Avrupa’da futbol sezonu açılmadan önce yine transfer sezonunda fırtınalar koptu. Real Madrid yine yaptı yapacağını ve paranın satın alabileceği en iyi oyuncuları takıma kattı. Florentino Pérez’in başkanlığında 2000 sezonundan itibaren Real Madrid sürekli Dream Team kurma hayalinin peşinde oldu. 2005-2006 sezonunda dönemin en iyi oyuncuları Beckham, Zidane, Ronaldo, Roberto Carlos, Raul’u aynı anda oynatan Real Madrid, ne yaptıysa o dönemde başarı anlamında çok bir şey elde edemedi. Pérez başkanlığındaki 6 yılda sadece bir, sonraki dönemde de yine bir şampiyonlukla yetindiler. Şampiyonlar Ligi’nde ise Real Madrid çoğu zaman yarı finalden öteye gidemedi. Pérez yaklaşık 4 sezonluk bir aradan sonra kulübün başına tekrar geçtiğinde yine eski alışkanlığına döndü. Dream Team’i kurmak, Real Madrid’i yıldızlar topluğuna çevirmek. Bütün küçük çocuların hayalidir en iyi oyuncuları aynı anda sahada oynatmak. Bir iş adamının veya kulüp başkanın değil. Çünkü futbol bir takım oyundur ve yıldız sayısı arttıkça başarı ters orantılı olarak düşebilir. Çünkü o kadar çok ego aynı anda haraket edemez. Alınan oyuncunun takım için yararı ve takım dinamiğine katkısı yıldızının parlaklığından önemli olmalı. Ancak Real Madrid ve onun İngiltere’deki kopyası Manchester City bunu pek önemsemiyor.

