Mar 09 2011

Papatyam Ligi Star’a neler kaybettiriyor?

Kategori: Medya,Spor Reklamları,Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 8:03 am

championsLafa sondan başlayayım. Aşağıdaki sonuç, 2007 yılı Ekim ayında Doğan Yayın Holding’teyken yaptığım bir analizin sonucu.

* UEFA kupası maçlarının Kanal D yerine D Spor’da yayınlanması nedeniyle maç gelirlerinde %96′lık gerileme görülmektedir.

Bu sadece iki benzer maçın iki farklı kanalda yayınlanması sonucu elde edilen en uçuk sonuç. O sene ilk kez UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi maçları D Smart platformu üzerinden yayın yapan D Spor kanalından yayınlanmaya başlamıştı. Prematüre doğan bebek D Smart’ı kuvözde yaşatma çabalarından ilkiydi bu. Zaman içinde Digiturk’ün sahip olduğu ihaleye el atıldı vazgeçildi, ödeme sistemleri değişti, türlü türlü cambazlıklar denendi ama sonuçta ortaya kimsenin sevmediği, yakınında olan herkesi mağdur eden sakat bir çocuk çıktı.

D Smart’ın Doğan Grubu’nun ölü yatırımı olması rağmen hala yaşatılmak istenme çabalarından en çok mağdur olan ise futbolseverler oluyor. D Smart’ı olmadığı için yayını izleyemeyenler bir yana, dünya üzerinde eşi benzeri olmayan acaip abonelik sistemiyle D  Smart’ı olanlar da mağdur olmaya devam ediyor. Peki Doğan Grubu bu ısrarından neler kaybediyor?

Devamı… “Papatyam Ligi Star’a neler kaybettiriyor?”

Etiketler: , , , ,


Mar 05 2011

NBA’in Avrupa Seferi

Kategori: NBA,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 11:12 am

nba-europeDavid Stern, küreselleşme hayalini bir adım ileriye taşıyarak bu sezon ilk kez sezon içi maçlarını Avrupa’da oynatıyor. New Jersey Nets – Toronto Raptors arasındaki iki maç bu haftasonu Londra O2 salonunda oynanıyor. İlk maçı 3 uzatma sonunda New Jersey Nets 137-136 kazandı. Böylece NBA, Avrupa’ya nefis bir sezon içi maçıyla girmiş yapmış oldu.

Avrupa’daki sezon içi maçlarının NBA’ye büyük bir kazanç getireceği kesin. Ama hedefte daha büyük bir hamlenin olacağı kouşuluyor. David Stern’ün yardımcısı ve NBA COO’su Adam Silver, yaptığı açıklamada dış pazarlara açılma stratejilerini o pazarlardan gelen yabancı oyuncularla başlattıklarını, bazen tek bir olağanüstü oyuncunun o ülkede NBA’in sevilmesi için çok büyük farklar yaratabildiğini söylüyor. NBA’in basketbolun en büyük ve tek markası olduğunu belirten Silver, Avrupa’da oynanan maçlarla dünyaya açıldıklarını belirtiyor. Silver’ın esas süprizi ise 2021′e kadar bir Avrupa takımını NBA’ye dahil etmek istediklerini söylemesi oldu. Böylelikle NBA’in Avrupa’daki francising operasyonu için büyük bir adım atılmış olacak. Bu takımın Avrupalı oyunculardan oluşan bir karma mı yoksa mevcut Euroleague takımlarından biri mi olacağı hakkında bir bilgi henüz yok. Bu sadece bir plan ve bir hayal.

NBA’in küreselleşme çabaları şampiyonlarını Dünya Şampiyonu olarak adlandırmasının çok daha ilerisine gidiyor. Bir spor dalının veya bir ligin pazarlanmasına en iyi örneklerden biri olan NBA, Amerikan Basketbol Ligi olarak kurgulanmış olsa da farklı ülkelerden pek çok oyuncu ve dünyanın her yerinde taraftar kitlesine sahip olmasıyla, esasında uluslararası bir organizasyon. NBA’in dış pazarlara pazarlamasında Avrupa ve özellikle yeni gelişen Çin önemli bir yere sahip. NBA’in temel pazarlama stratejisine baktığımızda “Global Düşün, Yerel Hareket Et” (Think Global, Act Local) prensibiyle hareket ettiğini görüyoruz. Bu sebeple ana ürün Kuzey Amerika pazarıyla sınırlı olsa bile, diğer pazarlar için yoğun pazarlama kampanyaları yürütülüyor.

NBA, yayınlarının dışında, ulaşılmak istenilen pazarlara bizzat NBA’yi götürerek farklı bir pazarlama stratejisine de sahip. Avrupalı takımlarla NBA takımları arasındaki ilk maç 1987 yılında Milwaukee Bucks ile Tracer Milan arasında Milwaukee Arena’da oynanan gösteri maçı. 1988′de Atlanta Hawks, Amerika dışında hem de Sovyetler Birliği’nde maç yapan ilk takım olurken, NBA takımlarının turnuva formatında Avrupa’da oynamaları ise 1989-1991 arasında düzenlenen Mc Donald’s Championship’le oluyor. Turnuva,  Madrid, Roma, Barcelona ve Paris’te düzenlenmiş. İki NBA takımının Avrupa’daki ilk kez  karşılaşması ise 1993 yılında oluyor. Avrupa’da oynanan ilk sezon öncesi NBA maçı olan Atlanta – Orlando maçları 1993 yılında Wembley Arena’da yapıldı. 2006′dan itibaren ise NBA Avrupa turu organize bir yapıya kavuştu.  2006 yılında Philadelphia 76ers’in ve CSKA Moskova’nın finalini oynadığı turnuva ile başlayan NBA Europe Live Tour, NBA takımlarının Euroleague takımlarıyla oynamalarını sağlayarak NBA’yi Avrupalıların ayaklarına kadar getirmiş oldu. Avrupa Turu’nu pek çok sponsor destekliyor; ama en büyük pay turun ana sponsoru olan ve Avrupa pazarının fethetmek isteyen büyük oyun firması EA Sports’a ait. NBA Europe Live Tour her sene çeşitli sebeplerden dolayı konsept değiştiriyor. 2007′de turnuva konseptinden özel maçlara dönülürken, 2008′de Euroleague’ten izin alınamaması sonucu sadece NBA takımları arasında yapılan özel maçlara dönüştü. NBA Europe Live Tour’da son iki senedir ise iki veya üç maç oynanıyor. Live Tour konseptini henüz başarılı bir şekilde oturtulamasa da sezon içi maçlarını Avrupa’da oynatmak ve NBA’deki Avrupalı bir takım kesinlikle NBA’ye müthiş bir gelir kaynağı olur.

Kaynaklar:
http://www.sporstudyosu.com/nba-dis-pazarlar-pazarlama-stratejileri/
http://www.nba.com/europelive/history.html
http://www.sportindustry.biz/news/view/9349/sibc-11:-nba-wants-european-team-by-2021

Etiketler: , , ,


Şub 05 2011

Super Bowl : Sayılarla Tüketim

Kategori: NFL,Spor Dalları,Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 1:40 pm

CaptureYılın bu zamanı gelmeden aklıma gelmez NFL. Şubat ayını All Star’la birlikte taçlandıran Super Bowl bu sene 6 Şubat. Maç, Green Bay Packers ile Pittsburg Stealers arasında ama her zaman olduğu gibi maç bahane şovlar şahane. Gene bir ay öncesinde şovlarla ilgili dedikodular, reklam verecek firmalar, reklamlarda boy gösterecek yıldızlar konuşulmaya başlanmıştı. Mesela ne sezon şampiyonasında ne de Grand Slam’lerde yüzünü göstermeyen Serena Williams’ın adı Super Bowl sayesinde yeniden duyduk. Devre arasında yayınlanacak reklamlardan birinde Serena da arzı endam edecek. Serena’ya benzer bir sürü ünlüyü daha maç vesilesi ile görmüş olacağız.

Her sene Super Bowl’un reklam tarafına kafayı takarım, bu sene ise tüketim tarafına bakayım. Konu, aşağıda görebileceğiniz nefis tüketim trendleri görselinden yola çıkıyor. Super Bowl Amerika’da Şükran Günü’nde sonra yiyecek tüketiminin en çok olduğu ikinci gün. Sadece amacı hindi yemek olan bir günle aynı ölçüde yiyecek tüketiliyor. Benzer bir durum içecek tüketimi için de geçerli. 2009 yılı verilerine göre en çok bira tüketilen 8. gün. Bu yüzden hem alkollü hem de alkolsüz içecek firmalarının gözdesi Super Bowl reklamları.

Devamı… “Super Bowl : Sayılarla Tüketim”

Etiketler: , , , ,


Oca 23 2011

En iyi futbol reklamları

Kategori: Eğlencelik,Spor ReklamlarıCeyla Kütükoğlu @ 7:48 pm

Türk Havayolları’nın Barcelona ve Manchester United reklamları yerini Caroline Wozniacki’ye bırakırken geçmişten bugüne en güzel en komik futbol reklamlarını sıralayalım. En iyi futbol reklamları denilince akla tabii ki öncelikle Nike ve Adidas geliyor. En güzel reklamlar genellikle çok oyuncunun yer aldığı komik reklamlar. Arşivimde daha çok reklam var ama en güzellerini kendimce seçmeye çalıştım.

10 – Nike : Mission

Bu listede pek çok Nike reklamı var. Nike’ın bütün oyuncuları topladık reklamları serisinin en güzellerinden biri. Louis Van Gaal önderliğindeki Nike Mission Impossible ekibi özel topun peşine düşer…

9 – Pepsi : Beckham ve Çocuk
Bu reklamın benzerinin gerçeği Steven Gerrard’ın başına gelmişti bir kaç sene önce. Çocuk taraftarlara dünya yıldızı pek etki etmiyor…

8 – Pepsi : Football Africa

Pepsi epeydir bütün kızlar toplandık reklamı çekmiyordu. Güney Afrika’daki Dünya Kupası yeni bir ilham olmuş onlara. İşte Afrika’nın futbol sevgisi…

7 – Coca Cola : Futbol Birleştirir
Coca Cola Arjantin’den alışılmadık bir Coca Cola reklamı. Hiçbir şey insanları futbol gibi bir araya getiremez.

6 – Budweiser : Amerikalılar Neden Futbol Oynayamaz

Her ne kadar son yıllarda futbolda epey ilerleseler de Amerikalıların futbolla ilişkisi halla sınırlı. 2006 Dünya Kupası’na katılıyoruz ama nasıl katılıyoruzun parodisi. En azından kendilerini biliyorlar

5 – Adidas : Takımdaki yerini bul

Impossible Nothing serisi ile başlayan çizgi hikaye serisi Kaka, Gerrard ve Messi’nin şirin çizgi film ile devam etti. Resim kabiliyeti açısından en iyilerinin Gerrard olduğu kesin. Messi’nin çizgi versiyonu da pek şirin :)

4 – Guarana Antartica : Maradona’nın kabusu

Maradona’nın en büyük kabusu nedir? Brezilya adına oynamak olabilir mi? Çok yiyip yatmamak lazım, soda verelim ilaha…

3 – Adidas : Savaş

Adidas’ın savaş temalı iki müthiş reklamı var. İkisi de ödül kazanmış nefis reklamlar


2 – Nike : Geleceği Sen Yaz

Reklamdaki oyuncular 2010 Dünya Kupası’nın yıldızı olamadı ama bu reklam oldu. Inarritu reklam çekerse işte böyle çeker. Müzik ise Hocus Pocus.

1 – Nike : Good vs Evil

Benim için bu reklamın yeri başka. Futbol ve spor reklamlarına sarmamı sağlayan reklamdır. Bence en iyisi bu. Eski bir reklam olduğu için iyi bir görüntü yok. Bir tek italyanca versiyonunu bulabildim. İsteyene çevirebilirim :) Maldini, Kulivert, Ronaldo ve Cantona Reis cehennem zebanilerine karşı…

Özel Ödül – Nike : Cage : Nefis bir Wieden+Kennedy işi. Cantona’nın gizli futbol örgütü

Etiketler: , , , ,


Ara 27 2010

Türünün başarılı örneği: THY

Kategori: Sponsorluk,Spor PazarlamasıCeyla Kütükoğlu @ 5:52 pm

barcelona_team15bGeçen bahar, Türk Havayolları Barcelona Kulübü’ne sponsor olarak spor sponsorluğu alanında çok büyük bir açılım yapmıştı. Barcelona’nın ardından Manchester United geldi ardından Eurolegue sponsorluğu. Şimdi de gündem de yeni marka elçileri var: Kobe Bryant ve Caroline Wozniacki. Toparlarsak futbol, basketbol, tenis, okçuluk. Kimbilir belki yakında da golf, kayak ve yüzme.

Türk Havayolları spor sponsorluğunda yeni bir firma değil. Yıllardır Türkiye Futbol Federasyonu ile yürüttükleri bir Milli Takım sponsorluğu var. Bunun haricinde İstanbul Cup ve Dünya Okçuluk Federasyonu’nu ile işbirlikleri ile tenis, okçuluk gibi farklı sporlara desteği mevcut. Spor sponsorluğu yeni değil ama bakış açıları yeni. THY artık büyük düşünüyor, büyük oynuyor. Üstelik bunu “Globally Yours” diyerek mesajlaştırdıkları bir dünya markası hedefinin etrafında son derece başarılı bir strateji ile ilerletiyor. Miktarlardan çok emin olmasam da harcadıkları toplam bütçenin astronomik olmadığını ve yatırımın geri dönüşü (ROI) açısından da çok verimli olduğunu düşünüyorum. THY’nin Barcelona ve Manchester United’e 3 yıl için ödeyeceği miktar 19 milyon Euro. Türkiye’nin büyük reklam verenlerininin yıllık reklam yatırımlarının çok çok azından bahsediyoruz. Tabii bu sadece kulüplere ödenen bedel. Bunun yanında reklam filmleri, tanıtımlar ve medya harcamalarıyla miktar çok daha yükseliyor. THY’nin 2010 yılı için açıklanan toplam reklam yatırımı yaklaşık 70 milyon lira. 2011′de bu miktar daha da artması öngörülüyor. Bu yatırımın yurtdışı yatırımları da kapsadığı düşünülürse ödenen bedel karşısında alınan faydanın fazlalığı da görülebilir. Yurt içinde oldukça ses getiren bu sponsorlukların dünya çapında etki göstermesi bir kaç yılı bulacak bir süreç. THY, şu anda yaptığı gibi bu işbirliklerini doğru mesajlarla harmanlamaya devam ederse uluslararası marka bilinirliği büyük ölçüde artacaktır. Uluslararası spor organizasyonları ile beynimize kazınan BNP Paribas, Emirates ve Qatar Airways’ten çok daha başarılı olacaklarına eminim.

Devamı… “Türünün başarılı örneği: THY”

Etiketler: , , , , , , , ,


Kas 03 2010

Londra 2012 Sponsorluk Gelirleri

Kategori: Olimpiyatlar,Sponsorluk,Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 5:50 pm

london2012

Londra 2012 Olimpiyatı düzenleme komitesi, hedeflenen olimpiyat öncesi sponsorluk gelirinin en üst sınırına ulaştıklarını açıkladı. Komite, Olimpiyat için hedeflenen toplam gelirin 1/3′üne eşit olan 700 milyon Poundluk kısmını şimdiden yapılan anlaşmalarla sağladı. Olimpiyatları düzenlemek için toplam 2 milyar pound sponsor gelirine ihtiyaç duyan komite, olimpiyattan iki sene ulaştığu bu miktarla sponsorluk gelirinde rekor kırabileceğinin sinyallerini veriyor. Tabii ki, sponsorların büyük çoğunluğunun frene basmasına yol açan 2008 krizi gibi bir kriz tekrar yaşanmazsa veya İngiltere’nin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk aşılabilirse.

Londra 2012 ekibi elini çabuk tutup organizasyonu kazandıkları yıl 2005′te sponsor arayışına başladı. IOC’nin global sponsorlarının haricinde özellikle yerel sponsorları hedef alan bu arayış ile anlaşmaların bir çoğuna 2008 küresel ekonomik krizinden önce imza attılar. Bu nedenle, 700 milyon poundluk gelirin 450 milyonu 2008 öncesi anlaşmalardan geliyor. Anlaşma yapılan büyük sponsorlar arasında British Airways, BP, Llyods TSB, Nortel ve EDF gibi aynı zamanda dünya devi olan firmalar var. Bu firmaların her biri yaklaşık 40 milyon poundluk bir sponsorluk bedeli ödüyor. Bir çoğu şimdiden sponsorluklarını faaliyete geçirmek için iletişim çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerine başlıyor.

Londra 2012 yerel sponsorlar açısından iyi bir yolda iken IOC global sponsor ile zaman zaman sıkıntı yaşıyor. Olimpic Movement içinde bulunan global sponsorlardan Lenovo ve Kodak gibi bazı firmaların, Pekin 2008′in ardından ortaklığa devam etmeyeceklerini açıklaması IOC’yi de yeni sponsorlar bulmaya yöneltti. IOC bu konuda kıvrak davranarak giden sponsorlar yerine yenilerini bulmakta gecikmedi. Lenovo’nun gidişinin ardından Büyük Britanya pazarındaki etkinliğini artırmak isteyen Acer devreye girdi. Anlaşmalarını devam ettirmeyen diğer sponsorların yerine ise yenilerini bulmak için çalışmalar sürüyor.

Londra 2012′nin işe erken koyulup hedeflerine ulaşması İngiltere’nin son dönemde yaşadığı ekonomik durgunluğu da bertaraf etmek için önemli. Ekonomik açıdan ikinci Dünya Savaşı’nda bu yana en kötü dönemini yaşayan İngiltere, organizasyonun operasyonel kısmını yürütebilmek için tesisler konusunda bir an önce işleri bitirmeye çalışıyor. Sağlanan sponsorluk gelirleri komitenin elini rahatlatsa da, organizasyon için gerekli finansman ekonominin bu elverişsiz ortamında yeterince sağlanamıyor. Olimpiyatlar için ayrılan bütçenin bir kısmının özel bankaları finanse etmek için kullanılıyor olması ve bu kötü ortamda gösterişli bir olimpiyat düzenleme riski kamuoyunu endişelendiriyor. Ama tesisler ve Olimpiyat Parkı’ndaki çalışmalarla son IOC denetlemesinden başarı ile geçen Londra 2012 Komitesi, olimpiyatın hedeflendiği şekilde gerçekleşeceğine ve sponsorluk gelirlerinin 2012′ye kadar hedefe ulaşacağından emin.

Etiketler: , , ,


Eki 21 2010

Bu Bologna hangi Bologna?

Kategori: Basketbol,SponsorlukCeyla Kütükoğlu @ 9:10 am

italia basket90’larda ve 2000’lerin başında Türk basketbolunda bitmek tükenmek bilmeyen bir müessese takımı, kulüp takımı tartışması vardı. Kulüp takımlarının Efes Pilsen, Ülker, Tofaş gibi müessese takımlarının karşında tutunamamasına karşılık en iyi çözüm sponsor desteği olarak görülüyordu. Ancak bunun önündeki en önemli engel kulüp takımlarının isimlerinin başına başka isim konulmasına yönelik dirençti. Gel zaman git zaman Ülker firması bir gün kulübü kapatıp altyapıyı Fenerbahçe ile birleştirip desteğini de diğer büyükler arasında paylaştırınca Türk basketbolu da melez isimli takımlara kavuştu. Büyüklerin Ülker birleşmelerini diğerleri başka firmalarla isim evlilikleri yaparak izledi.

Türk basketbolunda yeni olan isim hakkını içeren sponsorluk anlaşmaları Avrupa Basketbolu’nda ezelden beri var. Yazıya Türkiye ile başladım ama esas bahsetmek istediğim İtalyan takımlarında kimlik bunalımına neden olan sponsor sirkülasyonu. Benim basketbola yeni vakıf olduğum dönemlerde Avrupa’da İtalya başı çeken ülkelerdendi. O dönemde Türk takımlarına da sık sık kabus yaşatan Bologna takımlarını herkes hatırlar. Avrupa Kupalarında 13 şampiyonlukla en başarılı ülke konumda olan İtalya, son birkaç yıldır hem kulüp hem de milli takım seviyesinde eski ihtişamından biraz uzakta. İtalya’nın kulüpler seviyesinde son şampiyonluğu çift şampiyonlu yıl olan 2001’de Kinder Bologna tarafından kazanıldı. İtalyan takımları, 2002-2003 ve 2004 yıllarında oynadıkları finallerin ardından Montepaschi Siena’yı final four neferi olarak bırakıp sessizliğe gömüldü. İtalyan basketbolundaki duraklamayı konunun uzmanlarına bırakıp İtalyan basketbol takımlarının sürekli değişen sponsorlarına bakalım. İtalya’da sponsor istikrarı bir türü sağlanamadığından takımlar oyuncu değiştiridikleri gibi isim değiştiriyor. İtalyan takımlarının bugüne kadar değiştirdikleri isimlerin hepsini buraya yazsam İtalyan Ticaret Birliği Kataloğu gibi olur. O yüzden birkaç örnek vermekle yetineceğim. Devamı… “Bu Bologna hangi Bologna?”

Etiketler: , , , , , ,


Eki 07 2010

İyi futbol HD’de izlenir

Kategori: Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 8:45 am

HD yayın, özelikle spor ve futbol karşılaşmalarında etkisini daha çok gösteriyor. Hele iyi açıyı yakalayıp, iyi kameralarla çekilmiş bir yayınsa görüntü normal görüntüye kıyasla çok daha iyi oluyor. Farkı, geçen haftalarda Premier Lig TV HD’den TRT’nin yayınladığı Karşıyaka-Altay Bank Asya maçına geçtiğimde daha iyi anladım. Bir an lenslerim düştü, o yüzden bulanık görüyorum sandım.

İtalya’dan Sky televizyonu da HD görüntünün maç yayına yaptığı etkiyi güzel abartmış. Yazın yayınlanan kampanya 1861 United ajansının ürünü. İlanlarda Sebastien Frey, Esteban Cambiasso, Mirko Vucinic, Pato gibi oyuncuların “normal” görüntüdeki halleri var, favorim Cambiasso :)

Kaynak: adsoftheworld.com

Etiketler: , , , , ,


Eki 04 2010

Nike Air için üfle

Kategori: Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 2:24 pm

Nike Arjantin artık efsane olmuş Air teknolojisi için çok yaratıcı bir advergame hazırlamış. Dijital ajans +Castro ile BBDO Arjantin’in projesi olan bu ilginç oyun, hem Nike mağazalarında hem de internetten online olarak oynanabiliyor. Arjantin’deki Nike mağazalarında Nike Air Show yarışmasına katılanlar, Nike’ın air teknolojisinin ne menem bişiy olduğunu anlamak için mikrofonla bağdaştırılmış bir düzenekten hava üfleyerek ayakkabıları uçuruyor. Internetten katılmak için ise http://nikeairshow.com/ adresine girmek gerekiyor.

Proje ve detayları aşağıdaki videoda açıklanmış. Nike Air teknolojisinin altındaki “sırrın” :) anlatıldığı Maria Sharapova’lı viral de ayrıca güzel.

Nike Air Live Show

Nike Air Max Sharapova

Etiketler: , , ,


Eyl 25 2010

UFL Reklamları – Get Closer to the Action

Kategori: Futbol,Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 4:43 pm

United_Football_League_(2009)_logoAmerikan futbolu denince akla hemen NFL geliyor ama bir başka lig daha var Amerika’da. UFL (United Football League) oldukça yeni bir lig. bu yeni lig, 2007-2008 yıllarını deneme sezonları ile geçirmiş. 2009 yılı ise resmi ilk sezonun oynandığı yıl olmuş. Başlarda proje olarak NFL(National Football League)’in gelişim ligi olarak düşünülmüş olsa da NFL’den tamamiyle bağımsız bir lig. BU nedenle NFL takımlarının olmadığı şehirlerin takımlarının mücadelesine sahne oluyor. Şimdilik sadece 5 şehirden 5 takım var. Bu 5 şehir Florida, Hartford, Las Vegas, Omaha ve Sacramento. Amerikan Futbolu veya NFL’in kendiyle çok olmasa da reklam dünyası ile çok ilgiliyim. İşte bu yüzden UFL’le ilgilenme nedenim de reklamlar oldu.

Devamı… “UFL Reklamları – Get Closer to the Action”

Etiketler: , , , ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »