devamı… “Real Madrid Futbolu Öldürüyor Mu?”
Etiketler: Christiano Ronaldo, Futbol, Kaka, Real Madrid, Transfer
Sayıları az da olsa hem dünya çapında hem de ulusal çapta başarılı birkaç spor markamız var. Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, Kenan Sofuoğlu ve 12 Dev Adam bunlardan birkaçı. Saydığım bu isimlerin başarılarıyla birlikte elde ettikleri sponsor ve reklam desteğiyle birer spor markası haline dönüşmeyi başardılar. Tesadüftür ki çoğu basketboldan çıkma. Yine bu isimler gibi başarılarıyla bize gurur veren ancak henüz yeterli kamoyu desteğine ulaşmamış ve bence sponsor desteğinden mahrum kalmış bir spor dalı veyarattığı başarılı markaları var. İşte Tekerlekli Sandalye Basketbolu ve lig şampiyonu Galatasaray başarılı bir spor markası olmaya aday. Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı ve Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı uluslararası düzeyde bizi gurulandıracak önemli başarılar elde ettiler ve etmeye devam ediyorlar. Hatta Galatasaray takımı kulübün desteği ile bir marka olma yolunda önemli adımlar attı.
Devamı… “Tekerlekli Sandalye Basketbolu”
Etiketler: Engelsiz Aslanlar, Sponsorluk, spor markaları, Tekerlekli Sandalye Basketbolu
Büyük turnuvalar kimi sporcuların bir yıldız olarak doğmalarına, kimilerinin yeniden doğuşuna, kimilerinin ise çöküşüne tanıklık eder. 2009 Amerika Açık da, Amerikalı teenage yıldız Melanie Oudin’in doğuşuna tanıklık etti. Turnuva’da Oudin gibi büyük çıkış yapan başka sporcular olmasına rağmen (Wickmayer,Isner) Oudin hem ev sahibi ülkenin sporcusu olması, hem de 4 tur boyunca seribaşı Rus tenisçileri yenmesi sebebiyle medyanın gözbebeği oldu.
Oudin ardı ardına Rus tenisçileri yenmeye başlayınca turnuvada Serena Williams’tan başka tenisçileri kalmayan Amerikalılar büyük bir heyecana kapıldı. Bundan 10 sene öncesine göre normal sayılacak bir boyda olup (1.68 cm) aşırı uzun kadın tenisçiler arasında sevimli bacaksız muamelesi gören Oudin’in, Amerika Açık’ta sempatik kişiliği ve başarılı sonuçlarıyla birlikte ayakkabıları da büyük ilgi gördü. Kendi tasarımı olan pembe-sarı-siyah kombinasyonuyla açıkçası biraz garip duran ayakkabılar pek çok tenisseverin gözdesi oldu. Adidas Barricade V modeli ayakkabılar, Adidas’ın müşterilerine kendilerine özel tasarım yapma imkanı veren sitesi www.miadidas.com‘da Melanie Oudin ve erkek arkadaşı tarafından tasarlanmış. Ayakkabının ilgi çekici tasarımı ile birlikte Melanie Oudin’in kendine yazdığı “Believe (İnan)” mesajı oldukça ilham verici.
Devamı… “Pazarlamada Külkedisi Etkisi”
Etiketler: Adidas, Melanie Oudin, Tenis, US Open
Yıldız sporcuların bir çoğu, turnuva dönemlerinde sporculara ayrılan sporcu köyü veya olimpiyat köyü gibi yerlerde kalmaktansa, o bölgedeki otelleri tercih ediyor. Örnek olarak her olimpiyatta Dream Team oyuncularının olimpiyat köyünde kalıp kalmayacakları bir problem oluyor. Aynı şekilde Roger Federer de diğer sporcuların kaldığı yerleri tercih etmiyor. Hem Grand Slam’lerde hem de olimpiyatlarda eşi Mirka ile birlikte ayrı bir yerde kalmayı tercih ediyor.
Amerika Açık turnuvası sırasında ise Federer’in kaldığı yer değişmiyor. Manhattan’ın en elit kesimlerinden birinde bulunan Caryle otelindeki en pahalı ve en lüks suitlerinden biri, Federer’in Amerika Açık öncesi ve sonrası yaklaşık bir ay evi oluyor. 400 metrekare olan ve iki yatak odası olan bu suit özel olarak dekore edilmiş ve kapısında Roger Federer’in ismi bulunuyor. Otel yönetimi Federer’in beş Amerika Açık şampiyonluğuna ev sahipliği yapan bu suitin kapısına Amerika Açık şampiyonluklarının bir listesiyle birlikte Federer’in adını yazdırmış. Carlyle otelinin müşterileri arasında Jack Nickholson, Tom Cruise gibi film yıldızları ve Prens Charles gibi hanedan üyeleri bulunmasına rağmen yalnızca Roger Federer’in ismi bir odaya verilmiş. Kendisi de bir tenis hayranı olan otel müdürü James McBride, 2007′de buna karar verdiklerini, sebebinin ise pek çok ünlünün otellerinde kaldığını ama Federer’in onlar için çok özel olduğunu, aylarca burada kalan tek sporcu olduğunu belirtiyor.
Devamı… “Federer’e Özel Oda”
Etiketler: Amerika Açık, Newyork, Roger Federer, Tenis
Dün Milliyet’te gördüğüm şu haber beni oldukça üzdü. TOSFED’in yaptığı bir ankete göre Formula 1 pistimiz İstanbul Park’ın işletmesine hiçbir firma ortak olmak istemiyor. İstanbul Park pisti işletmesinde firmalar için doğru model ortak olmak mıdır, sponsorluk daha mı iyidir ayrı bir tartışma konusu, ama böyle bir değere kimsenin sahip çıkmak istememesi çok üzücü.
Mayıs ayında yapılan son yarıştaki seyirci azlığı nedeniyle Formula 1’in patronu Bernie Ecclestone Türk yetililerden önlem almalarını istemişti. Pazarlama ve fiyatlandırma gibi sorunlar sebebiyle Bernie Ecclestone’nun Türkiye’yi Formula 1 takviminden çıkarmayı düşündüğü uzun zamandır konuşuluyor. Bu sorunları şu yazıda daha önce incelemiştim. Bu kadar sorunun üstüne bir de İstanbul Park’ın işletme sorunu gündeme geldi. Son olarak pistin işletmesi Bernie Ecclestone’a devredildi.
Bu tarz tesislerin inşasından, işletmesine her aşaması nedense Türkiye’de büyük bir sorun oluyor. Galatasaray’ın Seyrantepe Stadı, çileli Olimpiyat Stadı ve terk edilmiş onlarca tesis bu sorunlara örnek. İstanbul Park’ın işletmesini sorun haline getiren ise yarış dışında pistin atıl kalması. İstanbul Park’ta yıl boyunca sadece Formula 1 yarışı yapılıyor ve ardından pist yalnızlığa terk ediliyor. Dolayısıyla işletmeyi üstlenen firmanın da tek bir yarış ile kar etme şansı olmuyor
Dünyadaki diğer pistlere baktığımızda, Formula 1 pistlerinin çoğunda farklı motor sporları etkinlikleri düzenlenebiliyor. Bisiklet, motosiklet, 4×4 ve carting yarışlarının bir kısmı Formula 1 pistlerinde yapılabiliyor. Zaten 2006 yılına kadar İstanbul Park’ta da Moto GP yarışı yapılıyordu. Türk ve uluslararası motorsiklet federasyonlarının anlaşamaması ve maddi imkansızlıklar nedeniyle Türkiye bu organizasyonu kaybetti.
Devamı… “İstanbul Park Talihsizliği”
Etiketler: Bernie Ecclestone, Formula 1, İstanbul Park, TOSFED
İstanbul Cup, Türkiye ve tenis sporu için çok önemli bir organizasyon. Öncelikle tenisteki iki büyük organizasyondan (WTA ve ATP) birinin takviminde kendine yer edinmeyi başarmış bir turnuva. Ayrıca, Türkiye’nin tanıtımı ve organizasyon tecrübesi için de önemli bir dönüm noktası. Çünkü bu tarz birinci sınıf etkinlikler Türkiye’nin spor etkinlikleri için deneyimini ve notunu artırıyor. Istanbul Cup sayesinde Türkiye, 2011 WTA Şampiyonası’nı düzenlemeye hak kazandı. Bu noktada tenis federasyonu yetkilileri ve Cahit Yavuz’u özverilerinden dolayı tebrik etmek gerekir. Ancak sadece özveri ve iyi niyet, İstanbul Cup ve WTA Şampiyonası’nın başarılı bir organizasyon sayılabilmesi için yeterli değil.
Sadece İstanbul Cup için değil tüm uluslararası etkinlikler için görünen bir kaç sorun var. Formula 1, Moto GP, İstanbul Cup, UEFA Kupası finali gibi etkinliklerin hepsinde düzenleme, fiyatlandırma, pazarlama ve turizm konularında eksikler görülüyor. Bu eksikler bu etkinliklerin başarılı olmasını ne yazıkki engelliyor. İstanbul Cup örneğine dönersek turnuvanın takvimdeki yerinden, pazarlamaya pek çok kritik yanlış yapıldığını ve bu sebeple turnuvanın bir türlü istenen ilgiyi görmediğini görüyoruz. Ana başlıklar altında neler yanlış yapılıyor neler yapılabilir bunu incelemek istiyorum.
Devamı… “İstanbul Cup”
Etiketler: İstanbul Cup, Tenis