Kas 03 2010

Londra 2012 Sponsorluk Gelirleri

Kategori: Olimpiyatlar,Sponsorluk,Spor EkonomisiCeyla Kütükoğlu @ 5:50 pm

london2012

Londra 2012 Olimpiyatı düzenleme komitesi, hedeflenen olimpiyat öncesi sponsorluk gelirinin en üst sınırına ulaştıklarını açıkladı. Komite, Olimpiyat için hedeflenen toplam gelirin 1/3′üne eşit olan 700 milyon Poundluk kısmını şimdiden yapılan anlaşmalarla sağladı. Olimpiyatları düzenlemek için toplam 2 milyar pound sponsor gelirine ihtiyaç duyan komite, olimpiyattan iki sene ulaştığu bu miktarla sponsorluk gelirinde rekor kırabileceğinin sinyallerini veriyor. Tabii ki, sponsorların büyük çoğunluğunun frene basmasına yol açan 2008 krizi gibi bir kriz tekrar yaşanmazsa veya İngiltere’nin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk aşılabilirse.

Londra 2012 ekibi elini çabuk tutup organizasyonu kazandıkları yıl 2005′te sponsor arayışına başladı. IOC’nin global sponsorlarının haricinde özellikle yerel sponsorları hedef alan bu arayış ile anlaşmaların bir çoğuna 2008 küresel ekonomik krizinden önce imza attılar. Bu nedenle, 700 milyon poundluk gelirin 450 milyonu 2008 öncesi anlaşmalardan geliyor. Anlaşma yapılan büyük sponsorlar arasında British Airways, BP, Llyods TSB, Nortel ve EDF gibi aynı zamanda dünya devi olan firmalar var. Bu firmaların her biri yaklaşık 40 milyon poundluk bir sponsorluk bedeli ödüyor. Bir çoğu şimdiden sponsorluklarını faaliyete geçirmek için iletişim çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerine başlıyor.

Londra 2012 yerel sponsorlar açısından iyi bir yolda iken IOC global sponsor ile zaman zaman sıkıntı yaşıyor. Olimpic Movement içinde bulunan global sponsorlardan Lenovo ve Kodak gibi bazı firmaların, Pekin 2008′in ardından ortaklığa devam etmeyeceklerini açıklaması IOC’yi de yeni sponsorlar bulmaya yöneltti. IOC bu konuda kıvrak davranarak giden sponsorlar yerine yenilerini bulmakta gecikmedi. Lenovo’nun gidişinin ardından Büyük Britanya pazarındaki etkinliğini artırmak isteyen Acer devreye girdi. Anlaşmalarını devam ettirmeyen diğer sponsorların yerine ise yenilerini bulmak için çalışmalar sürüyor.

Londra 2012′nin işe erken koyulup hedeflerine ulaşması İngiltere’nin son dönemde yaşadığı ekonomik durgunluğu da bertaraf etmek için önemli. Ekonomik açıdan ikinci Dünya Savaşı’nda bu yana en kötü dönemini yaşayan İngiltere, organizasyonun operasyonel kısmını yürütebilmek için tesisler konusunda bir an önce işleri bitirmeye çalışıyor. Sağlanan sponsorluk gelirleri komitenin elini rahatlatsa da, organizasyon için gerekli finansman ekonominin bu elverişsiz ortamında yeterince sağlanamıyor. Olimpiyatlar için ayrılan bütçenin bir kısmının özel bankaları finanse etmek için kullanılıyor olması ve bu kötü ortamda gösterişli bir olimpiyat düzenleme riski kamuoyunu endişelendiriyor. Ama tesisler ve Olimpiyat Parkı’ndaki çalışmalarla son IOC denetlemesinden başarı ile geçen Londra 2012 Komitesi, olimpiyatın hedeflendiği şekilde gerçekleşeceğine ve sponsorluk gelirlerinin 2012′ye kadar hedefe ulaşacağından emin.

Etiketler: , , ,


Şub 14 2010

Olimpiyatlara Aday Olmak Yetmez Vizyon Gerek

Kategori: Genel,OlimpiyatlarCeyla Kütükoğlu @ 5:37 pm

chinaUntitledTürkiye, Olimpiyatlar, Avrupa Şampiyonaları, Dünya Şampiyonaları gibi pek çok uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmak için  sayısız adaylık başvurusunda bulunuyor. Olimpiyatlar haricinde futbol, basketbol, yüzme, formula 1 ve tenis (henüz akibeti belirsiz ama) gibi sporlarda büyük organizasyonların evsahipliğini de kazanmayı başardık. İşin kazanmakla bitmediğini organizasyon düzenlemenin zorluğunu ise yavaş yavaş kavrıyoruz. Türkiye bu tarz organizasyonlar için tesisleşme alanında önemli adımlar atıyor ve büyük yatırımlar yapıyor. Olimpiyat düzenleme aşkımız ise yasayla korunduğundan ilelebet devam edecek. Çünkü Türkiye dünyada olimpiyatları kazanıncaya kadar aday olma ısrarını yasalaştırmış tek ülke. Olimpiyat aşkımız aşikar ama spora ve sporcu yatırım yapma konusuna hazinemizde akrepler ülkemize engel oluyor. Sadece parasal yönden değil gelecek hedeflerimizde de henüz olimpiyatlar da başarı yok. Şimdilik olimpiyat evsahipliği bakış açımız altın günlerinden farksız.

Devamı… “Olimpiyatlara Aday Olmak Yetmez Vizyon Gerek”

Etiketler: , , , , ,


Haz 29 2009

Bir Olimpiyat Şehri: Barcelona

Kategori: OlimpiyatlarCeyla Kütükoğlu @ 2:10 pm
Olimpiyat Stadyumu

Olimpiyat Köyü

Küçüklüğümden beri sporla içiçeyim. İlk izlediğim tenis turnuvası hangisidir hatırlamıyorum ama ilk izlediğim olimpiyat 1992 Barcelona Olimpiyat Oyunları’dır. Güne olimpiyat maskotu Cobi’nin verdiği kısa öğütlerle başlayıp, TRT tarafından hangi karşılaşma, yarış veriliyorsa onu izliyordum. Sportif anlamda pek çok süpriz ve güzelliğin yaşandığı bir olimpiyattı Barcelona. Michael Jordan, Magic Johnson ve Larry Bird gibi efsaneleri oluşturduğu tarihin en iyi Dream Team’ini, 4 sene öncesinin altın kızı Steffi Graf’ın yarı finalde 16 yaşındaki Jennifer Capriati’ye yenilmesini, Linford Christie’nin 32 yaşında 100 m yarışını kazandığını gördük. Ayrıca 1992 yılında dağılan Sovyetler Birliğinden geriye kalan 15 ülkenin 12’sinin oluşturduğu Birleşik Takım’ın (Unified Team) tüm ülkeleri geride bırakmasına şahit olduk.

Şubat ayında Barcelona’ya giderek tüm bu hikayelerin yaşandığı yerleri ve olimpiyat müzesini gezme fırsatı buldum. Hem olimpiyat köyü hem de müze beni çok etkiledi. Hatırladığım ilk olimpiyat maskotuyla karşılaşmak da oldukça heyecan vericiydi. Gördüklerim sonucu Barcelona’nın, olimpiyatın bir şehri nasıl geliştirip, güzelleştirebileceğine dair en önemli örnek olduğuna karar verdim.

Devamı… “Bir Olimpiyat Şehri: Barcelona”

Etiketler: , , ,


Oca 05 2009

The Best of Us- En İyilerimiz

Kategori: Olimpiyatlar,Sports MarketingCeyla Kütükoğlu @ 5:48 pm

Pekin Olimpiyat Oyunları keşke hiç bitmeseydi isterdik ama yine de en büyük tesellimiz Pekin’in güzel yarışlar ve inanılmaz rekorlarıyla hafızalarımızda yer etmesi oldu. Herkesin konuştuğu Phelps ve Bolt’un haricinde başarılı olan tüm atletlerle birlikte spora kelimenin tam anlamıyla doyduk. Olimpiyat boyunca Phelps’in, Bolt’un, Isinbayeva’nın, Çinli dalıcıların , Dream Team’in insan üstü olup olmadıkları tartışıldı ki bence kesinlikle öyleler. Olimpiyat Komitesi de benimle aynı görüşteki Olimpiyat öncesi hazırladıkları bir filmle, ünlü atletleri insan ırkının en iyileri olarak biraz da tarihsel veya romansal kahramanlar olarak gösteriyor. Tüylerimi diken diken  eden (olumlu manada) bu çok güzel videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Best of us kampanyası ile ilgili detaylı bilgi için http://www.olympic.org/uk/bestofus/index_uk.asp

Filmde Phelps ve Bolt’un olmayışı onların kahramandan da öte olduklarını mı ima ediyor acaba? :) İşin en komik kısmı Pekin’e büyük umutlarla giden ve filmin önemli karakterlerinden Federer ve Manaudou’nun (özellikle Manaudou’nun) olimpiyattan sonra insan katına inmiş olmaları.


 

 


Etiketler: