
Sporda pazarlamayla ilgili kitapların ve yazıların pek çoğunda sıkça bahsedilen bir örnek vardır: Manchester United. Sportif başarının yanında pazarlama başarısı nasıl elde edildi, nasıl bir dünya takımı oldu vs vs… Dünyanın en önde gelen spor markalarından biri olan Machester United bugün 7 kıtada taraftar grupları olan, yıllık 325 milyon Euro geliri olan bir kulüp.
Başka bir yazıda uzun uzadıya Manchester United’ın genel pazarlama stratejilerini incelemek isterim ama bu yazıda kulübün bir dünya markası olurken uyguladığı başlıca stratejilerden bahsetmek istiyorum.
Devamı… “Manchester United’ın Global Pazarlama Araçları”
Etiketler: Futbol, Manchester United, Sports Marketing
Bir spor dalı veya bir lig başka ülkelere nasıl pazarlanır ? Buna en iyi örnek sanırım NBA’dir. Peki neden hiç bir spor basketbol kadar global başarıya veya bu kadar global ilgiye maruz kalmıyor? Bu sorunun cevabı NBA’in pazarlama stratejilerinde ve bunların verimliliğinde gizli. NBA her ne kadar Amerikan Basketbol Ligi olarak kurgulanmış bir lig olsa da farklı ülkelerden pek çok oyuncu ve dünyanın her yerinde taraftar kitlesine sahip global bir organizasyon. NBA’in temel pazarlama stratejisine bunu yansıtıyor: “Global Düşün, Yerel Hareket Et” (Think Global, Act Local). Ana ürün Kuzey Amerika pazarıyla sınırlı olsa bile, diğer pazarlar için yoğun pazarlama kampanyaları yürütülüyor. NBA’in başka ülke pazarlarını fethetmek için uyguladığı pazarlama stratejilerinin oyuncular, farklı kıtalardaki maçlar, mağazalar ve yayın haklarının üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Her sene Avrupa ve Çin’de düzenlenen NBA Live Tour ise NBA’in dış pazarlar genişleme stratejisinin bel kemiği.
Bu yazının devamını bu linkte bulabilirsiniz. Farklı spor dalları ile ilgili kaliteli yazılar için sporstüdyosu.com‘u mutlaka ziyaret edin.
Etiketler: EA Sports, NBA, NBA Europe Live Tour, Sports Marketing
Pazar günü oynanan Super Bowl XLIII ‘da Pittsburg Steelers’ ın Arizona Cardinals karşındaki 28-24′ lük galibiyeti Super Bowl tarihindeki en iyi maçlardan biri oldu. Peki kimin umrumda? Elbette Amerikan Futbolu fanatiklerinin umrundadır, ama geri kalana baktığımızda, insanların konuştuğu, üzerine yazılar yazdığı, analizler yaptığı tek şey var; o da Reklamlar!
Amerikalı pazarlamacı ve reklamcılar için Super Bowl, aralarda maç verilen, genişletilmiş içeriğe sahip uzun bir reklam kuşağı. Google’da Super Bowl diye bir arama yaptığınızda karşınıza reklam analizleri, reklamları yayınlayan video siteleri ve reklam yorumlarıyla ilgili bir sürü site çıkıyor. Bu kadar önemli ve ilgi çekici bir maçın skorunu bile 10 dakika sonuna bulabiliyorsunuz.
Geçen yazımda Super Bowl’daki 30 saniyelik bir spotun 3 milyon dolara satıldığından bahsetmiştim. Buna göre bir reklam spotu fiyatının ekonomik krize kafa tutarak geçen seneye göre %13 arttığı görülüyor. Maçtan sonra açıklanan verilere göre, maçı yayınlayan kanal NBC’i , sadece maçtan 206 milyon dolarlık bir gelir elde etmiş. Karşılaştırma yapmak gerekirse Türkiye’nin bir yıllık toplam açıkhava reklam yatırımlarıyla aynı. Toplam 32 tane reklamverenin en az 3 farklı spotla yer aldığı reklam kuşakları için firmaların %85′i 3 milyon dolarlık en yüksek bedelini ödemiş. NBC, Super Bowl reklam satışlarına Ekim ayında başlamış ancak son dakikaya kadar reklam satışı devam etmiş. Son dakikaya kadar satış, Türk kanalları tarafından benzer bir şekilde spor karşılaşmaları için yapılıyor.
Peki reklamverenler tek bir maça bu kadar yatırım yaparken bunun onlara ne ölçüde geri dönüşü oluyor?
Devamı… “Super Bowl – Reklam Yatırımlarının Geri Dönüşü”
Etiketler: Medya, Reklam, Sports Marketing, Super Bowl
Reklam sektöründe değişmeyen bir gerçek vardır. Büyük spor karşılaşmaları elde ettikleri yüksek izlenme payları ile yüksek reklam çeker. Dünya reklam harcamalarını bakıldığında Olimpiyatlar ve Dünya Kupası tarzı büyük spor etkinliklerinin olduğu yıllarda reklam gelirleri artışı normal seyrin üstünde olur. Türkiye’de de durum aşağı yukarı aynıdır. Formula 1′in Türkiye’de ilk yapıldığı sene yayıncı kanalın, o haftasonu elde ettiği gelir o ayın tüm gelirlerinin yarısından fazlasını oluşturuyordu. Milli maçlar ve Türk takımlarının Avrupa kupaları maçları kanalların reklam gelirlerini patlatır ve yüksek ratingli pek çok dizinin iki katından fazla reklam çeker.
Gelelim bu işin en kralına. Ocak ayı reklam sektöründe Super Bowl reklam bedelinin polemik ayıdır. Her sene bu zamanlarda Türkiye’deki gazetelerde bile Super Bowl’da yayınlanacak bir spotun bedeli ile ilgili haberler çıkar. Super Bowl, spor pazarlaması ve reklamcılığının enilginç konusudur ve ayrıca bir branş olacak kadar önemlidir.
Öncelikle tanımlayalım nedir bu Super Bowl? Kısaca Amerikan Futbol Ligi’nin (NFL) şampiyonluk maçıdır. Her sene Şubat ayında bir önceki yılın finali olarak yapılır. Peki nedir bunu bu kadar ilginç kılan? Bir kere sadece bir maç değil bir eğlence aktiviteleri kombinasyonudur. Maç öncesinde, arasında ve sonrasındaki konserler ve showlarla birlikte ortalama bir Amerikalının tüm eğlence ihtiyaçlarını bir seferde karşılabilecek tek etkinliktir. Bu özelliğiyle Super Bowl Amerika’da en çok izlenen televizyon programıdır. Her yıl aldığı rating %50 civarında yani yaklaşık 100 milyon kişi bu karşılaşmayı izliyor. Ayrıca Amerika’da Şükran Gününden sonra en çok yiyecek tüketimin olduğu gündür.
Devamı… “Şimdi Reklamlar – Super Bowl”
Etiketler: Medya, Reklam, Sports Marketing, Super Bowl
EIAA’nın (The European Interactive Advertising Association- Avrupa Interaktif Reklamcılık Derneği) 2008 yılında yaptığı bir araştırmaya göre dijital veya interaktif medyanın taraftalarların mecra seçiminde hızla yükseldiği görülüyor. 1920-50 arası gazete ve radyo, 1950′den 1990′lara televizyon taraftarların birinci mecrası iken şimdi interaktif mecralar özellikle internet taraftarlar için çok önemli bir mecra.
Araştırmaya göre:
· Avrupa’da spor taraftarlarının %32’si TV’yi ve interneti aynı anda kullanırken diğer kullanıcıların %16’sı bu iki medyayı aynı anda tüketiyor.
· Spor taraftarlarının %73 en yoğun medya tüketim zamanlarında (17.30- 21.00 arası) televizyon izlerken %68′i internet kullanıyor.
Devamı… “Taraftarların Interaktif Medyaya Kayışı”
Etiketler: İnteraktif Medya, Sports Marketing

Feel It - 2009
Sports Marketing deyince nedense herkesin aklına bir spor takımının pazarlaması geliyor. Oysaki sports marketing yani spor pazarlaması sporcular, federasyonlar, kulüpler, spor giyim markaları ve hatta bir spor dalının tümünün pazarlamasıyla ilgidir. İşte ATP’nin (Erkekler Tenis Birliği) son pazarlama kampanyası bir federasyonun hatta daha çok bir spor dalının pazarlanmasına yönelik güzel bir örnek. ATP, pazarlama faaliyetlerine 2007 yılı sonunda gerçekleştirdiği “Feel It” (Hisset) reklam kampanyasına başlamış bu seneki yeniden yapılandırma hareketiyle kampanyayı bütün bir pazarlama kampanyasına dönüştürdü. Kampanya sloganı itibariyle, NBA’in “I love this game”ini biraz çağrıştırıyor. Yine de kriz nedeniyle sponsorlarının bir kısmını kaybetmiş tenis için çok olumlu ve başarılı bir çalışma.
2009 yılı itibariyle ATP Tur yenilenerek ATP World Tour (ATP Dünya Turu) ismini aldı ayrıca yıllardır kullanılan servis atan adam logosu yerini kazandıktan sonra ellerini havaya kaldırmış adam figürüne bıraktı. Logodaki bu değişilik statik, kuralcı, oyuna yönelik Avrupa ekolünün; dinamik kazanmaya odaklı Amerikan ekolüne geçişinin bir yansıması. Tenis artık Amerikan tarzı pazarlama taktikleriyle özellikle Amerika ve Asya pazarlarında kendine yeni taraftarlar arıyor.
Devamı… “ATP World Tour Pazarlama Kampanyası “Feel It””
Etiketler: Sports Marketing, Tenis
Uluslararası Erkekler Tenis birliği yeniden yapılandırılarak ismini ve logosunu ve sistemini değiştirdi. Yeni adıyla ATP World Tour bu değişiklikleri global ölçüde başlattığı “Feel It” (Hisset) isimli reklam ve pazarlama kampanyası ile duyuruyor. Geçen seneki tartışmaların ardından ATP yeni turnuva sistemini yaratırken amacının takvimi ve sistemi basitleştirmek olduğunu iddia ediyor. Aynı sistemin WTA (Kadınlar Tenis Birliği) tarafından da uygulanırken pek çok karışıklığa ve yeni tartışmalara sebep olması nedeniyle yeni takvimin oyuncuları ve tenisseverleri ne kadar mutlu edeceği şüpheli.
Devamı… “Yeni ATP Tour”
Etiketler: Sports Marketing, Tenis