Futbola gönülden bağlı ülkelerde en zorlu meslek teknik direktörlük olsa gerek. Birkaç yenilgiyle ne adamlığınız ne de insanlığınız kalır. Veya bir ülkenin kaderini değiştiren büyük adam da olabilirsiniz. İşte futbolun ilahlarının doğduğu Latin Amerika’dan buna ilginç bir örnek. Latin Amerika’nın nispeten gölgede kalmış ülkesi Şili futbolu için şu sıralar en önemli isim Milli Takımın teknik direktörü Marcelo Bielsa. “Loco” (deli) lakaplı Bielsa ülkede o kadar seviliyor ki yıllardır hasret oldukları Dünya Kupası’na katılmanın heyecanıyla Şilili taraftarlar tarafından azizlik mertebesine yükseltilmek isteniyor. Öyleki Şili’deki Futbol Fanatikleri Derneği bunun için ilginç bir kampanyaya imza atmış.
Şili Futbol Fanatikleri Derneği Grey reklam ajansı ile beraber hazırladıkları kampanya ile “deli teknik” direktör Marcelo Bielsa yeni adıyla San Marcelino için sanal bir tapınak oluşturulmuş. “Bir mum yakın” sloganıyla başlatılan kampanyanın sitesi ile taraftarlar Şili’nin ilk futbol azizini yaratmak için 100 bin mum yakmaya davet ediliyor. Siteyi bugüne kadar yaklaşık 130 bin kişi ziyaret etti ve 70.300 kişi sitede mum yaktı. Devamı… “Şilililerin Aziz ilan ettikleri Teknik Direktör”
Etiketler: Dünya Kupası, Futbol, Marcelo Bielsa, Şili

Avrupa’da futbol sezonu açılmadan önce yine transfer sezonunda fırtınalar koptu. Real Madrid yine yaptı yapacağını ve paranın satın alabileceği en iyi oyuncuları takıma kattı. Florentino Pérez’in başkanlığında 2000 sezonundan itibaren Real Madrid sürekli Dream Team kurma hayalinin peşinde oldu. 2005-2006 sezonunda dönemin en iyi oyuncuları Beckham, Zidane, Ronaldo, Roberto Carlos, Raul’u aynı anda oynatan Real Madrid, ne yaptıysa o dönemde başarı anlamında çok bir şey elde edemedi. Pérez başkanlığındaki 6 yılda sadece bir, sonraki dönemde de yine bir şampiyonlukla yetindiler. Şampiyonlar Ligi’nde ise Real Madrid çoğu zaman yarı finalden öteye gidemedi. Pérez yaklaşık 4 sezonluk bir aradan sonra kulübün başına tekrar geçtiğinde yine eski alışkanlığına döndü. Dream Team’i kurmak, Real Madrid’i yıldızlar topluğuna çevirmek. Bütün küçük çocuların hayalidir en iyi oyuncuları aynı anda sahada oynatmak. Bir iş adamının veya kulüp başkanın değil. Çünkü futbol bir takım oyundur ve yıldız sayısı arttıkça başarı ters orantılı olarak düşebilir. Çünkü o kadar çok ego aynı anda haraket edemez. Alınan oyuncunun takım için yararı ve takım dinamiğine katkısı yıldızının parlaklığından önemli olmalı. Ancak Real Madrid ve onun İngiltere’deki kopyası Manchester City bunu pek önemsemiyor.
Devamı… “Real Madrid Futbolu Öldürüyor Mu?”
Etiketler: Christiano Ronaldo, Futbol, Kaka, Real Madrid, Transfer

Sporda pazarlamayla ilgili kitapların ve yazıların pek çoğunda sıkça bahsedilen bir örnek vardır: Manchester United. Sportif başarının yanında pazarlama başarısı nasıl elde edildi, nasıl bir dünya takımı oldu vs vs… Dünyanın en önde gelen spor markalarından biri olan Machester United bugün 7 kıtada taraftar grupları olan, yıllık 325 milyon Euro geliri olan bir kulüp.
Başka bir yazıda uzun uzadıya Manchester United’ın genel pazarlama stratejilerini incelemek isterim ama bu yazıda kulübün bir dünya markası olurken uyguladığı başlıca stratejilerden bahsetmek istiyorum.
Devamı… “Manchester United’ın Global Pazarlama Araçları”
Etiketler: Futbol, Manchester United, Sports Marketing
Sporun durgunluk dönemine girdiği yaz döneminde biraz transferden ve dikkat çekici gelişmelerden bahsedelim.
NBA: Shaquille O’Neal, Ben Wallace ve Sasha Pavlovic takası sonucu Cleveland Cavaliers’a transfer oldu. Söylentilere göre Shaq takasını popüler sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan öğrendi. Geçen sezonun şampiyonluğu en çok yaklaşan takımlarından Cleveland, Le Bron’un yanına kuvvetli bir pivot alarak şampiyonluk için bu sene daha da iddialı hale geldi.
Futbol: Konfederasyon kupasında Amerika, Kasım 2006′dan beri yenilmeyen İspanya takımını 2-0 yenerek bütün dünyayı şoka uğrattı. Demekki Amerikalılar futbolu o kadar da sevmiyor değilmiş
Futbol: Yurtdışındaki en başarılı Türk futbolculardan Nihat Kahveci sürpriz bir transferle tekrar yuvasına yani Beşiktaş’a döndü. Nihat Beşiktaş’la 3 yıllık anlaşma imzaladı.
Tenis: Rafael Nadal, Roland Garros’ta yaşadığı şokun ardından sakatlığının ilerlemesi sebebiyle Wimbledon’a katılamadı. Turnuvanın ilk süprizini Maria Sharapova’yı ilk turda yenen Gisela Dulko gerçekleştirdi.
Motor Sporları: Türkiye Rallisi yeniden Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) takvimine alındı. Türkiye Rallisi 16-18 Nisan 2010′da düzenlenecek.
Motor Sporları: Formula 1′de yer alan markalar, FIA’nın gelecek yıl için aldıüı bütçe kararlarını protesto etmek için Formula 1′den çekilip ayrı bir şampiyonası oluşturma kararı aldılar. Kararı değiştirmek için Formula 1′in patronu Bernie Ecclestone FIA ve otomobil üreticileri birliği FOTA arasında arabulucuk yapacak.
Etiketler: Cleveland Cavaliers, Formula 1, Futbol, Konfederasyon Kupası, NBA, Shaq, WRC
Geçtiğimiz haftalarda, Amerikan Başkanı Barrack Obama, Amerika’nın 2018 veya 2022 Dünya Kupası için aday olabileceğini açıkladı. Burada sorulması gereken önemli bir soru var. Ama neden? Futbolun tüm dünyayı sarmış, neredeyse bir din haline gelmiş bir aktivite olduğunu düşünsek de, ortada çok açık bir durum var. Sporun 7 gün 24 saate yayıldığı Amerika’da futbol ne yapılırsa yapılsın sevilmemektedir. Yapılan tüm çalışmalara, pazarlama aktivitelerine, başarılara rağmen futbol hala Amerikalılar için sevimsizdir. 1994 Dünya Kupası organizasyonu, 1999 Bayanlar Dünya Kupası Şampiyonluğu (hem de Amerika’da), Mia Hamm, David Beckham, ki sonuncusu artık son çareydi, hiç biri işe yaramamıştır. Amerika’da futbolun adı football bile değildir, soccer’dır. Ki büyük ihtimal bu bu kelime berbat anlamına gelen sucker’dan türemiştir.
Peki Amerikalıların ataları Avrupalıların yaşam sevinci, güney komşuları Güney Amerikalıların ise varoluş nedeni olan futbol, Amerikalıların kendileri tarafından neden sevilmez? İşte nedenleri:
Devamı… “Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?”
Etiketler: Futbol, NFL, Soccer