Geçen bahar, Türk Havayolları Barcelona Kulübü’ne sponsor olarak spor sponsorluğu alanında çok büyük bir açılım yapmıştı. Barcelona’nın ardından Manchester United geldi ardından Eurolegue sponsorluğu. Şimdi de gündem de yeni marka elçileri var: Kobe Bryant ve Caroline Wozniacki. Toparlarsak futbol, basketbol, tenis, okçuluk. Kimbilir belki yakında da golf, kayak ve yüzme.
Türk Havayolları spor sponsorluğunda yeni bir firma değil. Yıllardır Türkiye Futbol Federasyonu ile yürüttükleri bir Milli Takım sponsorluğu var. Bunun haricinde İstanbul Cup ve Dünya Okçuluk Federasyonu’nu ile işbirlikleri ile tenis, okçuluk gibi farklı sporlara desteği mevcut. Spor sponsorluğu yeni değil ama bakış açıları yeni. THY artık büyük düşünüyor, büyük oynuyor. Üstelik bunu “Globally Yours” diyerek mesajlaştırdıkları bir dünya markası hedefinin etrafında son derece başarılı bir strateji ile ilerletiyor. Miktarlardan çok emin olmasam da harcadıkları toplam bütçenin astronomik olmadığını ve yatırımın geri dönüşü (ROI) açısından da çok verimli olduğunu düşünüyorum. THY’nin Barcelona ve Manchester United’e 3 yıl için ödeyeceği miktar 19 milyon Euro. Türkiye’nin büyük reklam verenlerininin yıllık reklam yatırımlarının çok çok azından bahsediyoruz. Tabii bu sadece kulüplere ödenen bedel. Bunun yanında reklam filmleri, tanıtımlar ve medya harcamalarıyla miktar çok daha yükseliyor. THY’nin 2010 yılı için açıklanan toplam reklam yatırımı yaklaşık 70 milyon lira. 2011′de bu miktar daha da artması öngörülüyor. Bu yatırımın yurtdışı yatırımları da kapsadığı düşünülürse ödenen bedel karşısında alınan faydanın fazlalığı da görülebilir. Yurt içinde oldukça ses getiren bu sponsorlukların dünya çapında etki göstermesi bir kaç yılı bulacak bir süreç. THY, şu anda yaptığı gibi bu işbirliklerini doğru mesajlarla harmanlamaya devam ederse uluslararası marka bilinirliği büyük ölçüde artacaktır. Uluslararası spor organizasyonları ile beynimize kazınan BNP Paribas, Emirates ve Qatar Airways’ten çok daha başarılı olacaklarına eminim.



