Londra 2012 Olimpiyatı düzenleme komitesi, hedeflenen olimpiyat öncesi sponsorluk gelirinin en üst sınırına ulaştıklarını açıkladı. Komite, Olimpiyat için hedeflenen toplam gelirin 1/3′üne eşit olan 700 milyon Poundluk kısmını şimdiden yapılan anlaşmalarla sağladı. Olimpiyatları düzenlemek için toplam 2 milyar pound sponsor gelirine ihtiyaç duyan komite, olimpiyattan iki sene ulaştığu bu miktarla sponsorluk gelirinde rekor kırabileceğinin sinyallerini veriyor. Tabii ki, sponsorların büyük çoğunluğunun frene basmasına yol açan 2008 krizi gibi bir kriz tekrar yaşanmazsa veya İngiltere’nin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk aşılabilirse.
Londra 2012 ekibi elini çabuk tutup organizasyonu kazandıkları yıl 2005′te sponsor arayışına başladı. IOC’nin global sponsorlarının haricinde özellikle yerel sponsorları hedef alan bu arayış ile anlaşmaların bir çoğuna 2008 küresel ekonomik krizinden önce imza attılar. Bu nedenle, 700 milyon poundluk gelirin 450 milyonu 2008 öncesi anlaşmalardan geliyor. Anlaşma yapılan büyük sponsorlar arasında British Airways, BP, Llyods TSB, Nortel ve EDF gibi aynı zamanda dünya devi olan firmalar var. Bu firmaların her biri yaklaşık 40 milyon poundluk bir sponsorluk bedeli ödüyor. Bir çoğu şimdiden sponsorluklarını faaliyete geçirmek için iletişim çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerine başlıyor.
Londra 2012 yerel sponsorlar açısından iyi bir yolda iken IOC global sponsor ile zaman zaman sıkıntı yaşıyor. Olimpic Movement içinde bulunan global sponsorlardan Lenovo ve Kodak gibi bazı firmaların, Pekin 2008′in ardından ortaklığa devam etmeyeceklerini açıklaması IOC’yi de yeni sponsorlar bulmaya yöneltti. IOC bu konuda kıvrak davranarak giden sponsorlar yerine yenilerini bulmakta gecikmedi. Lenovo’nun gidişinin ardından Büyük Britanya pazarındaki etkinliğini artırmak isteyen Acer devreye girdi. Anlaşmalarını devam ettirmeyen diğer sponsorların yerine ise yenilerini bulmak için çalışmalar sürüyor.
Londra 2012′nin işe erken koyulup hedeflerine ulaşması İngiltere’nin son dönemde yaşadığı ekonomik durgunluğu da bertaraf etmek için önemli. Ekonomik açıdan ikinci Dünya Savaşı’nda bu yana en kötü dönemini yaşayan İngiltere, organizasyonun operasyonel kısmını yürütebilmek için tesisler konusunda bir an önce işleri bitirmeye çalışıyor. Sağlanan sponsorluk gelirleri komitenin elini rahatlatsa da, organizasyon için gerekli finansman ekonominin bu elverişsiz ortamında yeterince sağlanamıyor. Olimpiyatlar için ayrılan bütçenin bir kısmının özel bankaları finanse etmek için kullanılıyor olması ve bu kötü ortamda gösterişli bir olimpiyat düzenleme riski kamuoyunu endişelendiriyor. Ama tesisler ve Olimpiyat Parkı’ndaki çalışmalarla son IOC denetlemesinden başarı ile geçen Londra 2012 Komitesi, olimpiyatın hedeflendiği şekilde gerçekleşeceğine ve sponsorluk gelirlerinin 2012′ye kadar hedefe ulaşacağından emin.





