Vestel’in Süreyya Ayhan sponsorluğundan bu yana, bireysel spor dallarındaki sporcular için yapılmış büyük bir sponsorluk anlaşması görmemiştik. Atletizm ve tenis dünya çapında oldukça takipçisi ve izleyicisi olmasına rağmen Türkiye’de hem izleyicilerin hem sponsorların gözünden kaçan iki önemli spor dalı. Bu alanda başarılı gelecek vadeden sporculara destek bazında bir sponsorluk henüz sağlanamasa da aradan sıyrılan bir iki başarılı sporcu sponsor bulabiliyor. 2008 yılında Türkiye’ye Goran Ivaniseviç, Sergi Bruguera, Thomas Muster gibi eski tenis yıldızlarının gelmesini sağlayan Legends Cup’a sponsor olan Turkcell, bu sefer de Amerika Açık’taki ikinci tur başarısıyla ATP sıralamasında 151. sıraya yükselen milli tenisçi Marsel İlhan’a sponsor oldu.
Kas 23 2009
Marsel’e Büyük Sponsor
Eyl 10 2009
Pazarlamada Külkedisi Etkisi
Büyük turnuvalar kimi sporcuların bir yıldız olarak doğmalarına, kimilerinin yeniden doğuşuna, kimilerinin ise çöküşüne tanıklık eder. 2009 Amerika Açık da, Amerikalı teenage yıldız Melanie Oudin’in doğuşuna tanıklık etti. Turnuva’da Oudin gibi büyük çıkış yapan başka sporcular olmasına rağmen (Wickmayer,Isner) Oudin hem ev sahibi ülkenin sporcusu olması, hem de 4 tur boyunca seribaşı Rus tenisçileri yenmesi sebebiyle medyanın gözbebeği oldu.
Oudin ardı ardına Rus tenisçileri yenmeye başlayınca turnuvada Serena Williams’tan başka tenisçileri kalmayan Amerikalılar büyük bir heyecana kapıldı. Bundan 10 sene öncesine göre normal sayılacak bir boyda olup (1.68 cm) aşırı uzun kadın tenisçiler arasında sevimli bacaksız muamelesi gören Oudin’in, Amerika Açık’ta sempatik kişiliği ve başarılı sonuçlarıyla birlikte ayakkabıları da büyük ilgi gördü. Kendi tasarımı olan pembe-sarı-siyah kombinasyonuyla açıkçası biraz garip duran ayakkabılar pek çok tenisseverin gözdesi oldu. Adidas Barricade V modeli ayakkabılar, Adidas’ın müşterilerine kendilerine özel tasarım yapma imkanı veren sitesi www.miadidas.com‘da Melanie Oudin ve erkek arkadaşı tarafından tasarlanmış. Ayakkabının ilgi çekici tasarımı ile birlikte Melanie Oudin’in kendine yazdığı “Believe (İnan)” mesajı oldukça ilham verici.
Eyl 06 2009
Dünyanın En Değerli Spor Varlıkları
Sportspro Magazine, dünyanın en büyük spor markaları ve varlıkları arasında yaptığı karşılaştırmalı analiz sonucu dünyanın en değerli spor varlıklarını belirledi. Amerikan liglerinin başı çektiği listede, Amerikan Futbol Ligi NFL 4.5 milyar dolarlık değeriyle birinci sırada yer alıyor. NFL’i 3.9 milyar dolarlık değerle Amerikan beyzbol ligi ve 3.22 milyar dolarlık değerle NBA izliyor. FIFA Dünya Kupası, Amerikan liglerinden sonra en değerli uluslararası spor markası olarak listede karşımıza çıkıyor. Listedeki en sürpriz marka ise Hindistan Kriket Premier Ligi. Sadece iki yaşında çok genç bir lig olmasına rağmen Hindistan Kriket ligine Dünya Kupası’ndan sadece 100 milyon dolar eksik yani 1.6 milyar dolarlık bir değer biçilmiş. İngiltere Premier ligi ise sahiplerinin farklı firmalar ve kulüpler olması nedeniyle listeye dahil edilmemiş.
Sports Magazine’nin listesinde ligler, spor kulüpleri, sporcular, önemli organizasyonlar ve turnuvalar toplam değerlerine göre sıralanıyor. Listede en yüksek sırada yer alan futbol kulübü 1.5 milyar dolarlık değeriyle 8. sıradaki Manchester United oldu. Manchester United’ten sonra en değerli kulüp ise yıldızlar topluluğu Real Madrid. İki Türk kulübü, Fenerbahçe ve Galatasaray da 200’lük listeye girmeyi başardı. Fenerbahçe 169. sırada yer alırken Galatasaray 179. sırada yer alıyor.
Ağu 27 2009
Federer’e Özel Oda
Yıldız sporcuların bir çoğu, turnuva dönemlerinde sporculara ayrılan sporcu köyü veya olimpiyat köyü gibi yerlerde kalmaktansa, o bölgedeki otelleri tercih ediyor. Örnek olarak her olimpiyatta Dream Team oyuncularının olimpiyat köyünde kalıp kalmayacakları bir problem oluyor. Aynı şekilde Roger Federer de diğer sporcuların kaldığı yerleri tercih etmiyor. Hem Grand Slam’lerde hem de olimpiyatlarda eşi Mirka ile birlikte ayrı bir yerde kalmayı tercih ediyor.
Amerika Açık turnuvası sırasında ise Federer’in kaldığı yer değişmiyor. Manhattan’ın en elit kesimlerinden birinde bulunan Caryle otelindeki en pahalı ve en lüks suitlerinden biri, Federer’in Amerika Açık öncesi ve sonrası yaklaşık bir ay evi oluyor. 400 metrekare olan ve iki yatak odası olan bu suit özel olarak dekore edilmiş ve kapısında Roger Federer’in ismi bulunuyor. Otel yönetimi Federer’in beş Amerika Açık şampiyonluğuna ev sahipliği yapan bu suitin kapısına Amerika Açık şampiyonluklarının bir listesiyle birlikte Federer’in adını yazdırmış. Carlyle otelinin müşterileri arasında Jack Nickholson, Tom Cruise gibi film yıldızları ve Prens Charles gibi hanedan üyeleri bulunmasına rağmen yalnızca Roger Federer’in ismi bir odaya verilmiş. Kendisi de bir tenis hayranı olan otel müdürü James McBride, 2007′de buna karar verdiklerini, sebebinin ise pek çok ünlünün otellerinde kaldığını ama Federer’in onlar için çok özel olduğunu, aylarca burada kalan tek sporcu olduğunu belirtiyor.
Tem 27 2009
İstanbul Cup
İstanbul Cup, Türkiye ve tenis sporu için çok önemli bir organizasyon. Öncelikle tenisteki iki büyük organizasyondan (WTA ve ATP) birinin takviminde kendine yer edinmeyi başarmış bir turnuva. Ayrıca, Türkiye’nin tanıtımı ve organizasyon tecrübesi için de önemli bir dönüm noktası. Çünkü bu tarz birinci sınıf etkinlikler Türkiye’nin spor etkinlikleri için deneyimini ve notunu artırıyor. Istanbul Cup sayesinde Türkiye, 2011 WTA Şampiyonası’nı düzenlemeye hak kazandı. Bu noktada tenis federasyonu yetkilileri ve Cahit Yavuz’u özverilerinden dolayı tebrik etmek gerekir. Ancak sadece özveri ve iyi niyet, İstanbul Cup ve WTA Şampiyonası’nın başarılı bir organizasyon sayılabilmesi için yeterli değil.
Sadece İstanbul Cup için değil tüm uluslararası etkinlikler için görünen bir kaç sorun var. Formula 1, Moto GP, İstanbul Cup, UEFA Kupası finali gibi etkinliklerin hepsinde düzenleme, fiyatlandırma, pazarlama ve turizm konularında eksikler görülüyor. Bu eksikler bu etkinliklerin başarılı olmasını ne yazıkki engelliyor. İstanbul Cup örneğine dönersek turnuvanın takvimdeki yerinden, pazarlamaya pek çok kritik yanlış yapıldığını ve bu sebeple turnuvanın bir türlü istenen ilgiyi görmediğini görüyoruz. Ana başlıklar altında neler yanlış yapılıyor neler yapılabilir bunu incelemek istiyorum.
Devamı… “İstanbul Cup”
Tem 06 2009
Ve Federer En Büyük!
Bir Nadal hayranı olarak böyle bir yazı yazmam ilginç gelebilir ama bir sporsever olarak böyle bir başarı karşısında bana ancak takdir etmek düşer. Federer’in 6. Wimbledon şampiyonluğundan sonra artık resmi olarak söyleyebiliriz ki Roger Federer tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi tenisçisidir. 60 turnuva, 15 Grand Slam, tüm zeminlerde şampiyonluk, en uzun süre bir numarada kalma vs. vs… Bu kadar rekoru bir arada kırabilen başka bir isim yok.
Federer’in tüm rekorları için Wikipedia Federer’in tüm rekorları
Sayılarla Federer’in 15. Grand Slam zaferi için ATP Federer 15
Federer tabiiki sadece kırdığı rekorlarla veya sayılarla açıklanacabilecek bir oyuncu değil. Üstün teknik yetenekleri ve dayanıklığının haricinde kendine olan üstün inancı ve güveni ile birlikte istikrarı onu muhteşem yapan faktörler. Tenis döneminin en yetenekli oyuncularıyla aynı dönemde oynayıp biri hariç hepsine karşı üstünlüğünü açık ara kabul ettirmiş bir oyuncu olmak da Hıncal Uluç’n iddia ettiğinin aksine hiç kolay değil.
Sadece biz seyirciler değil tüm efsaneler de onun gelmiş geçmiş en iyi tenisçi olduğu konusunda hemfikir. Federer’in ömürboyu sponsoru Nike, bu muhteşem başarının arifesinde tenis ve spor dünyasının efsanelerine Federer’in bu başarısı hakkında ne hissettiklerini sormuş ve ortaya çok eğlenceli ve anlamlı bir reklam filmi ortaya çıkmış. Unuttumadan belirteyim John McEnroe bu reklamda da yine çok komik.
May 20 2009
Teniste Güzel Şeyler Oluyor
Teniste güzel şeyler oluyor. Geçtiğimiz hafta İzmir’de düzenlenen İzmir Cup’ta Türk tenisçi Marsel İlhan final oynadı. Böylelikle Türkiye hem başarılı bir organizasyona hem de başarılı bir sonuca imza atmış oldu. 3 sene öncesine kadar Türkiye tenis organizasyonları bakımından acınacak haldeydi. Ama son bir kaç senedir Türk tenisi için güzel gelişmeler yaşanıyor. Türk Telekom ve Turkcell gibi sponsorların tenise destek vermesiyle düzenlenen organizasyon sayısı artıyor.
Yakın bir zamana kadar Türkiye’nin düzenlediği en büyük tenis organizasyonu Ted Open’dı. Babam hep anlatır: eskiden Ted Open şimdiki Masters turnuvaları gibiydi, İlie Nastase bile gelmişti diye. Daha sonraki yıllarda Challenger seviyesinde Enka Ladies Open gibi pek çok turnuva düzenlendi. Enka Ladies Open’da ana tabloda İpek Şenoğlu, Duygu Akşit ve Gülberk Gültekin’in mücadele ettiği günleri hatırlıyorum. O turnuva ballboyluk, çizgi hakemliği ve organizasyon dahil pek çok aşamada görev almışlığım var. Bir süre sonra hem tenis hem de turnuvalar popularitesini kaybetti. Bugün Ted Open devam ediyor ama Ladies Open tarihe karıştı.
Neyse ki Türkiye tenisten tamamiyle vazgeçmedi ve bugün çok daha büyük bir turnuvalar organize edilebiliyor. İstanbul Cup, 3 sene önce Cahit Yavuz ve tenis federasyonundaki yetkililerin özverileriyle doğdu ve artık Türkiye’nin bir WTA turnuvası var. Henüz sabit bir yeri ve tesisi olmasa da İstanbul Cup, Venus Williams’tan Sharar Peer’e, Miskina’dan Sharapova’ya kadınlar tenisinde pek çok ünlü ismi İstanbul’daki tenis severlerle buluşturdu. Ayrıca İstanbul, 2011 WTA sezon sonu şampiyonasına da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Nis 18 2009
Sporda Bahar Mevsimi – 1
Baharın gelmesiyle spor yapanların ve spora başlayanların sayısı artmaya başladı. Tabii spor yapmak istemeyip izlemek isteyenler için de bahar mevsimi pek çok fırsat getiriyor. Yılın spor olayları açısından güzel ve verimli bir dönemine geldik. Bu dönemde teniste toprak kort sezonunu, NBA’de playoffları, futbolda ise Şampiyonlar Ligi ve UEFA kupalarının çekişmeli yarı final ve final maçlarını izleyeceğiz. Bahar tahminleri serime tenisle başlamak istiyorum.
Teniste yılın ilk çeyreğini geçtik ve bu hafta benim en sevdiğim sezon olan toprak kort sezonu başlıyor. Bu hafta oynanan Monte Carlo turnuvası ile başlayıp sezonun ikinci Grand Slam’i Roland Garros’la son bulacak bu dönem çekişmeli ancak daha tahmin edilebilir bir dönem olabilir. Bu dönemde erkeklerde Monte Carlo, Roma Açık, Madrid Açık ve Roland Garros turnuvaları en büyük turnuvalar. Bunların yanısıra Barcelona, Estoril ve Djokovic ailesinin organize ettiği Belgrad turnuvaları oynanacak. Bu sezon görüldüğü gibi Hamburg turnuvasının yerine hem kadınlar hem de erkeklerin oynayacağı Madrid Açık turnuvası var. Kadınlarda ise en büyük turnuvalar Roma Açık, Madrid Açık ve Roland Garros.
Mar 28 2009
En İlginç Gösteri Maçları – Tenis
Pek çok spor dalında ilgi çekmek için normal sezon maçlarının haricinde özel gösteri maçları yapılır. NBA’deki All Star maçı gelenekselleşmiş bir gösteri maçıdır örneğin. Bunun yanısıra futbolda da sık sık özellikle ünlü futbolcuların jübileleri için dünya karması gösteri maçları yapılır. Çoğunlukla bu maçlar normal sahalarda, aynı kurallarla oynanır. Tenis, gösteri maçları açısından bakıldığında diğer sporlardan biraz farklılaşıyor.
Öncellikle teniste sadece gösteri maçları üzerine kurulmuş ikinci bir lig söz konusu. Eski tenis efsanelerinin ATP Tur’da olduğu gibi ülke ülke dolaşıp turnuvalar oynadıkları Black Rock turu gösteri maçlarının organize olmuş hali. Black Rock’ın haricinde dönem dönem popüler tenisçiler arasında da gösteri maçları yapılıyor. Bu maçlar diğer sporlardan farklı olarak bambaşka zeminlerde, farklı kurallarla çoğunlukla da kuralsız oynanıyor. Hatta bir çoğu tam olarak maç bile değil. Özellikle büyük tenis turnuvalarından önce, turnuvaya seyirci çekmek amacıyla favori oyuncular arasında ilginç maçlar yaptırılıyor.İstanbul Cup, Miami ve Dubai turnuvalarında önce her sene birbirinde ilgin gösteri maçları yapılıyor.
Gelelim tenisteki en ilginç gösteri maçlarına:
Şub 01 2009
Oz Büyücüsü- The Wizard of Oz
Bu yazı için aklıma iki başlık gelmişti, hatta biri “Bir Şampiyon’un Gözyaşlarıydı”, ama daha sonra Tennis.com’da gördüğüm bu başlık daha çok hoşuma gitti. Bugün hem tenis hem de spor tarihinin en güzel rekabetlerinden birinin, en güzel maçlarından biri oynandı. Federer ve Nadal, Grand Slam’lerde 7. kez , toplamda ise 19. kez Avustralya açık finalinde karşılaştılar. Kazanan, Avustralya’da kazandığı imkansız puanlarla, muhteşem vuruşlarıyla sihirbazlık şovu yapan Rafael Nadal oldu. Bu maç, bu ikilin artık her maçında olduğu gibi yine bir tarih olacaktı ve öyle de oldu. Maçın ikisi için ayrı önemi vardı. Bu maçı kazanmak Federer için Sampras’ın 14 Grand Slam’lik en fazla Grand Slam rekorunu egale etmek, Nadal için ise ilk sert kort Grand Slam’ini kazanarak Agassi’den bu yana 3 farklı zeminde Grand Slam kazanan ilk oyuncu olmak demekti. Sonuçta Nadal şeytanın bacağını kırarak sert kortta da bir Grand Slam kazanabileceğini herkese gösterdi. Nadal bundan sonra kaç Grand Slam kazanır veya erkeklerde Rod Laver’dan (1969) beri, toplamda da Steffi Graf’tan (1988) beri de kadın erkek kimsenin yapamadığı Grand Slam’i (aynı takvim yılında 4 Grand Slam’i de kazanmak) bu sene yapabilir mi bilemiyorum. Nadal’ın oynadığı 5 setlik maçlar ve insanüstü gücünü ve azmini de bi kenara bırakalım. Bugünkü maçın en önemli konusu spor tarihinin en zorlu, en güzel rekabeti bence.
Sonraki Sayfa »

