Nis 18 2009

Sporda Bahar Mevsimi – 1

Kategori: Spor Dalları,TenisCeyla Kütükoğlu @ 7:36 am

Clay CourtBaharın gelmesiyle spor yapanların ve spora başlayanların sayısı artmaya başladı. Tabii spor yapmak istemeyip izlemek isteyenler için de bahar mevsimi pek çok fırsat getiriyor. Yılın spor olayları açısından güzel ve verimli bir dönemine geldik. Bu dönemde teniste toprak kort sezonunu, NBA’de playoffları, futbolda ise Şampiyonlar Ligi ve UEFA kupalarının çekişmeli yarı final ve final maçlarını izleyeceğiz. Bahar tahminleri serime tenisle başlamak istiyorum.

Teniste yılın ilk çeyreğini geçtik ve bu hafta benim en sevdiğim sezon olan toprak kort sezonu başlıyor. Bu hafta oynanan Monte Carlo turnuvası ile başlayıp sezonun ikinci Grand Slam’i Roland Garros’la son bulacak bu dönem çekişmeli ancak daha tahmin edilebilir bir dönem olabilir. Bu dönemde erkeklerde Monte Carlo, Roma Açık, Madrid Açık ve Roland Garros turnuvaları en büyük turnuvalar. Bunların yanısıra Barcelona, Estoril ve Djokovic ailesinin organize ettiği Belgrad turnuvaları oynanacak. Bu sezon görüldüğü gibi Hamburg turnuvasının yerine hem kadınlar hem de erkeklerin oynayacağı Madrid Açık turnuvası var. Kadınlarda ise en büyük turnuvalar Roma Açık, Madrid Açık ve Roland Garros.

Devamı… “Sporda Bahar Mevsimi – 1″

Etiketler: , , , ,


Mar 28 2009

En İlginç Gösteri Maçları – Tenis

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 2:09 pm

Pek çok spor dalında ilgi çekmek için normal sezon maçlarının haricinde özel gösteri maçları yapılır. NBA’deki All Star maçı gelenekselleşmiş bir gösteri maçıdır örneğin. Bunun yanısıra futbolda da sık sık özellikle ünlü futbolcuların jübileleri için dünya karması gösteri maçları yapılır. Çoğunlukla bu maçlar normal sahalarda, aynı kurallarla oynanır. Tenis, gösteri maçları açısından bakıldığında diğer sporlardan biraz farklılaşıyor.

Öncellikle  teniste sadece gösteri maçları üzerine kurulmuş ikinci bir lig söz konusu. Eski tenis efsanelerinin ATP Tur’da olduğu gibi ülke ülke dolaşıp turnuvalar oynadıkları Black Rock turu gösteri maçlarının organize olmuş hali. Black Rock’ın haricinde dönem dönem popüler tenisçiler arasında da gösteri maçları yapılıyor. Bu maçlar diğer sporlardan farklı olarak bambaşka zeminlerde, farklı kurallarla çoğunlukla da kuralsız oynanıyor. Hatta bir çoğu  tam olarak maç bile değil. Özellikle büyük tenis turnuvalarından önce, turnuvaya seyirci çekmek amacıyla favori oyuncular arasında ilginç maçlar yaptırılıyor.İstanbul Cup, Miami ve Dubai turnuvalarında önce her sene birbirinde ilgin gösteri maçları yapılıyor.

Gelelim tenisteki en ilginç gösteri maçlarına:

Devamı… “En İlginç Gösteri Maçları – Tenis”

Etiketler: ,


Şub 01 2009

Oz Büyücüsü- The Wizard of Oz

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 4:24 pm

Australia Tennis OpenBu yazı için aklıma iki başlık gelmişti, hatta biri “Bir Şampiyon’un Gözyaşlarıydı”, ama daha sonra Tennis.com’da gördüğüm bu başlık daha çok hoşuma gitti. Bugün hem tenis hem de spor tarihinin en güzel rekabetlerinden birinin, en güzel maçlarından biri oynandı. Federer ve Nadal, Grand Slam’lerde 7. kez , toplamda ise 19. kez Avustralya açık finalinde karşılaştılar. Kazanan, Avustralya’da kazandığı imkansız puanlarla, muhteşem vuruşlarıyla sihirbazlık şovu yapan Rafael Nadal oldu. Bu maç, bu ikilin artık her maçında olduğu gibi yine bir tarih olacaktı ve öyle de oldu.  Maçın ikisi için ayrı önemi vardı. Bu maçı kazanmak Federer için Sampras’ın 14 Grand Slam’lik en fazla Grand Slam rekorunu egale etmek, Nadal için ise ilk sert kort Grand Slam’ini kazanarak Agassi’den bu yana 3 farklı zeminde Grand Slam kazanan ilk oyuncu olmak demekti. Sonuçta Nadal şeytanın bacağını kırarak sert kortta da bir Grand Slam kazanabileceğini herkese gösterdi. Nadal bundan sonra kaç Grand Slam kazanır veya erkeklerde Rod Laver’dan (1969) beri, toplamda da Steffi Graf’tan (1988) beri de kadın erkek kimsenin yapamadığı Grand Slam’i (aynı takvim yılında 4 Grand Slam’i de kazanmak) bu sene yapabilir mi bilemiyorum. Nadal’ın oynadığı 5 setlik maçlar ve insanüstü gücünü ve azmini de bi kenara bırakalım. Bugünkü maçın en önemli konusu spor tarihinin en zorlu, en güzel rekabeti bence.

Devamı… “Oz Büyücüsü- The Wizard of Oz”

Etiketler: , , , ,


Oca 26 2009

Avustralya Açık: İlk Haftanın Ardından – Sürprizler, Mucizeler

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 2:54 pm

jelena-dokicAvustralya Açık’ta ikinci haftaya yani final haftasına girerken geçtiğimiz haftanın bir analizini yapmak istiyorum. Bu hafta hem kadınlar da hem de erkeklerde kendilerinden çok şey beklenen iki isim elendi: biri Jankovic diğeri Murray. Turnuva’nın en inanılmaz hikayesi tabii ki Jelena Dokic’e ait. Avustralya Açık artık geri dönüş turnuvası olarak anılmaya en büyük aday. Daha önce Monica Seles, Jenifer Capriati ve Serena Williams’ın dönüşüne sebep olan Avustralya Açık bu sefer Dokic’in mucizesine tanıklık ediyor.

Turnuvanın yorumuna birazdan değineceğim ama pazarlama açısından bu seneki turnuvuda dikkatimi çeken bir iki nokta var. Bu seneki Avustralya Açık taraftarlara yönelik başarılı ineraktif uygulamalarıyla diğer Grand Slam’lere göre ben de farklı bir izlenim yarattı. Maçları çok sık cep telefonundan takip eden biri olarak pek çok turnuvanın websitesinin cep telefonuna uyumlu olmaması nedeniyle pek çok sıkıntı yaşıyordum. Avustralya Açık bu eksikliği görmüş ve websitesini cep telefonuna uygun hale getirmiş. (İlgilenenler için www.australianopen.com/mobile) Buna ek olarak bloggerlar da düşünülmüş ve canlı skor widgetları tasarlanmış(bir tanesini sitemde görüyorsunuz) Buna benzer taraftarları hedef alan pek çok etkinlik var. Tabii Amerika Açık’la kıyasla özellikle Arthur Ashe Kids Day düşünülürse etkinliklerin çoğu sadece maçların yapıldığı arena ile sınırlı kalıyor ve yeterince ses getirmiyor. Yine de tenis pazarlama aktivitilerini giderek daha iyi kullanıyor.

Devamı… “Avustralya Açık: İlk Haftanın Ardından – Sürprizler, Mucizeler”

Etiketler: ,


Oca 19 2009

Avustralya Açık Başlıyor- Skorlar Burada

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 2:38 am

images

Sezonun ilk Grand Slam’i, bugün Melbourne’de başlıyor. Bu sene turnuvada Maria Sharapova haricinde önemli bir eksik yok. Bu sene ayrıca son 5 senedir ilk defa turnuvada ne kadınlarda ne de erkeklerde açık bir favori yok. Avusturalya Açık’ın canlı skorlarına (Live Scores) sağ alt köşedeki scoreboard’dan ulaşabilirsiniz.

Kadınlarda Henin’in eksikliği hala doldurulamıyor, Sharapova’da sakat olduğu için şampiyonluk herkesin olabilir. En muhtemel adaylar sırasıyla bu seneye çok formda başlayan Elena Dementieva, artık bir numaradaki yerini bir Grand Slam’le kutsamak isteyen Jelena Jankovic, Grand Slam’lerde kaçıncı sırada ve ne durumda olurlarsa olsun her zaman potansiyel şampiyon olan Williams kardeşler. Sürpriz yapabilecek isimler ise Dinara Safina ve Carolina Wozniacki(ki çok büyük süpriz olur) olabilir.

Erkeklerde ise şampiyonluk tahminleri 4 isim etrafında dönüyor. Bugüne kadar “tenis iki kişiyle oynanıp sonunda Federer’in kazandığı bir oyundur” sözünü defalarca kanıtlayan Federer bir önceki Avusturalya Açık’ı Djokovic’e , bir numara tacını da Nadal’a kaptırmış oldupundan kanadı kırılmış bir favori olarak göze çarpıyor. Nadal artık bir sert kort Grand Slam’i kazanma isteği ve sonunda bir numara olmanın  verdiği güvenle önemli bir favori. Ama geçen sezonun son 1.5 ayını sakatlı geçirmesi, hala formunu yakalayamamış olması Nadal’ın yine bir dahaki seneye demesine neden olacak gibi. Djokovic ise geçen seneye iyi başlayıp, ortalarda durağanlaşıp sonunda seneyi Masters Cup şampiyonluğu ile iyi kapatmıştı. Ama 2009′da sistemi formatlayıp yeniden yüklerken driver problemi yaşamış gibi görünüyor. 2009′daki üstün formu nedeniyle herkesin Andy Murray’e potansiyel şampiyon, en büyük favori gözüyle bakması bana patlamaya yakın bir balon gibi görünüyor. 4 favorinin hiç birine şampiyon olur diyemedim ama yine de bir tahmin yapayım. Gönlümün favorisi her zaman Nadal, Federer her turnuvanın favorisidir, süpriz ise Roddick’ten gelebilir.

Etiketler: , ,


Oca 10 2009

ATP World Tour Pazarlama Kampanyası “Feel It”

Kategori: Sports Marketing,TenisCeyla Kütükoğlu @ 9:35 am
Feel It - 2009

Feel It - 2009

Sports Marketing deyince nedense herkesin aklına bir spor takımının pazarlaması geliyor. Oysaki sports marketing yani spor pazarlaması sporcular, federasyonlar, kulüpler, spor giyim markaları ve hatta bir spor dalının tümünün pazarlamasıyla ilgidir. İşte ATP’nin (Erkekler Tenis Birliği) son pazarlama kampanyası bir federasyonun hatta daha çok bir spor dalının pazarlanmasına yönelik güzel bir örnek. ATP, pazarlama faaliyetlerine 2007 yılı sonunda gerçekleştirdiği “Feel It” (Hisset) reklam kampanyasına başlamış bu seneki yeniden yapılandırma hareketiyle kampanyayı bütün bir pazarlama kampanyasına dönüştürdü. Kampanya sloganı itibariyle, NBA’in “I love this game”ini biraz çağrıştırıyor. Yine de kriz nedeniyle sponsorlarının bir kısmını kaybetmiş tenis için çok olumlu ve başarılı bir çalışma.

2009 yılı itibariyle ATP Tur yenilenerek ATP World Tour (ATP Dünya Turu) ismini aldı ayrıca yıllardır kullanılan servis atan adam logosu yerini kazandıktan sonra ellerini havaya kaldırmış adam figürüne bıraktı. Logodaki bu değişilik statik, kuralcı, oyuna yönelik Avrupa ekolünün; dinamik kazanmaya odaklı Amerikan ekolüne geçişinin bir yansıması. Tenis artık Amerikan tarzı pazarlama taktikleriyle özellikle Amerika ve Asya pazarlarında kendine yeni taraftarlar arıyor.

Devamı… “ATP World Tour Pazarlama Kampanyası “Feel It””

Etiketler: ,


Oca 10 2009

Yeni ATP Tour

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 9:28 am

ilk-4Uluslararası Erkekler Tenis birliği yeniden yapılandırılarak ismini ve logosunu ve sistemini değiştirdi. Yeni adıyla ATP World Tour bu değişiklikleri global ölçüde başlattığı “Feel It” (Hisset) isimli reklam ve pazarlama kampanyası ile duyuruyor. Geçen seneki tartışmaların ardından ATP yeni turnuva sistemini yaratırken amacının takvimi ve sistemi basitleştirmek olduğunu iddia ediyor. Aynı sistemin WTA (Kadınlar Tenis Birliği) tarafından da uygulanırken pek çok karışıklığa ve yeni tartışmalara sebep olması nedeniyle yeni takvimin oyuncuları ve tenisseverleri ne kadar mutlu edeceği şüpheli.

Devamı… “Yeni ATP Tour”

Etiketler: ,


Oca 08 2009

Proje 45

Kategori: TenisCeyla Kütükoğlu @ 3:58 pm

969983229Japonlar yapmış diye başlamak istiyorum ama bu aslında Amerikalıların başarısı. Bu sene gençlerle anılan ATP turda gencin genci olarak herkesin dikkatini çeken 18 yaşındaki Japon tenisçi Kei Nishikori’den bahsetmek istiyorum.

Japonlar teknolojik olarak ne kadar etkin olsalarda üstün zekaları ve disiplinleri bugüne kadar çok başarılı bir erkek tenisçi çıkarmaya yetmemişti. Bayanlarda dünya sıralamasında 4. ‘lüğe kadar yükselen Kimiko Date ve 8. sıraya kadar çıkamyı başarmış Ai Sugiyama ile nispeten başarılı olan Japonya’nın, ATP turdaki yani erkeklerde en başarılı tenisçisi 1992 yılında dünya 46.’sı olan Shuzo Matsuoka’ydı. İşte Japonya sonunda erkelerde aradığı yeteneği buldu ve şimdi onu göklere çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Pek çok başarılı tenisçi gibi 5 yaşında ailesinin desteğiyle raketi eline alan Kei Nishikori’nin yeteneği daha küçükler turnuvalarınında oynarken farkedilmiş. Ailesinin desteğiyle gittiği Matsuoka Tenis Akademisi’ndeki başarıları Eski Sony CEO’su tarafından da farkedilerek daha kariyerinin başında finansal olarak büyük destek almış ve Florida’daki Nick Bollettieri Akademisi’ne gitme hakkı kazanmış. Adeta bir tenisçi fabrikası gibi çalışan Bollettieri akademisinde de yüzlerce yeteneğinin arasından sıyrılıp ATP turnuvalarında boy göstermeye başladı.

Devamı… “Proje 45″

Etiketler:


« Önceki Sayfa