Amerikan ABC televizyonunda spor odaklı yeni bir reality şov başlıyor. Spor dünyasının en eğlenceli kişiliği Shaquille O’Neal’in her programda ünlü bir sporcuyu ağırlayacağı program yine Shaq’ın kişiliğiyle orantılı olarak eğlenceli olacağa benziyor. Her programda Shaq, konuğu olan ünlü sporcuyla birlikte konuğunun yarıştığı spor dalındaki hünerlerini sergileyecek. Shaq bir hafta boyunca rakibiyle birlikte o spor dalında antreman yapacak.
Program fikri, yeni antreman şekilleri deneyen Shaquille O’Neil’den gelmiş. Amerikalılar büyük sporcuları başka sporlar yaparken görmek istediklerini düşünen Shaq performanslarının zirvesindeki bu isimleri yenebilmek için çok çalışacağını söylüyor.
“Shaq vs.” isimli programda Shaq, Michael Phelps‘e karşı yüzecek, Serena Williams‘la tenis oynayacak, Ben Roethlisberger‘le Amerikan futbolu oynayacak. Programın gelecek konukları arasında Oscar de la Hoya, Lance Armstrong ve Keri Walsh gibi isimler geçiyor. Daha önce oyuncu olarak izlediğimiz farklı rollerde izlediğimiz Shaquille O’Neal bakalım diğer sporlar da ne kadar başarılı olabilecek ve bu girişim ABC’ye ne kadar rating getirecek?
http://sports.espn.go.com/nba/news/story?id=4341098
Etiketler: NBA, Reality şov, Shaquille O'Neal, Spor TV, TV

"Sakın bakma ama işte küçük Bayan "Her erkeğin fantezisi" geliyor.
Geçen hafta NTV Spor’da Liverpool- Preston maçını izlerken görüntü kalitesine aklım takıldı. Televizyon aynı televizyon, yayıncı aynı yayıncı ama görüntü kalitesinde bizim lig veya kupa maçarıyla arasında dağlar kadar fark var. Saha daha yeşil, hadi diyelim o bizim sahaların kötü zemininden kaynaklanıyor, ama formaların renkleri bile daha canlı. Kamera açıları, kameranın yakınlaşma oranları herşey daha iyi ve görüntü ve pozisyonlar çok daha net. Dediğim gibi daha HD teknolojisine falan da geçmedim. Aynı farkı Şampiyonlar ligi ve Türkiye ligi maçlarında görmek de mümkün.
Görüntü kalitesindeki bu farklılık beni Türkiye’deki spor yayıncılığı sorununa getirdi. Türkiye’de spor yayıncılığının en önemli sorunu yeterince spor kanalı olmaması. Digitürk’ten önce TRT 3 ve Eurosport’tan (ki türk değil yıllarca da türkçe versiyonu yoktu) başka spor kanalımız olmadı. Bir ara Supersport isimli bir girişim oldu ama o da kısa sürdü. TRT 3 yayın içeriğiyle bizler için belli bir anlamda tatminkardı. Sonuçta hepimiz tenisi, voleybolu, olimpik sporları TRT’den öğrendik. Ama yayın kalitesi, yorumcuları ve spikerleri çoğunlukla yetersizdi. Eurosport ise özellikle benim yaşımdaki pek çok spor tutkunun hayatının dönüm noktasıydı, hem spor bilgimi hem de ingilizcemi geliştiren en önemli kaynaktı. Ama Türk spor kanallarından bahsettiğimiz için Eurosport’u konuya dahil etmek doğru olmaz. Ayrıca bir spor tutkunu için sadece iki kanal yeterli olmaz. Türkiye’de spor kanallarının yetersizliğini düşününce keşke Amerikalı olsaymışım diyorum. Amerika’da sadece ESPN network bile Türk halkının spor açlığını doyuracak güçte.
Devamı… “Türkiye’de Spor Yayıncılığı”
Etiketler: Medya, Spor TV, Spor Yayıncılığı, Sports Marketing