Ağu 02 2011

Lokavtın ekonomik kayıpları

Kategori: NBA,Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 3:21 am

Amerika’da spor kamuoyu uzun zamandır lokavt mevzu ile meşgul. Sadece NBA’de değil NFL’de de lokavt olması Amerikan spor ekonomisi için kriz sinyalleri çalmasına neden olmuştu. Amerika gibi dev bir spor ekonomisinin ikisinin birden aynı anda kepenk indirmesi büyük kayıplara neden olabilirdi. Uzmanlar iki ligin birden durmasının yaratacağı faciayı öngörerek en azından liglerden birinin zamanında başlayacağını tahmin ediyordu.

Neyse ki Mart ayında başlayan NFL lokavtı sezon başlamadan çözüldü. NFL gelirinin nasıl paylaşılacağına sonunda karar verildi ve lig planlanan zamanda başlayacak.  NBA lokavtı ise sürüyor, konuşulanlar ligin takvim yılı 2012 gelmeden başlamayacağı yönünde.

Aşağıdaki infografik lokavtın ekonomik kayıpları gösteriyor. Buna göre NBA lokavtı televizyon reklam gelirlerinde 1 milyar dolarlık bir kayıp yaratıyor. NFL lokavtı devam etseydi 3 milyar dolarlık bir kayıp daha olacaktı. Super Bowl’un yarattığı reklam ekonomisini düşünürsek bu nedenle pek çok ajans ve medya planlama şirketinin de krize girmesi beklenebilirdi. Büyük tehlike atlattılar. NBA lokavtı reklam gelirlerinin yanı sıra 2.7 milyar dolarlık lisanslı ürün piyasasına da büyük darbe vuracak. Geçmiş lokavt ve grevlerde olduğu gibi seyirci sayısı ve ratingler düşecek. Bir olumsuzluk da giden geri gelmesinin kolay olmamasından kaynaklanıyor. Geçmişteki lokavt ve grevlerde yaşanan kayıpların telafisinin de uzun sürdüğü biliniyor. O yüzden lokavt ne kadar uzun sürerse kayıp da o kadar artacak ve telafisi gittikçe güçleşecek.

Infographic on the Economic Impact of NBA and NFL Lockouts for Media Buyers and Advertisers
Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , , ,


Tem 12 2011

Güçlü Güzel(dir)midir?

Kategori: Spor Pazarlaması,Spor Reklamları,TenisCeyla Kütükoğlu @ 7:38 am

Bir reklam veya tanıtım kampanyasını değerlendirmek için kampanyanın sonuçlarına bakmak gerekir. Bu yüzden WTA Tour’un iki ay önce başlattığı kampanyayı eleştirmek veya alkışlamak yapmak için elde yeterli veri yok. Ama yine de içim içime sığmadı bir şeyler yazmak istedim.

WTA Tour bir süredir yüksek sesle ifade edilmeyen bir kriz içinde. Bunun en önemli sebebi 10-20 yıl önce olan rekabetten ve yıldızlardan yoksun olunması. Tenisin fizik gücüne evrilmesi sonucunda kadın tenisi, erkeklerden daha büyük zarar gördü. Yeni yıldızlar doğacağı yerde mevcut yıldızlar Williamslar, Henin, Clijsters gibi daha tenis ömrünü doldurmamış isimlerin erken vedaları kadınlar tenisini bir darboğaza soktu. Son 5 yılda denklemden Williams’ları çıkardığınız takdirde elde kalan yıldız adayları ve bir numaralar hep sorgulandı. Erkek tenisi tarihinin en şahane rekabetlerinden birine bir üçüncü ihtimal dahil ederken, kadınlar tenisindeki yıldızların hiçbirinin kudreti üzerinde uzlaşma sağlanamıyor. Market puanı toplamaya benzer sıralama sistemi yıllardır uygulanıyor olmasına rağmen hiç bu kadar sorgulanmamıştı. Son 5 senedir Grand Slam’le kutsanmamış Safina, Jankovic ve Wozniacki gibi nitelikle değil nicelikle kazanan bir numaralar kimseyi mutlu etmiyor. Şu anda performansları ve kişilikleriyle heyecan veren isimler olsa da yıldız yokluğu WTA’in ışıklarını her geçen gün daha sönük hale getiriyor.

Devamı… “Güçlü Güzel(dir)midir?”

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , , ,


Tem 04 2011

Bir başka dünyanın kupası

Kategori: Dünya Kupası,FutbolCeyla Kütükoğlu @ 9:08 am

Yer Berlin, Almanya. Haftalar hatta aylar öncesinden başlamış bir hazırlık var. Bir ulus tek yürek olmuş bugüne odaklanmış. Havaalanından başlayarak her yer, sokaklar ve dükkanlar süslenmiş. Her yerde onların fotoğrafları var. Berlin’de hatta tüm Almanya’da bir bayram havası, herkes bu şöleni bekliyor.

26 Haziran 2011, Berlin Olimpiyat Stadı saat 17:00. Açılış maçına ve beklenen şölenin başlamasına bir saat var. Sokaklarda en az iki kişiden birinin elinde bir bayrak veya üstünde bir forma var. Çoluk çocuk, ailece yüzleri boyalı taraftarlar maça gidiyor. 5 Türk gazeteci bir de ben, şaşkın gözlerle etrafı izliyoruz. Sanki uçakla bir başka ülkeye değil de başka bir evrene geldik. Maçın başlamasına yarım saat kala stadın etrafı sakin. “Belki de tahmin edildiği kadar kalabalık olmayacak” diye geçiriyoruz içimizden, birazdan göreceklerimizi hayal bile edemeyerek.

Devamı… “Bir başka dünyanın kupası”

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , ,


Tem 02 2011

Fransa Bisiklet Turu yollarından kalplere

Kategori: Genel,Spor DallarıCeyla Kütükoğlu @ 8:32 am

Bugün dünyanın en önemli, en büyük bisiklet yarışı Tour de France yani Fransa Bisiklet Turu başlıyor. Yaklaşık 2500 km ve 20 gün süren yarış dahilik ve delilik arasındaki çizginin geçilmesinin önemli bir simgesi olmuş. 1903 yılından beri yapılan yarış, bisiklet tutkunları veya doğa severler için yılın en önemli anı. Bisiklet sporu ve yarışları ile ilişkisi sınırlı olanların bile bir şölen olarak kabul ettiği bu doğa üstü olay binlerce hikayeyi barındırıyor.

Son on yılda yarışı biraz takip etmiş pek çok kişi içinse en büyük hikaye, kanserle mücadelesinden 7 kez Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğu ile ayrılmış Lance Armstrong’unki. Geçen sene bıraktığı için artık izleyemeyeceğimiz Armstrong için dopingliydi değildi diye tartışmalar hala devam ededursun, biz onu yaşattıkları ve uğrundaki savaştıkları ile saygıyla anıyoruz.

Fransa Bisiklet Turu’nda yarışmak, hatta turu anlamak bile ayrıca bir mühendislik dalıyken, 2009 Lance Armstrong’un kanserle mücadele vakfı Livestrong ile Nike turun şanına yakışır muhteşem bir kampanya yapmışlardı. 2008 yılı Eylül ayında Armstrong’un dönüşünü açıkladığında amacının zaferlerden çok Livestrong mesajını dünyaya yayma olduğunu vurguluyordu. Bundan yola çıkarak, Nike 2009 yılında Livestrong hareketi altında Fransa Bisiklet Tunu’na damga vuracak bir kampanya tasarlıyor. Satış veya kar amacında çok uzak olan bu kampanya sadece Lance Armstrong’u değil, tüm turla birlikte büyük bir kanser bilgilendirme ve farkındalık kampanyası olarak Cannes Lions dahil pek çok ödül aldı. Sosyal medyada yazılan dijital mesajları fiziksel dünyaya yansıtan kampanyada, özel olarak üretilen Chalkbot isimli makine aracılığıyla turun geçtiği yollara sosyal medya aracılığı ile gönderilen destek mesajları yazıldı. Toplamda 36 bin mesaj Twitter, banner, wearyellow.com sitesi ve SMS aracılığı ile geldi. Seçilen binlerce mesaj turun geçtiği 13 etapta yollara yazıldı. Tur boyunca bisikletçilerin geçtiği yollarda görülen sarı ile yazılmış bu mesajlarla 28 milyon kanser hastasına destek olunmaya ve kanserle savaş farkındalığı yaratılmaya çalışıldı.

İşte o yaratıcı ve başarılı Livestrong kampanyası:

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , , , , ,


Haz 20 2011

Babalar ve Çocukları

Kategori: Eğlencelik,Spor DallarıCeyla Kütükoğlu @ 8:19 am

Joakim ve Yannick Noah

Sporcu geni var mıdır babadan oğlu geçer mi bilinmez ama büyük sporcuların çocuklarına ister istemez potansiyel sporcu gözüyle bakılıyor. Spor tarihinde, babalarının ayakkabılarına ayaklarını geçirip onları izleyen kimi zaman daha büyük efsanelere dönüşen pek çok isim var. Bunlara NHL efsanesi (Hall of Fame) olan Bobby Hull’un kendi gibi hem MVP ödüllü hem de 600 gol barajını aşan oğlu Brett Hull, babaları Archie Manning’den sadece futbolculuk değil oyun kuruculuk (quarterback) yeteneğini de alan NFL kardeşleri Peyton ve Eli Manning, babası Cesare Maldini’nin çalıştırdığı Milli takımda oynayan Paolo Maldini, babası Giles’i Formula 1 uğruna kaybetmesine rağmen onun direksiyonuna geçen Jacques Villeneuve, en bilinen örnekler. Listeyi uzatmak mümkün, hatta gen transferinin birden fazla jenerasyonu kapsadığı üç jenerasyondur NASCAR yarışcısı olan Earnhardt’lar gibi örneklerden de bahsedilebilir.

Bu saydığım örneklerin hepsi babalarının mesleklerini devam ettiren sporcular. Bir de bunların arasında babalarının sporculuğunu devam ettirip spor dalında farklılaşan isimler var, bu yazının konukları da onlar.  Ben bildiğim birkaç isimden bahsettim, sizin bildikleriniz varsa ve eklerseniz sevinirim.

Devamı… “Babalar ve Çocukları”

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , ,


Haz 12 2011

Küçük bir Liverpool hikayesi

Kategori: FutbolCeyla Kütükoğlu @ 7:42 am

Reader, Hours, Billy Elliot gibi ödüllü filmlerin yönetmeni Stephen Daldry’in 98 Dünya Kupası’nın ardından çektiği nefis bir kısa film var, “Eight” (Sekiz). Hillsborough faciasında babasını kaybetmiş sekiz yaşındaki Jonathan’ın Liverpool hikayesi. Tam olarak bir futbol flmi olmasa da harika bir futbol öyküsü diyebileceğimiz bir film. Her Liverpool hayranının kendinden bir parça bulabileceği hem sevimli hem dokunaklı bir öykü. Ben de Jonathan’ın yaşlarındayken keşfetmeye başladığım Liverpool’un en sevdiğim oyuncusuna Johathan’ın sarıp sarıp defalarca izlediği o golle aşık olmuştum. Belki de o yüzden ayrı bir sevdim bu filmi.

Babasını en büyük tutkusunun maçı uğruna kaybeden sekizlik ufaklığın futbol tarihinin en vahim facialarından birini anlatığı bölüm ise muhteşem…”I never knew my Dad. He died before I was born. He was at a football match. He wasn’t a player or nothing. Just watching. That’s all – just watching… But before that, before that… …he was an astronaut.” (Babamı hiç tanıyamadım. Ben doğmadan önce ölmüş. Bir futbol maçındaymış. Oyuncu falan değilmiş. Sadece izliyormuş. Hepsi bu – sadece izliyor… Ama ondan, ondan önce …bir astronottu.)

İyi seyirler…

Not: Bu şaheseri keşfetmeme vesile olan Ali Murat Hamarat ve onun arkadaşı Barış Karacasu’ya da teşekkürler.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , , ,


May 03 2011

Online spor kanallarına ilgi artıyor

Kategori: Medya,Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 2:51 am

Dünya’da özellikle Amerika spor izleyicisinin önemli bir kısımın spor yayınlarını internetten takip ettiği görülüyor. Sadece canlı maç yayını değil, maç sonrası özetleri, haberleri izlemek için de büyük bir kesim online kaynaklara yöneliyor. Bu kaymanın fark edilmesiyle kanallar ve spor organizasyonları hem online kanallarına ve uygulamalarına büyük yatırım yapmaya başladı. Artık yayıncılar ve içerik üreticiler hem platformlarını geliştirmeye hem de bu kanalların tanıtımına daha fazla önem veriyor. Spora yönelik içerik üretimin en yoğun olduğu Amerika’da gerek paralı gerek ücretsiz pek çok internet yayına ulaşmak mümkün. NBA, NHL, MLB, ATP online içeriği paralı sunarken, CBS NCAA maçlarını, ESPN360.com üyelerine tüm maçları, TennisChanel.com da bazı turnuvaları ücretsiz yayınlıyor. Giderek artan bağlantı hızı ve yayıncıların online platformları, spor yayıncılığı en çok da spor reklamcılığı için yeni bir kapı oldu. Veriler ortaya koyuyor ki izleyiciler online içeriği büyük bir iştahla tüketiyor. Bu da belirli bir hedef kitleye ulaşmak isteyen reklamcılar için ise bu bulunmaz bir fırsat.

Örneğin yayını dünya çapında kendi kanalı ve pek çok yayıncı kuruluşla anlaşmalı gerçekleştiren NBA, izleyicilerinin internet ve mobil platformlarından takip oranıyla birlikte en önemli ürünlerinden biri haline getirdiği League Pass’a yüklenmiş durumda. Sonuç olarak NBA sadece online kanalı aracılığı ile 1.9 milyar video gösterim sayısını geçti bile. Bu geçtiğimiz sene yine play-off öncesi döneme göre %140 artış elde edilmiş demek oluyor.

Devamı… “Online spor kanallarına ilgi artıyor”

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , ,


May 02 2011

Kampanya Analizi: Write the Future

Kategori: Dünya Kupası,Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 3:57 pm

Pazarlama iletişimi üzerine master yapıyorum ama tabii ki bütün ödev konularım spor üzerine. İşte Nike’ın Dünya Kupası öncesi ve sırasında çok konuşulan Write the Future kampanyası ve analizi. Kampanya başlarken hedef neydi, ne gibi sonuçlara ulaşıldı…aşağıda.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , ,


May 01 2011

Pistol vs The Iceman

Kategori: NBACeyla Kütükoğlu @ 7:10 am

NBA All-Star hafta sonu All-Star maçı kadar yetenek yarışmaları ile dikkat çekiyor. Bu sene JaVale McGee ve Blake Griffin ile Cirque de Soleil’e dönene Slam Dunk maçtan daha fazla ilgi çekti. Yıllar içinde değişmeyen yarışmalar olduğu gibi bir iki sene uygulanıp daha sonra vazgeçilen yarışmalar da var. Bunlardan biri sokak basketbolunun oyunlarından biri olan H-O-R-S-E. Bizdeki adam asmacanın basketbol versiyonu olan oyun iki oyuncu arasında kendi belirledikleri atışların aynısını yapma üzerine kurulu.

H-O-R-S-E oyunu All-Star haftasonunun sadece iki sezon yapıldı. 2009 ve 2010 All Star’larında yapılan iki H-O-R-S-E oyununu da Kevin Durant kazandı. Sponsoru nedeniyle yarışma 2010′da G-E-I-C-O olarak da düzenlendi. Aslında sponsora en kolay pazarlanacak yarışmalardan bir olarak çabuk vazgeçilmiş.

All-Star’da sadece iki sezon oynanmış oyunun 1977-78 versiyonu daha güzel, hatta bu yazının da ilham kaynağı. NBA o sezon yayıncı kuruluş CBS’le birlikte H-O-R-S-E turnuvası yapıyor ve bunu mini program olarak sezon boyunca yayınlıyor. Önceden çekilmiş programlar maçların devre arasında gösteriliyor. 77-78 sezonunda yapılan turnuvaya Pete Maravich, George Gervin ve Bob McAdoo gibi efsaneler katılıyor, kazanan Pistol Pete oluyor.

Aşağıda Pistol Pete’in The Iceman George Gervin’e karşı oynadığı H-O-R-S-E oyunu var.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , , , ,


Nis 09 2011

Basit bir jenerikten çok ötesi

Kategori: Spor Pazarlaması,Spor TVCeyla Kütükoğlu @ 6:15 am

Dünyanın en büyük ligi olmak, yüksek bir marka değeri yaratmak kolay bir şey değil… Ona bağlı çıkardığınız her ek ürün, ana ürünle aynı hatta daha iyi kalitede olmalı…İşte Premier lig ve Premier League TV örneği… İncelenecek, kouşulacak çok şey var. Basit bir introdan yola çıkalım. Aşağıdaki 2 video PLTV’deki iki programın intorları. Bir tanıtım videosu veya reklam filmi değil, bir program jeneriği. Victor Martinez imzalı bu jenerikler, hem yaratıcı hem üst kalite. Bir Premier Lig olmak kolay değil.

Paylaş
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Etiketler: , ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »