Şub 05 2012

Bir reklam bu kadar para eder mi?

Kategori: NFL,Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 1:52 pm

Geleneksel Super Bowl yazısı için geç kaldım ama unutmadım. Bu yıl herkesi sayılarla boğmaktansa Super Bowl’un reklamcılık dünyasının Kadir Gecesi olmasının ardında yatanları paylaşmak istiyorum. Artık herkes biliyor, Super Bowl televizyon tarihinin en pahalı reklam spotuna sahip programı.

Bu yıl tek bir reklam spotu için biçilen değer 3.5 milyon dolar oldu. Yani Türkiye’de televizyonda reklamlarını gördüğünüz pek çok firmanın yıllık toplam reklam bütçesinden fazla. Geçen yıl bu bedel 3 milyon dolardı. Yayıncı kuruluş Fox’un reklamverenlerle yaptığı anlaşmaya göre her yıl %10’luk bir artış öngörülmüştü ancak kanala göre bedel çok daha fazla olmalıydı. Öyle de oldu. Fox’un Super Bowl gecesi toplam reklam beklentisi 250 milyon dolar, bu nedenle spot başına düşen bedel de bu kadar yüksek. Bu reklamlar bu paraya gerçekten değer mi?

Tüm dünyada ekonomik kriz konuşulurken, 30 saniyelik tek bir reklam spotunun fiyatı nasıl 3.5 milyon dolara dayanır bunun basit bir kaç nedeni var.

1) Super Bowl reklamları tek bir spottan ibaret değil. Devre arasında gösterilen reklamlar öncesi ve sonrasıyla 1 aydan fazla süren bir kampanyanın bir parçası. Maç sırasında yayınlanan reklam da kampanyanın zirve noktası. Bir spota bu kadar para vermiş bir firmanın reklamla yetineceğini de düşünmemek lazım. Reklamda yaratılan karakter, hikaye vs ile ilgili mikro websiteleri, kampanyaya bağlı bir promosyon, sosyal medya etkileşimi hepsi kampanyanın öğeleri ve seyirciyi tüketiciye dönüştürme hedefinin önemli parçaları.

2) Reklamlar içeriğin ta kendisi. 100 milyondan fazla kişi izliyor ama bir çoğu için maçın sonucunun pek bir önemi yok. Super Bowl, reklamların zaplanmadığı aksine rol çaldığı tek televizyon programı . Reklamlar öyle önemli ki NBC televizyonunun maç analistlerinden bazılarının maçı stadyumdan değil evden izlemeleri gerekiyor. Reklamları kaçırmamaları için!

3) Teknoloji ve sosyal medyanın çarpan etkisi var. Super Bowl reklamlarında 3D teknolojisi, QR kodlar ve mobil uygulamalar gibi teknolojinin reklamverenlere sağladığı bir sürü yenilik kullanılıyor. Reklam arasında herkes telefon ve bilgisarları ile ilgili websitelerine giriyor. Reklamlar bir ay öncesinde Youtube’a düşüyor ve sosyal medya platformlarında defalarca paylaşılıyor. Geçen yılki Volkswagen mini Dart Vader reklamı 15 milyondan fazla kez izlendi. 2011 reklamlarının tamamı toplamda 360 milyon kez izlendi. Geçen yıl Super Bowl günü 6 saatte 4.5 milyon Super Bowl tweeti atıldı. Eskiden bir konuşuluyorsa artık sosyal medya ile 10 konuşuluyor.

4) Ölçülebilir reklam. Kampanya sınırlı bir zaman dilimini kapsadığından özellikle de bir promosyon içeriyorsa satış rakamları, sosyal medya etkisi reklamın etkisinin ölçülebilmesini sağlıyor. Fox büyük kapsamlı araştırmalar yaptırıyor ve sonuçları reklamverenlerle paylaşıyor. Sosyal medya araştırmaları da reklamın etkinliğini ölçmede büyük rol oynuyor.

5) Spor, televizyonun sahip olduğu en iyi program türü. Milyonları ekrana kilitelemenin en kolay yolu spor karşılaşmaları, Heyecan, aksiyon, korku , çoşku, aidiyet duygularının hepsinin birden yaşanabileceği bir program daha yok. TÜm dünyada spor karşılaşmalarının yayın hakları televizyonculuğun en pahalı kısmını oluşturuyor. Spora eğlence katmaksa bu değerin katlanmasına sebep oluyor.

Peki neden Super Bowl? Reklamcılığın bir felsefesi varsa, bu felsefenin an öğretisi “Perception is Reality, Algı Gerçektir” dir. Gerçekten bir reklamcılık fenomeni olan Super Bowl da algı yaratmanın en güzel örneği. Sporcusu, televizyoncusu, ajansı, reklamvereni, sanatçısı el birliği ile Super Bowl’un yeryüzünün en büyük televizyon etkinliği olduğunu algısını yaratmayı başardılar. Super Bowl’u kurgulayanlar bunu bir futbol maçı olarak değil bir televizyon programı olarak kurguluyorlar. İşin eğlenme yanı bu kadar ön planda olunca, Amerikan futbolu dünyanın en popüler sporu olmasa da Super Bowl, spor reklamcılığının zirvesini oluşturuyor. Devre arası şovu ise yayınlandığı maçın önüne geçebilen tek etkinlik olarak dikkat çekiyor. Tüm bunlar yüzünden yılın en çok konuşulan etkinliği ama maçın sonucunu kimse hatırlamıyor. Madonna bile Super Bowl devre arası şovunda sahne almasını kariyerinin dönüm noktası olarak ifade ediyorsa, algının gerçeklik payını tartışmamıza gerek yok demektir.,

Son olarak Super Bowl reklamları ile ilgili bir infografik paylaşayım.

Devamı… “Bir reklam bu kadar para eder mi?”

Etiketler: , , , ,


Şub 05 2012

Yeni başlayanlara NFL hikayeleri

Kategori: NFL,Spor DallarıCeyla Kütükoğlu @ 11:20 am

NFL’in en güzel yanı sezonun kısa sürmesi. Sayılı gün çabuk geçiyor. Super Bowl günü göz açıp kapayıncaya kadar geldi çattı. Tom Brady’li Patriots, Manniglerin küçüğü Eli’nın takımı Giants’a karşı. 2007′nin rövanş maçında Tom Brady, Eli Manning’den intikamını alıp 4. Super Bowl şampiyonluğunu alacak mı göreceğiz. Finalden önce bu sezon ilk kez tam sezon NFL izlemiş olmanın verdiği heyecanla aklımda neler kaldı onu yazayım.

NBA lokavtının sezondan çalması ve ESPN America’nın yurda girişiyle özellikle sporsever Twittter dostlarım arasında NFL izleyen popülasyonunda ciddi bir artış gözlemledim bu yıl. Şahsen benim için NFL demek Super Bowl demek o da reklam demektir. Amerikan Futbolu’nda kuralların tamamını hala bilmiyorum ama ilgimi çekiyor izliyorum. Yıllardır ilgimin odak noktası Super Bowl, reklamlar ve etrafında dönen ekonomi olmuştur. Bu sezonsa biraz daha fazlasına vakıf oldum, hoşuma da gitti ne yalan söyleyeyim. Şimdilik takımları sadece quarterback ekseninden değerlendiren sığ bir bakış açım var ama popüler ne varsa takip edebildim.

Aslında NFL de sezon başında NBA gibi lokavta girmiş sezonun zamanında başlayamaması tehlikesi ile karşı kaşıya kalmıştı. Spor ekonomisi tanrıları devereye girdi ve bir ülkeye iki lokavt fazla denilmesiyle sezon normal zamanda başlamıştı. NBA’in yokluğunda farklı coğrafyalarda da rol çalan NFL’de bu sezon hikaye sever Amerikalıların bayılacağı bir sürü hikaye çıktı. Sezonun en büyük hikayesi, 15 maç boyunca yenilmezliğini sürdüren Greenbay Packers’ın mükemmel sezon ihtimaliydi. Packers yenilmedikçe istatistikçiler çoştu, Aaron Rodgers rolü için aktörler çalışmalara başladı. Ama mükemmelliğe giden yolda bir tümsek bir çuval inciri berbat etti. Kansas Chiefs 16. maçında Packers’ı devirdi ve normal sezondaki ilk yenilgisini tattırdı.Buna rağmen gücünü yitimeyen Packers’ı Super Bowl yolundan döndüren ise bu gece sahne alacak New York Giants oldu.

Bireysel hikayelerde önce çıkan kişi ise Amerika’nın Messi’si olamasa da mesihi ilan edilen Tim Tebow’du. Gerçekten iyi bir quarterback mi yoksa sadece bir “Gösteri Peygamberi” mi tam olarak anlaşılamasa da tüm manşetleri o süsledi.  Denver Broncos’un biri playofflarda olmak üzere 6 maçı geriden gelerek kazanmasında büyük pay sahibi olan Tim Tebow, maç sonunda yaptığı Francois Pienaar vari dua hareketiyle ve maç içi mucizeleriyle Amerika’nın aradığı ilahi sportif kahramandı. Playoff’ta uzatmaya giden Pittsburg Stealers maçının son dakikalarında verdiği touchdown pası herkesin kafasında acaba ilahi bir güç var mı sorusunu getirse de Tebow ve Broncos’un sezonu bu gecenin diğer yıldızı New England Patriots’un karşısında alınan gurur kırıcı yenilgiyle sona erdi. San Francisco 49ers’ın uzun yılllar sonra gelen NFC finali San Fransisco sokakları sakinlerinin aklını yitirmesine neden olurken (bkz. Youtube), Manning’lerin büyüğü Peyton’suz Indianapolis Colts’un sezonun 2 galibiyetle tamamlaması sezonun kaybedeni ödülünü Indianapolis’e götürdü.

Finalde ne mi olur…orasını uzmanlara sormak lazım :)  http://tr.eurosport.com/amerikan-futbolu/

Etiketler: , , , , , ,


Eyl 25 2010

UFL Reklamları – Get Closer to the Action

Kategori: Futbol,Spor Reklamları,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 4:43 pm

United_Football_League_(2009)_logoAmerikan futbolu denince akla hemen NFL geliyor ama bir başka lig daha var Amerika’da. UFL (United Football League) oldukça yeni bir lig. bu yeni lig, 2007-2008 yıllarını deneme sezonları ile geçirmiş. 2009 yılı ise resmi ilk sezonun oynandığı yıl olmuş. Başlarda proje olarak NFL(National Football League)’in gelişim ligi olarak düşünülmüş olsa da NFL’den tamamiyle bağımsız bir lig. BU nedenle NFL takımlarının olmadığı şehirlerin takımlarının mücadelesine sahne oluyor. Şimdilik sadece 5 şehirden 5 takım var. Bu 5 şehir Florida, Hartford, Las Vegas, Omaha ve Sacramento. Amerikan Futbolu veya NFL’in kendiyle çok olmasa da reklam dünyası ile çok ilgiliyim. İşte bu yüzden UFL’le ilgilenme nedenim de reklamlar oldu.

Devamı… “UFL Reklamları – Get Closer to the Action”

Etiketler: , , , ,


Eyl 06 2009

Dünyanın En Değerli Spor Varlıkları

Kategori: Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 4:03 pm

moneyballSportspro Magazine, dünyanın en büyük spor markaları ve varlıkları arasında yaptığı karşılaştırmalı analiz sonucu dünyanın en değerli spor varlıklarını belirledi. Amerikan liglerinin başı çektiği listede, Amerikan Futbol Ligi NFL 4.5 milyar dolarlık değeriyle birinci sırada yer alıyor. NFL’i 3.9 milyar dolarlık değerle Amerikan beyzbol ligi ve 3.22 milyar dolarlık değerle NBA izliyor. FIFA Dünya Kupası, Amerikan liglerinden sonra en değerli uluslararası spor markası olarak listede karşımıza çıkıyor. Listedeki en sürpriz marka ise Hindistan Kriket Premier Ligi. Sadece iki yaşında çok genç bir lig olmasına rağmen Hindistan Kriket ligine Dünya Kupası’ndan sadece 100 milyon dolar eksik yani 1.6 milyar dolarlık bir değer biçilmiş. İngiltere Premier ligi ise sahiplerinin farklı firmalar ve kulüpler olması nedeniyle listeye dahil edilmemiş.

Sports Magazine’nin listesinde ligler, spor kulüpleri, sporcular, önemli organizasyonlar ve turnuvalar toplam değerlerine göre sıralanıyor. Listede en yüksek sırada yer alan futbol kulübü 1.5 milyar dolarlık değeriyle 8. sıradaki Manchester United oldu. Manchester United’ten sonra en değerli kulüp ise yıldızlar topluluğu Real Madrid. İki Türk kulübü, Fenerbahçe ve Galatasaray da 200’lük listeye girmeyi başardı. Fenerbahçe 169. sırada yer alırken Galatasaray 179. sırada yer alıyor.

Devamı… “Dünyanın En Değerli Spor Varlıkları”

Etiketler: , , , , , , , , ,


May 04 2009

Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?

Kategori: Futbol,GenelCeyla Kütükoğlu @ 2:30 am

handeggGeçtiğimiz haftalarda, Amerikan Başkanı Barrack Obama, Amerika’nın 2018 veya 2022 Dünya Kupası için aday olabileceğini açıkladı. Burada sorulması gereken önemli bir soru var. Ama neden? Futbolun tüm dünyayı sarmış, neredeyse bir din haline gelmiş bir aktivite olduğunu düşünsek de, ortada çok açık bir durum var. Sporun 7 gün 24 saate yayıldığı Amerika’da futbol ne yapılırsa yapılsın sevilmemektedir. Yapılan tüm çalışmalara, pazarlama aktivitelerine, başarılara rağmen futbol hala Amerikalılar için sevimsizdir. 1994 Dünya Kupası organizasyonu, 1999 Bayanlar Dünya Kupası Şampiyonluğu (hem de Amerika’da), Mia Hamm, David Beckham, ki sonuncusu artık son çareydi, hiç biri işe yaramamıştır. Amerika’da futbolun adı football bile değildir, soccer’dır. Ki büyük ihtimal bu bu kelime berbat anlamına gelen sucker’dan türemiştir.

Peki Amerikalıların ataları Avrupalıların yaşam sevinci, güney komşuları Güney Amerikalıların ise varoluş nedeni olan futbol, Amerikalıların kendileri tarafından neden sevilmez? İşte nedenleri:

Devamı… “Amerikalılar Futbolu Neden Sevmez?”

Etiketler: , ,